Kolin Şirketler Grubu'nun Soma'nın Yırca köyündeki zeytin katliamı yasal engellere rağmen devam ediyor
Duble yollar, AVM’ler, HES’lerle sembolize olan neoliberal barbarlık, şimdi de Soma’nın Yırca köyündeki zeytin ağaçlarına saldırıyor. Hayatın ve ölümsüzlüğün sembolü olan zeytin ağaçlarına en namert ve sinsice yöntemlerle saldırarak aslında hayatın kendisine düşman olduğunu bir kez daha kanıtlamış oluyor.
Hemen tüm dinlerin kutsallık atfettiği zeytin ağaçlarını keserek yerine termik santral kurmak isteyen Kolin Şirketler Grubu'na bağlı Enerji Yatırımları ve Danışmanlık Limited Şirketi, din bezirgânlığı üzerinden palazlanan AKP Hükümeti’nin sayısız olanakla yemlediği yandaşlardan. Denizcilik, inşaat, enerji, maden, turizm, ticaret ve endüstri alanlarında faaliyet gösteren Kolin, yakın dönemin ünlü yandaş şirketleri Cengiz ve Limak’la birlikte hemen her HES’te, çılgın bilmem ne projesinde isim yapmış holdinglerden. Yaklaşık 490 dönümlük bir araziye yayılmış zeytin ağaçlarını katlederek, yerine termik santral kurmaya çalışan bu barbarlar için hükümet, aslında çok özel durumlarda geçerli olacak "acele kamulaştırma yetkisini" hızla devreye sokarak yasal bir zemin hazırlamıştı.
Mayıs ayında çıkarılan bu karara karşı köylüler, Danıştay'a başvurdular. Zaten 2 termik santralin bulunduğu Soma'da devasa bir zeytinliğin imhası pahasına yeni bir santralin kurulmasını istemeyen köylülerin, Danıştay'a itirazına yanıt gelmeden Kolin grubu ağaçları parça parça kesmeye başladı bile.

Sabahın erken saatlerinde uzun süredir zeytinliklerde nöbet tutan köylüleri adeta atlatarak, zeytinliklere kaçak bir şekilde iş makinelerini sokup ağaçları katleden bu vampirlere, kolluk güçleri ya da devletin yetkili kurumları da gerekli müdahaleyi yapmayarak yasadışı saldırının dolaysız ortakları olduklarını kanıtlamış oluyorlar. Şimdiye kadar parça parça (17 Eylül'den bu yana) 511 ağacı kesen bu şirket, güzelim zeytinliğin yerine tüm bir bölgeyi adeta çölleştirecek termik santrali hızla kurmak için tüm sınırları zorluyor. O kadar ki Danıştay köylülerin itirazını kabul edecek bir karar verse bile yarattığı fiili durumla zeytinliği zaten yoketmiş olacak. Nitekim bu fiili durumla sadece 17 Eylül’den bu güne kadar 511 ağaç kesilmiş oldu!
Şirketin Danıştay kararını da beklemeksizin zeytin ağaçlarını katletmeye başladığı 17 Eylül'den beri nöbet tutan Yırca köylüleri dün gerçekleşen yeni talan hamlesi karşısında da toplanarak iş makinelerini bölgeden uzaklaştırmışlardı. Termik santrale karşı direnen Yırcalılar dün gün boyunca çeşitli aralıklarla tekrarlanan korsan ağaç kesme saldırısına karşı şirketin yönetim binasına yürüdüler.
Köylüler akşam saatlerinde de Manisa Valilik binası önünde bir eylem gerçekleştirdi. Kesilen zeytin ağaçlarından birkaç tanesini valilik önüne bırakan Yırca köylüleri, yaptıkları açıklamada ağaç katliamının durdurulmasını ve termik santrali projesinden vazgeçilmesini istediler.
Akşam saatlerinde de köylüleri Dev Maden Sen yöneticileriyle Birleşik Metal İş temsilcileri ziyaret etti. Sendika yöneticileri Yırca köyünde süren direnişin aslında tüm bir ülke adına süren bir direniş olduğunu vurgulayarak, destek ve dayanışmaya devam edeceklerini belirttiler.
Yırca köyündeki talan ve talana karşı direniş devam ederken hükümet de HES'ler ve RES'ler için yeni "acele kamulaştırma kararları" aldı. Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayınlanan Bakanlar Kurulu kararına göre, Antalya, Denizli, Sakarya, Erzincan, Giresun ve Karaman illerinde hidroelektrik santrali (HES) kurmak için, İzmir, Aydın, Hatay illerinde ise rüzgâr enerjisi santralleri (RES) ile bunların enerji nakil hatlarının yapımı için acele kamulaştırma kararı aldığı belirtildi.
Doğanın kentlerin talanı pahasına semiren neoliberal vampirler topluluğu, bu gidişle ülkenin hemen tüm ağaçlarını, yeşil arazilerini yok edecekler!