Ülker direnişi 9'uncu gününü geride bıraktı
Ülker Çikolata 2-3 Fabrikası’nda örgütlü olan Hak İş Sendikası’nın çalışma koşullarının ağırlığına, meslek hastalıklarının yaygınlığına ilgisiz kalması nedeniyle istifa edip DİSK Gıda-İş'e üye olan dokuz işçinin işten atılmaları üzerine DİSK Gıda-İş'le birlikte fabrika önünde başlattıkları direniş 9’uncu gününü geride bıraktı.
İşe iade talebiyle başlayan direnişin 5’inci gününde, Hak-İş ve DİSK Gıda-İş temsilcileri fabrika önünde karşılaşmış ve Hak-İş temsilcileri sözlü sataşmalarda bulunmuşlardı. Bunun üzerine gerilimli anlar yaşanmış, gerilim kısa sürede sonlanmıştı.

Direnişin 6’ıncı günü pazara denk gelmesi nedeniyle “tatildi”. Çünkü işçiler en azından pazar günün aileleriyle birlikte geçirme kararı almışlardı. İşçiler bu karara rağmen çok önemli gelişmeler yaşandığı koşullarda pazar günleri de fabrika önünde olacaklarını belirtiyorlar.

Ülker direnişinin ilk günlerinde fabrikada çalışmaya devam eden işçiler, direnişteki işçilerin yanına bile yanaşmıyor, selam vermiyorken; 9’uncu gününde, fabrikada çalışan işçiler, direnişteki arkadaşlarının yanlarına gelerek sohbet ediyorlar, çay içiyorlar, şakalaşıyorlar, direnişten ve çalışma koşullarından konuşuyorlar. Ayrıca sendika temsilcileri ve direnişteki işçiler, çalışan işçi arkadaşlarını pazar günleri evlerinde ziyaret etmeye başlayacaklarını ifade ediyorlar.
Ülker fabrikasında örgütlü olan Öz Gıda İş başkanı ve diğer yetkililer direnişteki işçileri telefonla arayıp dini inançlarını kullanarak direnişten ayrılmaları çağrısında bulunuyor, bunun için yemeğe davet etmek gibi haysiyetsiz davranışlar sergiliyorlar. Direnişteki işçilerse sendikanın bu tutumunu, satılık ve ihanetçi olmadıklarını söyleyerek reddettiklerini söylüyorlar. Direnişteki işçiler dini inançlarını her zaman kendilerine karşı kullandıklarını söyleyerek bundan sonra buna izin vermeyeceklerini, Müslümanlığın haram yemek, hak gasp etmek değil; hak arayanın yanında olmak, hak yememek olduğunu söyleyerek dik duruşlarını korumaya devam ediyorlar.
Ülker direnişi 9’uncu gününde de ziyaretçilerini ağırladı. ‘60-‘70 yılları arasında DİSK'in ilk örgütlenme dönemlerine tanıklık edenlerin, o yıllardaki yaşanmışlıkları aktardıkları sohbetlerle renklenen bir direniş günü oldu.

Direnişin 9’uncu gününde işçileri öğrenciler de ziyaret etti. Çevre fabrikalarda çalışan işçiler de mesai bitimlerinde gelip direnişçi işçilere destek oluyorlar.
Ülker direnişinin 9’uncu gününde fabrikada çalışan işçilerle kısa sohbetlerimiz de oldu. Fabrikada çalışan genç işçiler, direnişteki arkadaşlarının yanına gelerek onlarla sohbet ettiler. Biz de bir iki kısa soru sorabilme imkanı bulduk. İşçilere, çalışma koşullarından ve ücretlerden memnun olup olmadıklarını, sendikaya sorunlarını taşıdıklarında nasıl bir muameleyle karşılaştıklarını, sendikanın sorunlarıyla ilgilenip ilgilenmediğini sorduk. Önce “memnunuz” diye geçiştirmeye çalıştılar ancak biraz açarak sorduğumuzda “aslında memnun değiliz, elbette 12 saat çalışmak istemiyoruz, ücretlerimizin iyileştirilmesini, ailelerimize zaman ayırmak biz de isteriz. Ancak hepimizin borcu harcı var. Diretirsek, işten atılırsak, evlerimize icra gelirse ne yaparız? Şimdi hiç olmazsa ödüyoruz.” gibi cümlelerle genel kaygılarını ve korkularını dile getirdiler.

Ülker direnişi 9.’uncu gününde de mesai başlangıç ve bitim saatlerinde fabrikada çalışan işçilere sesli ajitasyonlarla çağrılar yapılarak devam ediyor. Direnişteki işçiler akşam saat 18:30'de arkadaşlarına seslenerek kendilerine katılımları için çağrılar yaptıktan sonra, servislere binip fabrikadan ayrılan arkadaşlarını sloganlarla alkışlarla uğurlayarak bu günkü direnişlerini sabah yeniden devam etmek üzere sonlandırdılar.