Kızıl Bağbozumu tamamlandı

Bağbozumu, işin zorluklarına rağmen dostluk ve yoldaşlık ilişkisinin güzelliklerini yaşattı

DÜNYA
Pazar, 21 Eylül 2014 (11 yıl 11 ay önce)

Fransa'nın Rems şehrinde düzenlenen Kızıl Bağbozumu tamamlandı. Bu yıl, Türkiye'deki sınıf çalışmalarına ve Alınteri gazetesine katkı hedefiyle örgütlenen çalışma bir hafta sürdü. Normalde farklı işlerde çalışan bir grup yoldaş ve dostla gerçekleştirilen bağbozumu, işin zorluklarına rağmen dostluk ve yoldaşlık ilişkisinin güzelliklerini yaşattı. 



 



Bağda çalışan farklı insanlarla iş üzerinden kurulan ilişkide de kilo başına ücretin yarattığı rekabet baskısına rağmen dostluk ve dayanışma baskın çıktı. Farklı uluslardan insanların birbirini gözeten çalışması anlamlı bir kardeşleşme örneğiydi.



 



Bazen yüz metrelerce uzunluktaki, üstelik yokuş olan bağ aralarında sürekli eğik posisyonda bele ve dizlere yüklenerek yapılan üzüm kesme işi fiziki sınırları müthiş zorluyor. Bu koşullarda  çalışırken hep bir ağızdan söylenen türkü ve marşlar, hayal sınırlarını zorlayan anlatımlar zorlukların sınırlarını parçalıyor. 



 



Bireysel işlerinden ve günlük olağan yaşamlarından fedakarlık yaparak kolektif ihtiyaçlar için bağbozumuna gelen yoldaşlar ve dostlar mücadeleye ekonomik düzeyde mütevazi bir katkı sundular.  



 



Türkiye'deki mevsimlik işçi sömürüsünün bir benzeri Fransa'da şarap ve şampanya imalatı için üretilen üzüm bağlarında yaşanıyor. Binlerce insan, barınma ve ulaşım sorununu kendi imkanlarıyla çözerek ortalama iki hafta süren üzüm toplama işinde çalışıyor.  



 



İşçi sınıfı devrimcilerinin, sosyalizmin kuruluş yıllarında hayata geçirilen Kızıl Cumartesiler'den esinlenerek gerçekleştirdiği bağbozumu ise Avrupa koşullarında kolektif yaşamın ve mücadeleye katkının temsili bir örneği olarak gelenekselleşti. Tasfiyeciliğin yarattığı kaos ve yıkımdan kaynaklı uzun süredir gerçekleştirilemeyen Kızıl Bağbozumu geleneği bu yıl yeniden canlandırıldı. 



 



Avrupa'da giderek derinleşen kabuk bağlamış devrimciliğin zirve yaptığı ilişkiler sistematiği içinde böylesi bir eylemi örgütlemek gerçekten zor oldu. Devrimci ruhunu yitirmiş, lafa geldi mi mangalda kül bırakmayanların önemli bir kısmı bağbozumuna katılmadı. Katılan yoldaşlar ve dostlarsa, kızıl bağbozumu geleneğine bir halka eklemenin yanında yarınlara yürüyüşün yönüne işaret etmiş oldular.