"Bu ölüm tamamen ihmalden kaynaklandı. Hiçbir iş güvenliğimiz yok"
Ancak toplu kıyıma dönüştükleri durumlarda gündem olabilen iş cinayetleri, her gün üç-beş işçinin hayatını kaybettiği sessiz bir ölüm zinciri olarak birbirine eklenerek, büyüyor.
İşçiyi ölümünden sorumlu kılan yeni düzenlemelerle cinayetlerin önünü daha bir açacak olan burjuva hükümet, bu sessiz çığlıkların yarın gürültülü çığlıklar şekline patlamasının da zeminini yaratırken, Türkiye bugüne de yaşanan cinayet haberleriyle başladı.
Bugün sabah saat 10:00'da Kayseri Şehirlerarası Otobüs Terminali'nin arkasında yapılan Bölge Hastanesi inşaatında yaşanan cinayette iki çocuk babası Hasan Kıpçak hayatını kaybetti. İnşaat sahasında vinçle kaldırılan inşaat demirleri, vincin halatından kayarak işçi Hasan Kıpçak'ın üzerine düştü. Demir yığınının altında kalan Kıpçak, arkadaşlarının yardımıyla çıkarıldı. Ağır yaralanan Kıpçak, ambulansla Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Boynundan ve belinden yaralanan inşaat işçisi, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.
Hastaneye gelen arkadaşları, Hasan Kıpçak'ın ölüm haberi üzerine gözyaşı döktü. İşçiler, "Bu ölüm tamamen ihmalden kaynaklandı. Hiçbir iş güvenliğimiz yok. Vincin aldığı demir demeti, vincin halatından sıyrılıyor ve aşağıda çalışan arkadaşımızın üzerine düşüyor. Bu ihmalin hesabı sorulsun, başka ocaklar da sönmesin" diyerek tepki gösterdi.
Hayatını kaybeden işçinin cenazesi memleketi Tufanbeyli'de toprağa verilecek.
Dün de Zonguldak'ın Kilimli İlçesi'nde, temizlik işçisi (50) Ali Rıza Kurtoğlu görev yaptığı çöp kamyonunun altında kalarak hayatını kaybetmişti.
Yine Manisa'da, bir apartmanın çatısındaki su sızıntısını gidermeye çalışan tesisatçı Veli Yaren (37) havalandırma boşluğuna düşerek can vermişti.
Her zaman olduğu gibi savcılıklar cinayetlerle ilgili olarak soruşturmalar açtılar, sonucu başından belli olan soruşturmalar...