Uslanmaz masal sevdalıları

Dert, hayatın o eski ilkesini, “ekmek ve özgürlüğü” yeniden görünür kılma...

ÇEVRE-KENT
Cumartesi, 20 Eylül 2014 (11 yıl 8 ay önce)

Karlshof ya da uslanmaz masal sevdalıları!



 



A. H. Cetecu



Kuzey Almanya’nın uçsuz bucaksız düzlüklerinde, bir zamanların Demokratik Almanya sınırları içerisinde bulunan Templin adlı kasabanın yakınlarında bir çiftlik evi olan Karlshof’ta inatları, alınterleri, serin akşamlarda sıcak sohbetleriyle ve karanlık gecede asılı parlak yıldızlara varmak isteyen düşünceleriyle bir grup insan kapitalist olmayan bir üretimin çabası içerisinde.



 



Karlshof, dayanışmacı prensipler etrafında örgütlenmiş ´Projektwerkstatt auf Gegenseitigkeit´ PaG- (Dayanışma Projeatölyesi)  adlı kolektif Vakfa ait bir çiftlik evi. Bu çiftlik evi 10 yılı bulan bir zaman diliminden bu yana kapitalist olmayan bir sosyo-ekonomik yaşama ev sahipliği yapıyor. Üretime katılanların büyük çoğunluğu genç ama sırtlarını dayadıkları miras hayli yaşlı. Ev sakinleri farklı sosyo-kültürel geçmişe sahip. Kısa süreliğine uğrayıp bu ortamın havasını solumaya gelenler çoğunlukta ama üretiminden doğrudan sorumlu yaklaşık 10-15 kişi ise yılın büyük bir bölümünü burada geçiriyor. Üretim yoluyla diğer kolektif, sosyal mücadelelere yardım eli uzatan çalışma, esasında yeni toplumsal ilişkilerin boy vermesi için bir alan açıyor. Çiftlikte gündelik yaşamın nasıl aktığını, bu çalışmanın topluma etkisi, bir bireye ne sunduğu ya da tam tersine toplumdan nasıl etkilendiği, bir bireyden ne beklediğine geçmeden önce kısa bir tarihçesini vermeliyim çiftlik evinin.



 



Çiftlik evi ve etrafındaki arazi yaklaşık 10 yıl önce PaG Vakfı tarafından satın alınmış. Vakfın ekonomik faaliyetlerinde banka kredilerine ve faizle borçlanmaya yer yok. Bunun yerine bağış yoluyla kaynak arayışında. PaG’ın desteklediği çalışmalar Karlshof ile sınırlı değil. Bu çalışmanın yanında koltuk çıktığı Biesenthal’deki "Wukania Projektehof" ve “aller_Dings in Strausberg” adlı iki çalışma (ev ve çiftlik) daha var.  2005 yılında ilk sol grup‚ ‘Lokomotif Karlshof’ (anarşist-feminist) Karlshof’u PaG Vakfından devralıp çiftliği işletmeye başlamış. Çiftlik devralındığında uzun yıllardan beri işletilmediği için üretim ve yaşamak için pek elverişli bir durumda değilmiş. Çivisi çıkmış iki eski ev, makina, araç ve gereçlerin bulunduğu harap ve  yıkık depolar, dikeni bol elli hektar toprak.



 



Grubun ilk adımı tahıl, nebati bitkiler ayrıca baklagiller ve sebze ekimi olmuş. Uzun uğraşlardan sonra iki ev oturulur, depolar kullanılır hale getirilmiş. Balçıktan bir ev yapılmış, yöredeki çiftçi komşuların yardımı ve dayanışmacı başka kolektif grupların desteğiyle makineler ve bunların bulunduğu binalar artık daha iyi durumda ama halen istenilen seviyede değil. Yıllar geçmesine rağmen tamir çalışması tüm hızıyla devam ediyor. Büyük çabalara karşın elli hektarlık verimli arazinin ancak 20 hektarı kullanılabilir hale getirilmiş. Grubun hedefi en baştan beri pazar/piyasa için üretmemek. Bunun yerine üretici ve tüketicilerin ortaklaştığı bir ağ kurmak, vermek ve karşılığını talep eden bir algıdan sıyrılmak, karşılıklı sorumluluğun geliştirilmesi ve bağımsızlaşmak. Birbirinden öğrenmeye zemin hazırlayan, hakimiyeti, hiyerarşiyi bertaraf eden ve kadına-erkeğe biçilen cinsiyetçi rol, yetişkin-çocuk ayırımı, engellileri atıl bir konuma iten algı vb. toplumdaki genel geçer rollerin/yaklaşımların yeniden tanımlandığı bir mekan kurmak olmuş. ‘Lokomotif Karlshof’ inisiyatifinin hikayesi büyük çabaların, cesaretin ama aynı zamanda biraz da boşa çıkmanın öyküsü. 2012 yılının hemen başında grup, çalışmayı daha fazla götüremeyeceğini açıkladığında büyük bir düş kırıklığı yaşanmış. İlk grubun vazgeçmesinin ardından çiftlik evi çatı örgüt olan ´Projektwerkstatt auf Gegenseitigkeit´ PaG - (Dayanışma Projeatölyesi) iade edilmiş.



 





 



Ama masalın böyle sonlanmasına gönlü elvermeyen yeni bir grup ortaya çıkmış. 2012 yılında itibaren Karlshof’u işletmek üzere içinde eski gruptan birkaç bireyin de bulunduğu yeni bir grup sorumluluğu üzerine alır. Her şeyden önce Karlshof’un PaG’ın elinde kalması ve ticari bir hedef gütmeyen üretimin devamı ilkesi merkeze alınarak yeniden yola koyulur. İlk gruptan farklı olarak ikinci grubun önemsediği önemli adımlardan bir tanesi sorumlukların desantralize edilmesi. Çalışmalarda aktif olarak yer almak için çiftlikte sürekli kalıyor olmak gerekmiyor örneğin.



 



Çiftlik evi inisiyatifler yoluyla idare ediliyor. Hakkında bilgi aldıklarım şunlar oldu: Marangozluk, Tahıl, Patates, Feminist Adım (wood hood), Ev Ahalisi, Bahçe ve Arazi (terra preta-kara toprak) inisiyatifi. Çabanın merkezinde patates üretimi var. Sebze ve tahıl üretimi de dahil büyük miktarlarda üretilen tüm ürünler Berlin ve civarındaki şehirlerde ihtiyacı olan insanlara/gruplara (Volksküche-halkmutfağı, İltica evleri) diğer kolektif kurumlar üzerinden ulaştırılıyor. Üretim, „elimizden geldiğince çok üretelim“ düşüncesinden çok, ihtiyaçlar doğrultusunda belirli bir plana göre yapılıyor. Geçen sene karşılıksız olarak ihtiyacı olanlara ya da gerekli yerlere teslim edilen patatesin miktarı yaklaşık 12 ton. Lapa haline getirilip yaraların üstüne konulan patates, Karlshof ile birlikte artık toplumsal yaraların da dermanı olmaya aday.



 





 



Açlığa çözüm olduklarını ya da piyasa ekonomisine büyük darbeler indirdikleri söylemiyor Nichtkommerzielle Landwirtschaft (NKL - Ticari Olmayan Çiftçilik) çalışması. Çabaları daha çok bu üretim vesilesiyle yeni bir toplumsal ilişkiler ağı örmek ve kapitalizme alternatif çabalara ilham olmak.



 



- Alternatif yaşamlar ve bağımsız ekonomik planlar için mekanlar yaratmak.



- Gayrimenkuller değerlerin mülkiyetinin ortadan kaldırılması ve kamulaştırılması, kullanımının nötralize edilmesi.



- Yeni proje ve planların gerçekleştirilmesinde banka ve spekülatörlerin etkilerinin azaltılması.



 





 



Çiftlik evine kısa süreliğine uğrayanlar değil ama bu inisiyatiflerde görevli olan herkes haftalık değerlendirmenin yapıldığı genel kurul toplantılarına (Vollversammlung) katılmak zorunda. Gün içerisinde bir iş yapmak isteyen biri en geç saat 10’a kadar kahvaltısını bitirmiş olacak. 10-14 arası çalışma saati, 14 öğle yemeği ve kısa bir aradan sonra saat 18’e kadar tekrar çalışma saati. Çalışmalara katılmak zorunlu değil. ‘En az şu kadar saat çalışmak zorundasın’ şeklinde bir belirleme de yok. Yemek ve iş saatlerinin belirlenmesi ortak yaşamın ve işlerin daha kolay yürümesi için. Günü kişisel gelişimin için kullanabildiğin gibi, genel planlamadan ayrı olarak çiftlik evinde gördüğün bir eksikliğin giderilmesine, tamir işlerine, çöplerin toplanmasına, küçük grup toplantılarına da ayırabilirsin. “Tüm ölü kuşakların gelenekleri üstümüze bir karabasan gibi çöker” diyen ustanın sözü çiftlik evi sakinlerinin kulaklarında küpe. Bu vesileyle üzerinde önemle durdukları konulardan biri, kapitalist toplumda geçerli olan rollerin alt-üst edilmesi meselesi, eleştirilmesi bunların yerine yeni rollerin yaşam alanı bulması. Bu noktada sergilenen pratik bu satırların yazarı için de çok öğretici oldu. Kapitalist olmayan üretim, kapitalist olmayan kurumlar oluşturuyor. Örneğin büyüyüp sorun haline gelen problemlere dair son karar, sorunu yaşayan iki bireyin güvendiği iki kişinin seçtiği üçüncü bir tarafsız kişiye ait. Kaldığım süre zarfında kişisel karakterimin bir parçası olarak baktığım birçok özelliğimin aslında egemen toplumsal ilişkilerin bendeki yansımasından başka bir şey olmadığını düşünmeye başladım.



 



Kapitalizm karşıtı, piyasayı/pazarı hedeflemeyen bir üretimi gerçekleştirmenin ve buna tekabül eden bir yaşamı kurmanın uğraşı içerisindeki bu bireyler, sistem tarafından kuşatılmış olduklarının açık bilincinde. Attıkları adım sınırlı, yetmezlikleri çok ama hegemonik kültüre cepheden saldıran bir yaşam yaşıyor bu çiftlik evinde. Dert, hayatın o eski ilkesini, “ekmek ve özgürlüğü” yeniden görünür kılma.



 



18.08.2014 Viyana