Kütahya'da da ocaklar kapatıldı!

Bu sefer de Kütahya'nın Gediz ilçesindeki 10 maden ocağından 8'i kapatıldı

İŞÇİ SINIFI
Cuma, 12 Aralık 2014 (11 yıl 10 ay önce)

Maden patronlarının hükümetin Soma Katliamı'ndan sonra yaşanan toplumsal duyarlılığın basıncıyla kırıntı düzeyinde de olsa yaptığı bazı iyileştirmelerin yaratacağı maliyetlerden kurtulmak için girdikleri şantajcı tutum devam ediyor.  "Üretim maliyetleri artıyor varolan kapasitemizle biz bunu kaldıramayız" diyen maden patronları, merkezi bir sözleşme yapmışçasına hemen her yerde madenlerin kapısına kilit vuruyor, kitlesel işçi kıyımları gerçekleştiriyorlar.



 



Bu süreç aynı zamanda küçük maden şirketlerinin büyüklerce yutulduğu, sektörde sermayenin merkezileştiği bir süreç olarak da işliyor.



 



Geçen hafta içinde Soma’da bulunan madenlerde işten çıkarılan ve diri diri ölmeleri seyredilen 2800 içinin ardından bu hafta da Kütahya’nın Gediz İlçesi’nde bulunan 10 maden işletmesinden 8’i kapatıldı. "Pazar kaybı" bahanesiyle kapatılan madenlerde çalışan yüzelerce işçi bir anda işsiz kaldı.



 



Kütahya’nın Gediz ilçesindeki 10 kömür işletmesinde geçen yıllarda toplam 2 bin 500 kişi istihdam ediliyorken, bu rakam şu an itibariyle 200'e kadar gerilemiş oldu. Geçen yıl istihdam edilen işçi sayısı 700'e kadar düşerken, Torba Yasa'nın kabulünden sonra yaşanan işten çıkarmalar ve ücretsiz izne çıkarılanlarla sayı bu düzeye indi.



 



Gelinen noktadaysa Gediz'deki kömür madenlerinden Cengiz Madencilik ve Kretase Madencilik dışındaki 8 işletmede kömür üretimi durduruldu. Son işten çıkarmalar ve ücretsiz izne göndermelerle 500 madenci daha işsiz kaldı.



 



İşçiler, kış ortasında perişan olduklarını belirtiyorlar. Gerçekgundem'e konuşan kömür işçisi Eyüp Gürpınar, 2014 Eylül'ünden itibaren ücretsiz izinli olduklarını belirterek, içinde bulundukları koşulları şu sözlerle özetledi:



 




İşveren, 'Müfettişler tarafından ocağımız kapatıldı' diyor. 125 işçiye ücretsiz izin verildi, olumlu bir cevap verilmiyor şu anda. 2000 yılından bu yana Gediz Madencilik'te çalışıyorum. Bugüne kadar hiçbir şekilde çocuklarım için bile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'ndan yardım istemiş değilim. Arkadaşlarım da öyle. Bugün hepimiz Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'ndan yardım bekliyoruz. Üç çocuğumu bugün okuldan almak zorunda kalacağım. Çünkü onları okutabilecek durumda değilim. Aile durumumuz bozuk, kredilerimiz ödenmiyor. Ailelerde parasızlıktan dolayı tartışma ve kavgalar başladı. Aldığımız maaş 1120 liraydı. Soma faciasından sonra devlet asgari ücret iyileştirmesi yaptı 1700- 1800 liraya çıktı. Ama bu iyileştirmeden tek bir kuruş yararlanamadan ocaklarımızda iş durduruldu. Devlet, bize iş bulsun. 1995 yılından beri sigortalı işçi olarak çalışmaktayım. O günden beri benden işsizlik ödeneği kesiliyor. Şu anda şirketimiz bize çıkış vermediğinden dolayı 3-4 aydır ne işsizlikten yararlanabiliyoruz ne de şirketten yararlanabiliyoruz.




 



Maden işçisinin çizdiği bu çarpıcı tablo, işçi sınıfının daha da koyulaşmış kölelik koşullarına rıza göstermesi için ölümle sıtma arasında bir tercihe zorlandığının açık ifadesidir.