İlya'nın bostanını yağmalatmayacağız!

Kuzguncuk Bostan Dayanışması 700 yıllık tarihi bostanı yağmaya açacak projelere izin vermeyeceklerini açıkladı

ÇEVRE-KENT
Pazar, 30 Kasım 2014 (11 yıl 6 ay önce)

Kuzguncuk Bostan Dayanışması bugün saat 14:00'te yaptığı bir basın açıklamasıyla belediyenin tarihi bostana dozerle girmesi ve ardından mıcır dökmesinin arkasının bostanı talana açacak projelerle geleceğini, buna izin verilmeyeceğini belirtti.



 



Dayanışma, "Yağmur sularını toplamayı akıl eden, nar ağaçlarının yanına defne ekip lezzetine lezzet katmayı bilecek kadar bilge bir kişiden bize miras, İlya’nın mirası" olarak tanımladığı bostanın da tıpkı Validebağ Korusu gibi çeşitli girişimlerle zaman içinde önce yapay parka dönüştürüleceğini ardından da tümüyle imara açılacağını belirterek "Bizler bostanın ve İstanbul’daki diğer doğal alanların bekçisi olduğumuzun, konuyu takibi sürdüreceğimizin ve mücadeleyi bırakmayacağımızın bilinmesini istiyoruz" dedi.



 





 



Kuzguncuk Bostan Dayanışması'nın bugün yaptığı basın açıklamasının metnini yayınlıyoruz:



.



Sevgili Dostlar,




Şu anda 700 yıllık bir bostanın önünde duruyoruz; İlya’nın Bostanı. Kafasına göre özgürce büyüyen muhteşem ağaçlarıyla, içerisindeki kör yılanla, kendine özgü mantar çeşitleriyle,  belki de Kuzey Ormanları'ndaki katliamdan kaçıp bize sığınan yaban domuzuyla,  herbirinin ekosisteme değişik etkileri olan otları, sarmaşıkları, çalılarıyla; yaşayan, kendine özgü dünyası olan İlya’nın Bostanı. İstanbul’un gözbebeklerinden bir tanesi. Çocuklarımızın elinin çamura değebildiği bu mükemmel bostan. Yağmur sularını toplamayı akıl eden, nar ağaçlarının yanına defne ekip lezzetine lezzet katmayı bilecek kadar bilge bir kişiden bize miras, İlya’nın mirası.



 



Bugün bostan anlamının çok ötesinde bir değer bizler için burası: 



 



- Kimimiz için bu çarpık yapılaşma içinde nefes alma alanı,



 



- Kimimiz için termosta bekleyen iki yudum çay, dalından düşen hurma, çocuklarımızın ayağının toprağa değdiği yer,



 



- Kimimiz içinse alternatif yaşamı kurmak için bir deneme, ata tohumlarımızı sürdürebilmek için bir bahçe ya da bazen sadece domates topladığımız bir bostan. 



 



Bunları kaybetmek istemiyoruz.



 



Neden mi haykırıyoruz? Kuzguncuk Bostanı hem bir doğa mirası, hem de tarihi miras. Bu koskoca değer; bilinçsiz peyzajın, art niyetin, rantsal dönüşümün kurbanı olmak üzere. Yanlış zamanda yapılan budamalar ile başlayan süreç maalesef dozer ile tarla sürmeyle devam etmiş, en son noktada mıcır ve taş yığını haline getirilmiştir. Kimseyi zan altında bırakmak istemeyiz ancak ellerimizle temizlediğimiz, toprağını bellediğimiz bu el emeği göz nuru bostanın bağrı delinmiştir dozerle. Yıllardır kullanılan ata tohumlarının toprakta bıraktığı miras  yok edilmiştir, endemitler öldürülmüş, toprağın en verimli alanı dozerle ezilmiştir. Şimdi de üstüne mıcır yığdılar. Mesele sadece dozer, mıcır olsaydı  zarar telafi edilebilirdi. Ancak biliyoruz ki kimine göre bostan kimine göre doğal yaşam alanı olan bu alan, önce doğallıktan uzaklaştırılıp yapay bir parka dönüştürülecek, ardından da imara açılacak. Validebağ Koruluğu’nun karşı karşıya olduğu tehlike aynen Kuzguncuk Bostanı için de geçerlidir. Kabul ediyoruz ki “Beton yığını” olmasındansa “park” olması tercih edilebilir ancak bu iki seçeneğe mahkum değiliz. Var olan hali ile kalması, “Bostan” olarak yaşaması hepimizin sorumluluğundadır.



 



Dostlar, Validebağ’da halkın tüm karşı çıkışına rağmen inşaata devam eden belediyenin elbette Kuzguncuk’taki niyetine güvenmiyoruz. Ekolojiyi müteahhitler bilmez, belediye bilmez; ekolojiyi ekolojistler, çevreciler bilir, bilim insanları bilir. Rant elde edemeyecekleri hiçbir şeye tahammülleri olmayan insanlar, kendilerini doğanın, hayvanların, otların, ağaçların efendisi sanıyorlar. İstedikleri gibi kesip, istedikleri gibi biçebileceklerini sanıyorlar. Sokakları pislikten çöpten geçilmiyor bu koca şehrin. Geri dönüşümün esamesi okunmuyor. Ancak belediye bir ‘’temizliktir’’ tutturmuş gidiyor. Bostanı bu dağınık kendi halinden kurtaracaklarmış. Buna müsaade etmeyeceğiz dostlar. Temizlik vicdanda başlar. Üsküdar belediyesine de Büyük Şehir Belediye’ye de çağrımızdır. Bu yıkım ve katliam politikasından vazgeçsinler. Doğal alandan ellerini çeksinler.



 



Tekrar söylüyoruz; Kuzguncuk Bostanı öncelikle Kuzguncuk’un olmak üzere Tüm İstanbul’a ait bir kamusal alandır ve ekiminden hasatına, kolektif bir aklın ürünüdür. Atılan her adımda, doğa, ekoloji ve bu toprakta yaşayan tüm canlılar düşünülmek zorundadır. Bizler bostanın ve İstanbul’daki diğer doğal alanların bekçisi olduğumuzun, konuyu takibi sürdüreceğimizin ve mücadeleyi bırakmayacağımızın bilinmesini istiyoruz.



 



Hepinize geldiğiniz için teşekkür ederiz.



 



BOSTAN DAYANIŞMASI