Lice'nin Kewas köyünde anadilde eğitim için halk tarafından yapılan okula tahammülsüzlük
Kürt halkı, on yıllardır süren savaşa ve ödediği onca bedele rağmen en asgari ulusal demokratik taleplerinden biri olan anadilde eğitim hakkı konusunda bile dişe dokunur bir adım atılmamış olmasına karşı kendi inisiyatifini devreye sokuyor. Rejimin bu hakkı karikatüre çevirecek biçimde yasalaştırmasının, en başta onurunu incittiğini bu tutumuyla anlatmaya çalışıyor. Sadece özel okullarda, o da seçmeli ders olarak ve okul yönetiminin keyfiyetine bırakılmış şekilde bir 'anadilde eğitimden' bahsetmenin en başta yıllarca ödediği bedellerle dalga geçmek anlamına geldiğini biliyor.
Lice'nin Kerwas (Yalaza) köyünde halkın kolektif emek seferberliğiyle inşa ettiği okul, rejimin bu yaklaşımına verilmiş pratik bir yanıttır. Rejimin bu yanıta karşı saldırganlık ve yıkıcılığını devreye sokması uzun sürmedi.
DİHA'nın haberine göre Lice Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan kararın ardından Kerwas (Yalaza) köyünde yapılan Kürtçe okulu yıkmak için askeri operasyon başlatıldı. Sabah saatlerinde içerisinde özel hareket timlerinin de bulunduğu yüzlerce asker, 30 zırhlı araçtan oluşan konvoyla köye doğru hareket etti. Köyü ablukaya alan askerlerin okulu yıkmasına karşı çıkan köylülerse askerin geçişini engellemek için köyün girişinde canlı kalkan oldu. Askerlerin bedenlerini siper ederek yıkıma karşı çıkan yurttaşlara rağmen ilerlemesinin ardından çatışma çıktı. Yaklaşık 20 dakika boyunca devam eden çatışmada ölen ya da yaralanan olmazken askerler Ortaç (Menyas) köyüne çekildi.
Askerlerin geri çekilmesinin ardından yaklaşık 200’e yakın Kürt emekçisi, “Canımızı veririz ama okulumuzu yıktırmayız” diyerek okulun bulunduğu alanda bekleyişe geçti. Operasyonun yapıldığı saatlerde köye giriş-çıkış yollarının tamamı askerlerce kapatıldı, geçişlere izin verilmedi.
Lice'de daha önce yapılan katliamlara benzer bir askeri yığınağın yapıldığı saldırının bundan sonraki günlerde de devam edeceği açık.
Çünkü rejim kendi çizdiği sınırların dışına çıkan her girişimi kanla bastırarak Kürt halkını istediği çizgiye çekmek istiyor. "Süreç" çizgisinin sınırları da bunu gerektiriyor. Lice'de Kürt halkının kolektif emeğiyle inşa edilen okulun varlığı bile onun bu politikaları için bir tehdittir.
Kürt halkı yeni eğitim yılına anadilde eğitim talebiyle yapılacak 1 haftalık boykot çağrıları, ataması yapılmayan Kürtçe öğretmenlerinin bugün 17. gününe giren açlık grevi ve Lice'deki bu halk inisiyatifine karşı gelişecek olası katliam tehdidiyle giriyor.
Onun en asgari demokratik talebini bile aslanın ağzında bir ulaşılmazlığa kavuşturan rejimi seyrettiğimiz oranda bizim özgürlük alanlarımızın da daha bir daraldığının farkında mıyız?