Annelik "kariyeri"

İstanbul’da bir hastane odası… Yatakta yüzünü göstermemek çarşafına daha sıkı sarınan 'kimliksiz' anne...

KADIN
Perşembe, 1 Ocak 2015 (11 yıl 9 ay önce)

Adettendir, yeni yılın ertesi günü gazete manşetleri “yılın ilk bebeği… ‘şöyle oldu böyle oldu’ diye manşet atarlar. Matah gelenek bu yıl da şaşmadı.



 



İstanbul’da bir hastane odası… Ön planda babasının kucağında Meryem bebek. Geride, ışıklı ortamda daha da temiz görünen çarşaflarıyla yatak, yatakta yüzünü göstermemek için daha sıkı sarındığı siyah çarşaf içinde, adının Hamdiye olduğunu haberden öğrendiğimiz ‘kimliksiz' anne…



 



Mardinli aile babası Sağlık Bakanı’nın şereflendirmesiyle kırık dökük konuşuyor. Bakan da kadın söz konusu olduğunda AKP’nin yaklaşımını son derece veciz bir biçimde özetleyerek niyetlerini ve hedeflerini mikrofonlara haykırıyor.:



 




Anneler dünyada, bir başkasının sahip olamayacağı annelik kariyerine sahip oluyorlar. Anneler, annelik kariyerinin dışında bir başka kariyeri merkeze almamaları gerekir. Merkeze iyi nesiller yetiştirmeye almalılar. Her annenin doğal yapısı, normal doğum üzerine yaratılmış. Normal doğumu merkeze almak lazım. Tıpta olağanüstü durumlar için var. İhtiyaç duyulduğu zaman, hekim arkadaşların en doğru kararı vermelerini isteriz. Anne sütünden daha önemli, daha sağlıklı bir şey yoktur. Bebek için anne sütünde hem gıda, hem ilaç var. En az 6 ay, mümkünse 1 sene annelerin evlatlarını emzirmesini arzu ediyoruz.




 



Bu birkaç cümleden AKP Hükümeti’nin kadına bakış açısının ruhu taşıyor. Kadını kadın olarak sadece bir araç olarak gören bu aşağılık yaklaşım, onu aileye iliştiriveriyor. Anneliği bir “kariyer” olarak niteleyerek kadınlara hem sözde bir armağan sunuyor hem de 'onurlandırıyor'! "Bunu merkeze alın" diyerek kadına annelikten başka bir dünya, başka bir hayat ve varolma imkanı tanımıyor.



 



Badem bıyıklı bakan bozuntusu burada durmuyor; normal doğum ve emzirme hakkında da ‘değerli bilgiler’ sunuyor. Kadının bedenini, hayatını, ruhunu hoyratça kullanan bu anlayış kadın kitlelerine gözdağı veriyor. Bu formalite hastane ziyareti vesilesiyle kadını erkeğin malı ve kölesi olarak gören faşist politika ve uygulamaları bir kez daha aklıyor, cesaretlendiriyor. Yeni kadın cinayetlerine davetiye çıkarıyor.



 



Kadınlar “kariyer” olarak tanımlanan ve “merkeze” alınması öğütlenen bu türden bir anneliği reddediyor. Onlar merkeze, nerede ve kaç yaşında olurlarsa olsun hayatlarını zindana çeviren bu kadın düşmanı politikalara karşı mücadeleyi koyuyorlar. Taciz, tecavüz, şiddet ve cinayete varan sonuçlarını yaşadıkları, doğumdan kürtaja, emzirmeden giyime, gülme şiddetinden ahlak ölçülerine... akla gelebilecek her konuda direktifler ve yasaklarla örülen hayatı kabul etmeyeceklerini, değiştireceklerini haykırıyorlar.



 



Sadece kendi hayatları değil Meryem bebeğin hayatı da böyle olmasın diye yapıyorlar bunu...