İtalya'ya gitmek isteyen yüzlerce Afrikalı göçmen teknenin batmasıyla hayatını kaybetti
“Kaçak göçmenleri” taşıyan o ölüm gemilerinin batışı, giderek kitlesel bir kıyıma dönüşen işçi ölümleriyle birleşerek nasıl bir çağda yaşadığımızın en özet ifadesi olarak yüreğimize çarpıyor… Yükselen ışıklı dev plazalar, herkese sunulduğu söylenen sınırsız çeşitlilikteki tüketim malları, teknolojide ve bilimde dolayısıyla doğa üzerindeki “hakimiyette” ulaşılan baş döndürücü düzey, para bantlarından akan ve bir avuç asalağı doyurmaya yetmeyen milyarlar, trilyonlar…. Bir tarafımız dünyanın küçücük azınlığının ulaşabildiği, kontrol edip üzerimizdeki denetimi sınırsızlaştırmak için kullandığı bu “nimetler”le yaratılmış sahte bir cennet, diğer tarafı kurşun ağırlığındaki havasını suyunu bizim soluduğumuz karanlık bir cehennem!
O cehennem yine ve yeniden sayısı yüzlerle ifade edilen "kaçak göçmeni" yuttu! Daha geçtiğimiz ay yüzlerle ifade edilen acı ölümlere şimdi bir yüzlercesi daha eklendi.
Dünyanın tüm o nimetlerinin üzerinde oturan bir avuç asalağın iştahı doysun diye kışkırtılan savaşlarla, sınırsızca soğurulan yeraltı ve yer üstü zenginlikleriyle çöle dönüştürülmüş Afrika’sından yola çıkıp İtalya’ya ulaşmak isteyen yüzlerce göçmenin bindiği o ölüm teknesi Libya açıklarında battı!
Ve 250 kişiden sadece 26’sı kurtarılabildi!
Söz söylemeye gerek var mı? Kim çıkardı bu savaşları, kim soğurdu dünyanın özünü, kim çizdi bu sınırları, kim mecbur etti ölümüne bir yolculuğa sayısız insanı…