Ve "Torba" geçti!..

İşçi ve emekçilere dönük sayısız saldırı maddesi içeren Torba Yasa Tasarısı Meclis'ten geçti!

İŞÇİ SINIFI
Perşembe, 11 Eylül 2014 (12 yıl 1 ay önce)

Soma Katliamı'ndan sonraki toplumsal tepkiyi soğutmak için, madencilerin mağduriyetlerini gidermek ve çalışma koşullarında iyileştirme yapmak gerekçesiyle hazırlanan ve 3 Haziran'da Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu'na getirilen Torba Yasa Tasarısı, 8 Eylül'de toplanan Meclis Olağanüstü Genel Kurulu'nda 231 kabul,17 ret oyuyla kabul edilerek yasalaştı (10 Eylül'de). 



 



60 madde olarak hazırlanan tasarı, Meclis'te kaldığı yaklaşık 90 gün süresince 45 yasada değişiklik yapan toplam 148 maddeye çıktı! Dahası madencilerin durumunda iyileştirme, mağduriyetlerini giderme ve taşeronluk sisteminde iyileştirme gerekçeleriyle yola çıkılırken, birbiriyle son derece alakasız konuların aynı torbaya doldurulmasıyla işin esasındaki saldırganlık arada kaynatılmaya çalışıldı! Asıl iyileştirme ve kıyaksa; 17 Aralık operasyonunda açığa çıkan yolsuzluklar, rüşvet ve dalaverelere bulaşanlara -yani bizzat Tayyip ve şerekasına-, bir de burjuvazi için yapıldı.



 



Madenlerde aynı tas aynı hamam!



Sözümona maden işçileri için yapılacağı söylenen iyileştirmelerin hemen hepsi yalan oldu! Maden işçileri için sadece, 5 yaş erken emekli olabilmeleri ve hayatını kaybeden madenci yakınlarından bir kişiye istihdam olanağı sağlanması gibi lehte düzenlemeler var. Bu iki düzenleme dışındaki tüm maddeler belirsizlikleri ve aslında aynı şeylerin tekrarları dışında bir anlam taşımıyor.



 



Yasada madencilerle ilgili düzenlemelerin 1 Ocak 2015 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilerek maden patronlarına zaman kazandırılırken;  hayatını kaybeden madencilere verilecek tazminatın kim ya da hangi kurum tarafından karşılanacağı ise belirtilmiyor. Soma Holding'in mallarına tedbir konulduğuna göre bu adres doğal olarak TKİ olmalıyken böyle bir düzenleme yapılmıyor. Bu durumda şirketin batması demek, işçi ailelerine ödenecek tazminatların da havaya uçması demek olacak!



 



Çalışma saatleri 45 saatten 36 saate düşürülecekti! Fakat garip bir tanım yapılarak bu, 36 yer altında, 9 da yer üstünde olmak üzere yine 45 saat olarak belirlendi. Maden sektöründe "yer üstü" diye tabir edilecek bir iş olmadığını (bürolar dışında) düşünecek olursak bu düzenlemenin işçiyle dalga geçmek dışında bir anlam taşımadığı da anlaşılır.



 



Taşeronluğun önü açılıyor!



Meclis'ten geçen tasarı ile sözümona taşeronluk sistemine sınırlama getirilecekken bilakis yaygınlaştırılmasının önü açılıyor ve lehte gibi görünen birkaç maddeyle işin bu tarafı perdelenmeye çalışılıyor. Lehte görülen maddelerse (işçinin kıdem, yıllık izin gibi hakları) mevcut yasada zaten var olup fiilen uygulanmadığı için mahkemelere gidilen ve genelde işçi lehine sonuçlar alınan maddeler. Yani burjuva hükümet işçinin mevcut haklarını yeni bir düzenlemeymiş gibi yutturmaya çalışıyor.



 



Bunu yaparken de esas tümörü, taşeronluğu büyütecek-yaygınlaştıracak başka maddeler ekliyor. Taşeron işçilerin kadroya alınacağı beklentisi yaratılırken, geçen maddeler bunun böyle olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Bir taraftan 'Asıl iş taşerona verilemez denilirken' (ki mevcut yasa da bu içerikte), diğer taraftan da yardımcı işler son derece keyfi tanımlara açık hale getiriliyor. Kamuda hangi işlerin yardımcı iş olarak tanımlanacağı ve bu işler için açılacak ihale yetkisi de bizzat Bakanlar Kurulu'na veriliyor! Hal böyle olunca, asıl iş ve yardımcı işlerin neye ve kime göre belirleneceği malum! Asıl işin bölünmesiyle ilgili düzenlemelerin, kamuda ve özel sektörde taşeronun daha da yayılmasına yol açacağı açık.



 



Son düzenlemeyle ayrıca daha önce taşeron örgütlenmesinde kullanılan muvazaa kararlarının kullanılamaması da hedefleniyor. Mevcut düzenlemelere göre muvazaalı (hileli) taşeronluk ilişkisinin tespiti halinde taşeron ilişkisi sona eriyor, işçiler asıl işverenin işçisi haline geliyor. Ancak yargı kararları uygulanmıyor.  Şimdi geçen maddelerle ise hilenin tespiti zorlaştırılıyor. İş müfettişinin hile tespitini rapor haline getirmesi durumunda son karar iş mahkemesince veriliyorken, şimdi yapılan düzenlemelerle bu atlanarak Yargıtay'a temyiz yolu açılıyor. Bu yolla muvazaanın tespiti daha uzun sürecek ve zorlaşacak.



 



Ev işçilerine yine sigorta yok!



Ev işçilerinin sigortalı olabilmeleri için ayda 10 gün çalışmaları gerekiyor! Bu sektöre baktığımızda bir ev işçisinin bir yerde ayda 10 gün çalışıyor görünmesinin mümkün olmadığını da anlarız. Aslında ayda 1 gün çalışmasının sigortalı görünmesi için yeterli olması gerekirken,  10 gün çalışma zorunluluğu getirilmiş olması sektörede çalışanların yüzde 90'ının yine sigortasız çalışacakları anlamına geliyor.



 



Öğretmen atamalarına kadrolaşma!



 35 bin öğretmen ataması yapılacağı öngörülen düzenlemede, mevcut memur alım prosedürü değiştirilerek “mülakat” sistemi getiriliyor. Bu "mülakatların" ne mene bir şey olduğu açıktır.



 



Burjuvalara vergi kıyakları!



Vergi, SGK gibi kamu borçlarının yeniden yapılandırılması ile sermaye kesiminin borçlarının düşük faizlerle ödenmesinin önü açılıyor. İşçi sınıfı ve emekçilerin vergileri doğrudan ücretlerden kesildiğine göre yapılan düzenlemeyle asıl olarak büyük mülk sahipleri ve burjuvaların vergi borçlarının yapılandırılacağı açık! Küçük mülk sahiplerinin borçlarıysa büyüklerin yanında devede kulak kalıyor.



 



Kamuda kadrolaşmaya yasal dayanak!



Kamu kurumlarında kadrolaşmanın önü açılıyor. Kamu görevlilerine ilişkin düzenlemeye göre, hü­kü­met ka­mu­da dai­re baş­ka­nı ve üs­tü yö­ne­ti­ci­ler ile em­ni­yet teş­ki­la­tın­da­ki yö­ne­ti­ci ve po­lis me­mur­la­rı­nı gö­rev­den ala­bi­le­cek. Mah­ke­me­ler gö­re­ve ia­de ka­ra­rı ver­se bi­le, ka­rar 2 yıl bo­yun­ca uy­gu­lan­ma­ya­cak. 2 yıl son­ra ka­mu gö­rev­li­le­ri es­ki gö­re­vi­ne de­ğil baş­ka bir gö­re­ve ve­ri­le­bi­le­cek. Gö­re­ve ia­deyle il­gi­li mah­ke­me ka­rar­la­rı­nı ye­ri­ne ge­tir­me­yen ka­mu gö­rev­li­le­ri hak­kın­da ce­za so­ruş­tur­ma­sı ve ko­vuş­tur­ma­sı ya­pı­la­ma­ya­cak.



 



Kayıt dışına ve rüşvete af!



Yasada şirketlerin ya da şahısların ka­yıt dı­şı fa­ali­yet­leri ile rüş­vet­ gi­bi usul­süz har­ca­ma­la­rına da af ge­ti­ri­liyor. Kayıt dışı paranın hesabı verilmeyeceği gibi, paranın nereye harcanacağının açıklaması da yapılmayarak yüzde 3 oranında cüzzi bir vergi ödemekle işin içinden sıyrılacaklar. Bu kategoriye kimlerin girdiğiyse malum. Bakınız 19 Aralık operasyonuna!..



 



Vakıflara peşkeş çekilmesi kolaylaşıyor!



Yasanın15. mad­de­sin­de ya­pı­lan de­ği­şik­lik­le de be­le­di­ye­le­re ait ta­şın­maz­la­rın va­kıf­la­ra ücretsiz dev­re­di­le­bil­me im­ka­nı ge­ti­ril­iyor. Dü­zen­le­me, TÜR­GEV gi­bi AKP iktidarına yakın vakıflara, belediye taşınmazlarının ücretsiz olarak verilmesi için yapıldığı yönünde tepkilere neden oldu.



 



148 maddenin herbirinde ayrı bir saldırı ve sinsiliğin, belirsizlik ve yoruma açıklığın olduğunu ekleyerek bitirelim. Ve bu saldırı yasasının neredeyse sessiz sedasız başımıza geçirildiğini!..