Kobanê halkı, sadece kendi bugünü ve geleceği uğruna değil Ortadoğu halkları için de dövüşüyor!..
Kobanê halkı, emperyalizm ve bölge gericiliklerinin maşası IŞİD çetesine karşı günlerdir direniyor. Tanklar ve zırhlı araçlara yüklenmiş ağır silahlarla üzerine saldırtılan bu katil sürüsüne neredeyse çıplak elle ve bedenleriyle karşı koyuyorlar. Üstelik Türkiye sınırı kendilerine kapatıldığı için ilaçtan, gıdadan mahrum, su gibi temel ihtiyaç maddelerinin dahi sınırlı olduğu zor koşullarda gerçekleşiyor bu muazzam direniş...
Kobanê halkı, sadece kendi can güvenliği, onuru ve namusu için direnmiyor!..
Bu yiğit direnişi, Kürt halkını ve yurtseverlerini ilgilendiren “ulusal” bir mücadele sınırları içinde görmek -eğer sosyal şovenizmden kaynaklanmıyorsa- dargörüşlülük ve aymazlığın daniskasıdır. Kaldı ki, Kürt halkının kendi kaderini tayin hakkı doğrultusunda yürüttüğü “ulusal” bir mücadele olarak bile o sahiplenmeyi ve aktif desteği fazlasıyla hak ediyor demektir.
Ancak bir bütün olarak Rojava devrimi ve bugün onun kaderinin tayin edici halkası özelliğini kazanmış olan Kobanê direnişi bundan çok daha fazlasını temsil ediyor:
Kobanê'de ezilen insanlık direniyor!..
Kobanê halkı, sadece kendi bugünü ve geleceği uğruna değil Ortadoğu halkları için de dövüşüyor!..
Sınırların fiilen geçersizleştiği, emperyalistler ve bütün maşalarının bir tarafta Kürdü, Ezidisi, Arabı, Alevisiyle... ezilen halkların ve onların devrimci öncülerinin diğer tarafta saflaştıkları Kobanê'de, Ortadoğu halklarının kurtuluşuna giden yolu açacak bölgesel bir devrimin küçük bir provası yaşanıyor!..
Bundan dolayıdır ki Rojava devrimi ve Kobanê yalnız bırakılmamalı!.. Kobanê'de süren savaş ve çıplak elle direnen savaşçılar uzaktan seyredilmemeli!..
Rojava devrimine ve Kobanê direnişine kayıtsız kalan bir devrimcilik ve enternasyonalistlik iddiası, içi boşalmış bir kabuktan başka birşey değildir!..
Kobanê'ye sahip çıkmak, henüz emeklemekte olan bir devrime sahip çıkmaktır!..
Kobanê'ye omuz vermek, o direnişe fiilen katılmak, elden gelen her yolu ve olanağı kullanarak onu sahiplenmek, Ortadoğu halklarını kurtuluşa götürecek olan bölgesel birleşik devrim ve sosyalizmin yoluna bir taş döşemek demektir!..