Dünyayı cehenneme çevirenler sınırları da kıyılara vuran göçmen cesetleriyle belirginleştiriyorlar
Emperyalist küreselleşmenin en sarsıcı sonuçlarından biri de, ülkelerinden göçetmek ve insan kaçakçılarının ağına düşmek zorunda kalan mültecilerin kıyılara vuran kitlesel cesetleridir.
Özellikle Afrika ve Ortadoğu'nun çeşitli bölgelerinden binlerce emekçi, sınırsız vahşet, savaşlar, yoksulluk, işsizlik, açlık nedeniyle insan kaçakçıları üzerinden Avrupa'ya gitmeye çalışırken, hayatını kaybetti. Kimisi dolduruldukları teknelerde havasızlık ve açlıktan; kimisi batırılan ve batan teknelerle boğularak...
Ölümler birike birike on binlere ulaştı ve son 20 yılda Kuzey Afrika ülkelerinden 20 bin kadar mülteci Akdeniz kıyılarında boğularak hayatını kaybetti.
Sadece resmi rakamlara dayanan bu verilere, en son geçen hafta 200'ye yakın bir sayı daha eklendi. Geçtiğimiz hafta İtalya’ya gitmek üzere yola çıkan ve 200 kadar Afrikalı mülteciyi taşıyan ölüm teknesinin batmasıyla, on yedi kişi dışındakilerin hepsi “kaybolmuştu”.
Bu “kayıplar” şimdi cesetleriyle Tunus kıyılarına vuruyor! En son Tunus’un doğusundaki Ben Gerdan kent belediyesinden yapılan açıklamada, 41 kişinin cesedine ulaşıldığı bilgisi verildi.
Ülkeleri, bölgeleri kendi kirli çıkarları doğrultusunda karıştırarak cehenneme dönüştüren emperyalistler ve bölge giricilikleri ise “göçü nasıl önleriz?” başlığı altında en insanlık dışı formülleri bir bir hayata geçiriyorlar. Yakında bu formüllere, mülteci taşıyan gemilerin batırılması da dahil, fiili katliam biçimlerinin eklenmesi içten bile değil.
Dünyayı cehenneme çevirenler, sınırları da, kıyılara vuran göçmen cesetlerinden örülen duvarlarla daha bir belirginleştirmeye çalışıyorlar.