16:00 Polisin bir kısmı çekildi, işçiler 15.00 vardiyasında da alkış ve sloganlarla seslerini duyurmaya devam etti
16:00
İşçiler saat 15:00'teki vardiya değişiminde alkış ve sloganlarla arkadaşlarına seslerini duyurmaya devam ettiler. Bu arada fabrika bahçesindeki çevik kuvvet polislerinin bir kısmı ayrılırken, yarım otobüs dolusu çeviğin bekleyişi sürüyor. Fabrika önündeki gergin bekleyiş devam ediyor. Ülker işçileriyle dayanışmak üzere Alınteri okurları da fabrika önünde gitti.
14:20
İnşaat İş Sendikası yöneticileri de Ülker işçilerine destek vermek üzere direniş alanına geldiler...

14:05
Sivil polisler fabrikanın duvarına asılan "Ülker işçisi köle değildir! En tatlı sabahlar hakkımızı alınca başlar! Bir biskrem versem bizi işe alır mısın?" yazılı pankartın indirilmesini istediler. Sendika yöneticileri bu "isteğe" işçilerle birlikte karar verecekleri yanıtını verdiler. İşçilerle yapılan görüşmeden sonra pankartın indirilmemesi kararlaştırıldı.

13:50
Ülker patronunun direnişe dönük saldırısı birkaç saat önce özel güvenlikçilerin işçileri taciz etmesi ve pankartı-çadırı kaldırma teşebbüsleriyle sınırlı kalmadı. Şu anda fabrikanın bahçesinde bir otobüs dolusu çevik kuvvet polisinin olduğu, takviye polis ekiplerinin gelmeye devam ettiği öğrenildi.

***
Ülker direnişçileri, direnişlerinin 56. gününde Gebze’de miting yapan metal işçilerini yalnız bırakmadılar. Direnişin 57. günü olan bugünse Ülker patronunun emriyle çadırları sökmek üzere gelen özel güvenlikçilerle karşı karşıya geldiler. İşçilere çadır kurulan yerin Ülker patronu Murat Ülker'e ait olduğunu, Ülker'in emriyle çadırları sökeceklerini söyleyen özel güvenlikçiler, kararlı tutum karşısında geri çekildiler.

Ülker patronunun işbirlikçi sendika Öz Gıda-İş'le birlikte direnişe saldıracağı, bunun alt yapısını oluşturmaya çalıştığı Öz Gıda-İş'in ardı ardına yaptığı açıklamalardan da anlaşılıyordu.
Hak-İş’e bağlı Öz Gıda İş Sendikası, direniş süreci boyunca hiçbir açıklama yapmadığı gibi çalışan işçileri direnişe karşı kışkırtan, işçiler üzerinde baskı ve denetim mekanizmaları kuran bir pratik sergiledi. Öz Gıda-İş, patron uydusu rolünü direnişin 54. gününde önce yazılı, sonra da fabrika önünde yaptığı basın açıklamasıyla tırmandırdı.
Fabrika önünde yapılan bu basın açıklamasından önce Öz Gıda-İş Genel Başkanı Mehmet Şahin imzasıyla yazılı bir açıklama yapan sendika, bu açıklamadaki tehdit ve karalamalardan sonra saldırganlığını fabrika önünde yapılan basın açıklamasıyla açıkça ortaya koydu.

Direnişin 54. gününde kalabalık bir grupla fabrika önüne gelen Öz Gıda-İş Sendikası İstanbul 1’nolu Şube Başkanı Sadi Yılmaz,
Fabrikamız çalışanları hakları ve hukukları içinde, huzurlu bir şekilde çalışmalarına devam etmektedir. Bundan sonra artık kimsenin buradaki iş huzurunun bozmasına izin vermeyeceğiz. Öncelikle bu arkadaşlar iş arkadaşlarına ve işverene karşı ahlaki olmayan davranış ve tutumlarından dolayı işten çıkarılmıştır. Ve bu gayrı ahlaki davranış ve tutumlarına ise bir başka sendikayı alet etmişlerdir. Bu sendika ise farklı ideolojik ve siyasi nedenlerle bu durumdan vazife çıkarmaya çalışmış ve işi kamuoyu ve medyaya karşı bir sendikal şova dönüştürmüştür
sözleriyle bir taraftan direnişi tehdit ederken, bir taraftan da direnişçi işçileri yalan ve karalamalarla hedefe çakarak, direnişe saldıracaklarının işaretini verdi.
Fabrika önünde bu tehdit ve karalamalarla başlayan açıklama, daha sonra Öz Gıda-İş Genel Başkanı'nın yaptığı ve işçileri, DİSK Gıda-İş'i hedefe çakan yazılı açıklamanın okunmasıyla devam etti. Sendika Genel Başkanı'nın yazılı olarak yaptığı ve fabrika önünde Sadi Yılmaz tarafından okunan açıklamada, "Ülker'de amacı sendikacılık ve işçi hakkı olmayan siyasi bir tezgah kuruluyor. Öz Gıda-İş olarak, işçiler üzerine kurulan bu siyasi tezgahın farkındayız. Gıda işkolunda sendikasız 500 bin işçi varken, sendikalı işyerlerine saldırıp huzur bozmak isteyen malum sendikaları, örgütsüz işçileri örgütlemeye davet ediyoruz” denildi.
Basın açıklamasında Şahin, daha da ileri giderek DİSK Gıda-İş'e dönük olarak o bildiğimiz düşmanca ideolojik argümanlarla;
Nesli tükenmiş, ideolojisi kalmamış, nerede üç-beş kişilik bir kalabalık görseler kaşımak ve çözümsüzlüğe kavuşturmak için kafaları çalışanlar şimdi de Ülker’de boy gösteriyor. Çözülebilecek sorunları çözümsüz hale getirip sözde sınıf mücadelesi adı altında sınıflarına ihanet eden insanlar, şimdi de Ülker’i karıştırarak siyasi rant elde etmeye çalışıyor
açıklamalarında bulunarak, direnişi kırmak için bundan sonra da Ülker patronlarıyla birlikte hareket edeceğini tescillemiş oldu.
Öz Gıda-İş’in yaptığı bu açıklama aslında fabrika içinde çalışan işçilerin kendilerinden hesap sormalarının, çalışma koşullarının düzeltilmesi için baskı oluşturmalarının yarattığı korkunun sonucudur. Direnişteki işçilerin ve çalışan işçilerin birbirleriyle konuşmalarını, sorunları tartışmalarını, bunu içeriye taşımalarını hazmedemeyen yandaş sendika, bu tutumuyla direnişi kırmak için elinden gelen pervasızlığı göstereceğini bir kez daha ilan etmiş oldu.
Ülker direnişçileri ve fabrika içinde çalışan işçiler, bu yandaş sendikanın oyunlarını er ya da geç bozacaklar. Tüm korkuları da bundandır. Ülker direnişçileri Hak-İş'e bağlı Öz Gıda-İş'in direnişe ve DİSK Gıda İş'e dönük saldırgan açıklamasına karşı yaptıkları açıklamayla gereken yanıtı verdiler.
İşçiler o yanıt mektuplarında şunlara değindiler:
Atılan işçiler ahlâk kurallarına uymadığı için isten atıldılar diyor ve tazminat için sendika değiştirdiler diyolar. Bunları söylerken yüzleri de kızarmıyor. Biz namus ve şerefimiz üzerine yemin ederiz bunların doğru olmadığına, bize bu iftiraları atanlar da yemin edebilirler mi ?
Bize 'imzanızı atın bütün haklarınızı alın' dediler. Biz kabul etmedik. Biz tazminat için değil içerideki şartların düzelmesi için bu yola çıktık dedik. Bunu ispatlayabiliriz ses kaydıyla. Orada sendikanın pankartını tutup alkışlayan işçi arkadaşlara da diyecek söz yok. Satılmış sendikanın ihanetlerine haksızlıklarına ortak olmayın, hepimiz iyi biliyoruz ki Öz Gıda Sendikası’nın işçiyi nasıl sattığını ve işçilerin sırtından saltanat sürdüklerini. Sizin bu yaptınız kendinize ve arkadaşlara ihanettir. ... arkadaşlar Öz Gıda her zaman ilklere imza atmıştır.
[1]- Ankara'ya götürdüğü kendi delegelerini, konuştukları için on yedi işçi arkadaşımızı işten attırmıştır.
[2]- 2004’te işçiye verilen hakkı elinden geri almıştır. Maaşları 790 tl den 350 tl ye düşürtmüştür. O zaman en çok mağdur olanlar şimdi öz gıdacı oldu.
[3] -Sene 2014 bir sözde işçi sendikası işçilerine karşı basın açıklaması yaptı. Anlaşılıyor ki köşeye sıkıştılar iyice, küçüldüler, suçluluk psikoljisi içindeler, saldırıya geçtiler.
Basın açıklamasını yapan...? Kendi hakkında açılan öz gıdaya bağlı diğer şubelerde hakkında açılan ahlakla ilgili davaları bizim üzerimizden örtbas etmeye çalışıyor.
Er ya da geç adalet yerini bulacaktır. Zafer direnen işçilerin olacak ALLAH'ın izni ile..saygılar