"Süreç", Lice, şimdi de Varto!

Varto ve Lice saldırıları "süreç"in gelinen noktada hangi temellere oturduğunun açık ifadesidir

AGÎRE JÎYAN
Cuma, 22 Ağustos 2014 (12 yıl 2 ay önce)

Beşir Atalay'ın Lice'deki devlet saldırganlığından sonra sarfettiği  "Gereken neyse o yapılacaktır, böyle şeylere müsaade edilmez" sözlerini saldırganlığa verilmiş açık çek olarak okuyan kolluk güçleri, bugün de Muş'un Varto ilçesinde aynı katliam girişimini tekrarladı.



 



Yaklaşık 8 ay önce Amed'in Lice ilçesindeki "Şehît Amed û Şehît Hêvîdar Şehitliği"ne halk tarafından dikilen Mahsum Korkmaz (Agit) heykelinin 15 Ağustos'ta yapılan resmi açılışını bahane eden savcılık, anıtın kaldırılması kararı çıkarmış, asker de bu kararı katliamı andıran bir saldırıya tercüme etmişti (19 Ağustos). Yargı ve kolluğun el ele vererek gerçekleştirdikleri bu saldırıda, Mehdin Taşkın isimli Kürt genci katledilmiş, bir kişi de ağır yaralanmış, askerler Kürt halkının ölümsüz komutanlarından Mahsum Korkmaz'ın heykelinin kafasına basarak fotoğraf çektirmişlerdi.



 



Kürt halkının tarihsel değerlerine yapılan bu saldırganlık ve hakaretler gerillanın misilleme eylemleriyle yanıtlanırken, pekçok ilde de protesto gösterileriyle karşılandı. Kolluk güçleri bu eylemlere de saldırdı. Fakat Kürt halkı manevi değerlerine olan ölümüne bağlılıkla böylesi bir saldırganlık ve hakareti sindiremeyeceğini haykırmaktan geri adım atmadı.



 



Muş'un Varto ilçesinde de Kürt emekçileri Varto-Karlıova-Erzurum karayolunu trafiğe kapatarak öfkelerini dile getirdiler. İki gündür süren yol kapatma eylemine bu sabah erken saatlerde kolluk güçleri şiddetli bir saldırı gerçekleştirdi. Gerçek mermilerin kullanıldığı saldırıda biri başından olmak üzere en az 10 kişi yaralandı. Onlarca araç panzerler tarafından ezilerek tahrip edildi.



 



Asker ve polis saldırısı dün de gerçekleştirilmiş, halkın kararlı direnişi sonucu geri çekilmek zorunda kalmıştı. Bu sabah ise sabah saat 04.00 sularında onlarca zırhlı araçla alanın dört bir yanını sararak, gaz bombaları, tazyikli su ve gerçek mermilerle kitleye saldırdı.



 



Varto-Karlıova hattı, karakol-kalekol-HES yapımlarını protesto etmek için Mayıs ayı sonunda başlayan eylem dalgasının önemli merkezlerinden biri olmuştu. Halk Varto ve Karlıova yolunu trafiğe kesmiş, 8 Haziran gecesi Varto-Karlıova-Erzurum karayolunda başlatılan yol kapatma eylemi, 10 Ağustos'ta şiddetli saldırıya uğramış, ikisi ağır en az dört kişi yaralanmıştı.



 



"Süreç" ve saldırılar!



"Süreç" denilen entegrasyon siyasetinin dayandığı ikili zeminin bu saldırganlıklarla daha açık hale geldiği ortada. Rejim Kürt halkının Rojava'da ve en son Irak'ta IŞİD çetesine karşı elde ettiği inisiyatif ve sempatinin yarattığı sıkışmayla karşı karşıya. Bu gelişmelerin içerde yaratabileceği sonuçların korkusuyla da "süreç" yönetimine yeni bir ayar çekiyor. Onun havuç kısmının sınırlarını -2015 genel seçimlerine de endeksleyerek-özerklik fikrinin bile gerisine çekerken, Kürt halkının bölgesel gelişmelerle kazandığı özgüveni de saldırgan bir siyasetle ezmekten vazgeçmiyor. Tüm bunlarda esas aldığıysa, Kürt siyasal hareketinin heterojen sınıfsal yapısı ve bu yapı içindeki dengelere oynamak oluyor. Olağanüstü bölgesel gelişmelerin yaşandığı ve Kürt gerillasının bu gelişmeler içinden giderek daha güçlü bir konuma oturduğu şu günlerde, gerek Lice gerekse Varto-Karlıova saldırıları kendinde şeyler olarak değil, bu bütünün bir parçası olarak okunmak zorundadır.