DEVA İlaç'ta neler oluyor?

İSİG DEVA İlaç'ta olup bitenlere dair bir açıklama yaptı

İŞÇİ SINIFI
Cuma, 12 Eylül 2014 (12 yıl 1 ay önce)

İşçi sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) ilaç sektörünün uluslararası fonların eline geçtiğini, bu eğilimin sendikasızlaştırma saldırısıyla eşgüdüm içinde geliştiğini belirtti. Son olarak Deva İlaç'da 24 işçinin Petrol-İş Sendikası'na üye olmaları nedeniyle işten atıldıklarını ifade eden İSİG, fabrikada yoğun bir baskı ortamının olduğunu dile getirerek, işçi sağlığını ve hatta halk sağlığını tehdit edebilecek gelişmelerin yaşandığını vurguladı.



 



İSİG, ilaç sektöründe yaşanan gelişmeleri işçilerin çalışma koşulları, Deva İlaç'ta yaşananlar ve şirketi satın alan fonlara kısaca değindiği bir açıklamayla kamuoyuna sundu. "Sendikasız çalışmak sağlığa zararlıdır!" diyen İSİG'in açıklamasını yayınlıyoruz:



 




Kar rekorları kıran ilaç sektörünün devlerinden DEVA Holding'de Petrol-İş Sendikası'na üye oldukları için 24 işçinin işten atıldığına dikkat çeken İşçi Sağlığı ve iş Güvenliği (İSİG) Meclisi, “Sendikasız çalışmak sağlığa zararlıdır” dedi.



 



İlaç sektörünün, özellikle AKP hükümeti döneminde, devletin kamu hastanelerine ilaç temininden çekilmesi, SSK İlaç Fabrikası’nın kapatılması ve düzenlenen yeni ilaç protokolleri ile özel sektörün hakimiyetine girdiğini hatırlatan İSİG Meclisi, son yıllarda yaşanan yabancı yatırımlardaki artışın, yerli ilaç firmalarının yabancı ortaklıklar ve satın almalarla el değiştirmesinin, ilaç sektörünü iyiden iyiye tekelci bir yapıya büründürdüğüne dikkat çekti.



 



İlaç sektöründe ortaya çıkan büyüme rakamlarının ise sektörde yer alan şirketlerin ‘bölüşüm’den aldığı payı gözler önüne serdiğine vurgu yapan İSİG Meclisi, 2013 yılında iç pazarda 1,78 milyar kutu ilaç satışıyla yüzde 6,9 büyüyen ilaç sektörünün 15,4 milyar TL’lik bir hacme ulaştığını söyledi. İhracatta yaşanan yüzde 13,6’lık artışa karşın ithalat 3,3 oranında yaşanan yükselişe işaret eden Meclis, ilaç sektörünün büyüme eğiliminde olduğu tespitinde bulundu.



 



İlaç sektöründeki büyümenin kimin üzerinden ve nasıl olduğu sorusunu soran Meclis, bunun ilk yolunun işçilik maliyetlerini kısmak olduğunu dile getirdi.



 



Bunun yolunun da işçi ücretlerini düşürmek, işten çıkarmalar yoluyla işçi sayısını azaltmak, işçilerin örgütlenmesini engellemekten geçtiğini ifade eden İSİG Meclisi, patron baskısı, sendikal alanda var olan yasal boşluklar ve ilaç sektöründe sendikalılaşmayı zorlaştıracak kendine özgü problemlerin bu yaptırımları kolaylaştırdığını hatırlattı.



 



İşçiler neden direniyor?



Tüm bu tablo içerisinde ilaç sektörünün önde gelen firmalarından biri olan DEVA İlaç'ta yaşanan işten atmalara değinen Meclis, işçilerin 1 Temmuz’da direniş çadırı kurduğunu ve sendikalaşma haklarına sahip çıkmaya devam ettiğini ifade etti.



 



Açıklamada DEVA'daki çalışma koşullları, düşük ücret uygulamaları, uzun çalışma saatleri ve baskılar “Peki işçiler neden mücadele ediyor, sendikalaşıyor ve direniyor?” başlığı altında şu şekilde ifade edildi:



 



1- İlaç sektörüne göre ücretler ortalamanın altında ve birkaç yılda bir zam veriliyor. İşçiler hakları olan “insanca yaşanacak bir ücret” istiyor...



 



2- İşe ilk başladığınızda “Fazla mesai ücretlerini istemeyeceğim” kağıdı imzalatılıyor. Buna bağlı olarak işçiler haftanın 7 günü ücretsiz çalışmaya çağırılıyorlar. İşçiler bu “angarya düzenine son vermek” istiyor...



 



3- Direniş sürecinde oturarak çalışan operatörlerin altından sandalyeleri alınmış, artık ayakta çalışmaya zorlanıyorlar. Bütün işçiler sürekli olarak gözetleniyor. İşçiler her gün “sakın dışarıdaki işten atılan işçilerin yanına girmeyin bugün işçi çıkışı olacak” diye tehdit ediliyor. Ustalar yeni işe başlayan işçiler üzerinde “borcun harcın varsa sendikalı işçilerle birlikte hareket etme” baskısı yapıyor. İşten atılan işçilere destek veren işçiler çıkışlarda sürekli olarak kamerayla takip ediliyor, kayıt altına alınıyor. Mesai sonunda ve molalarda atılan işçileri görmemeleri için işçi servisleri işten çıkan işçilerin önlerine çekiliyor. Fabrikanın etrafında olan demir parmaklıklar branda ile kaplandı, işçilerin çıkışlarda ve molalarda birbirleri görmeleri engellendi. Mobbing had safhada... İşçiler bu “keyfi uygulamalara son vermek” istiyor...



 



4- Bu çalışma ortamı işçilerin fiziksel ve ruhsal sağlıklarını bozuyor. İşsizlik işçi sağlığı talebini savunmanın önüne bir sopa olarak çıkarılırken ölüm ve hastalık riskiyle sendikasız, güvencesiz koşullarda çalışma bekleniyor. İşçiler ‘birbirinden ayrı düşünülemeyecek olan işçi sağlığı ve iş güvencesi’ni sağlamak istiyor...”



 



Açıklamada, “DEVA Holding ve Yönetim Kurulu Başkanı Philipp Haas işçiler için oluşturulan bu kölelik düzeninin sorumlusudur” denilerek şirketin arkasındaki fonlara dikkat çekildi. Temmuz 2006'dan beri Deva Holding’in yönetiminde olan Philipp Haas’ın Bermuda kökenli fon şirketlerinin karmaşık hisse devri sırasında yönetim kurulu başkanlığına getirildiği belirtildi. Açıklamada, DEVA Holding ve ilişkileri için son olarak şunlar ifade edildi: “Haas, kurduğu Haas Consulting şirketiyle GEM, Soros, Templeton gibi farklı fon şirketlerine danışmanlık yaptı. Özellikle 1990’lı yıllarda Doğu Avrupa ve dağılan Sovyetler Birliği ülkelerine yönelen çeşitli fonları yönetti ve bu ülkelerde bazı şirketlerin yönetim kurullarında bulundu... Deva İlaç’ın hedeflerini açıklarken her defasında AKP’nin 2023 hedefleri ile uyumlu olduklarını vurgulamayı da ihmal etmiyor...”