Sapık!..

Taştan ‘tahrik’ oluyorlar, fotoğrafa bakıyorlar öyle; tiyatro baleden vazgeçtik kadın spiker bile bunları ‘tahrik’ ediyor

KADIN
Pazar, 11 Ocak 2015 (11 yıl 9 ay önce)

Neredeyse her gün tüyleri diken diken eden yeni bir haberle uyanıyoruz. Düşünsel tepki göstermek bir yana insanı berbat bir mide bulantısı kaplıyor. Türkçe’de “ayağa düşürmek” diye bir deyim vardır bunlar sapıklığı bile ayağa düşürdüler!..



 



Taşa bakıyorlar ‘tahrik’ oluyorlar, fotoğrafa bakıyorlar öyle, tiyatro bale gibi sanatlardan vazgeçtik televizyonda kadın spiker seyretmek bile bunları ‘tahrik’ ediyor. Cinsellik konusu, kadın lafı akıllarını başlarından almaya yetiyor. Bu nasıl bir sapıklık, nasıl bir azgınlık, nasıl bir abazanlık!..



 



Sadece bir defaya mahsus böyle bir densizlik yapılsa “meczup işte...” der geçeriz. Fakat bunlarınki sistematik; sapıklık ruhlarına işlemiş adeta. “Hamileleri gören genç kızlar doğurmaktan korkuyor” diyen Ömer Tuğrul İnançeri, “hamileler sokakta gezmesin” diye fetva veriyor. Ya Avrupa çapındaki öğrenci değişim programını “Erasmus değil orgasmus projesi” diyerek hayata hangi odaktan baktığını ortaya koyan yazar bozuntusu Yusuf Kaplan’a ne demeli!... Bunlar adeta sapıklığın markası oldular.



 



Sosyal Doku Vakfı denilen ne idüğü belirsiz bir kurumun Başkanı Nureddin Yıldız da geçtiğimiz günlerde katıldığı bir programda Kuran’dan bir ayete dayandırarak “6 yaşındaki çocukla evlenilebileceğini” yumurtladı. Bu nasıl bir açlık ve tatminsizliktir ki heykele bakıp ‘tahrik oluyor’, kadın saçı, kadın bileği... kısaca kadın bedeninin her parçası onlara sadece tek bir şeyi hatırlatıyor!.. Kadına cinsel bir özne, bir seks kölesi, bir hizmetçi, bir kuluçka makinası olarak bakıyor bu sapkınlık. Dolayısıyla da “etinden, sütünden, tüyünden” sonuna kadar yararlanmaktan başka bir şey düşünmüyor.



 





 



Bu utanmaz sapık daha önce de 'Kadınların çalışması onları fuhuşa yönlendiriyor’ demiş, 'Kadın spiker izlemek caiz değil' şeklinde ‘demeç’ler vermişti: "Duyarlı Müslüman bir hanım, internet gibi insandan cine kadar herkese açık ve bir daha kapatılamayan bir ortama fotoğraflarını nasıl koyabilir”... İnternete kadar gitmeye de gerek yok, daha beteri çalışan kadınların kadınlıklarının arızalı olduğunu iddia etmişti. Çünkü bu ilahiyatçı bozuntusunun anladığı kadınlıkla bizim anladığımız çok farklı:



 




Çalışan kadın ya evlenmeyi erteleyerek erkeklerin evlilik sürecini baltalıyor ya da evli olduğu halde çalıştığı için yorgunluğu ve vakit darlığı nedeniyle erkeği ile ilişkisinde kadınlığı arızalıdır. Kadınlığı arızalı olduğu için erkeğin gözü açtır. O evinde erkeğini eksik bırakıyor erkeği de iş yerinde bir başka kadına tasallut oluyor. Böyle fuhuş değil ama fuhuşa hazırlık yapan sürece destek oluyor. Ayrıca çalışan kadın doğurmayan ya da az doğuran kadın demektir. Yani benim ümmetim zarar gördü.




 





 



Öyle sapıkça bir ifrazat ki bu, insan neresinden tutup eleştireceğini bilemiyor. Öfkeden ve nefretten diliniz kuruyor, kaleminiz donuyor... ne söyleseniz eksik kalacak hissine kapılıyorsunuz.



 



Kadının çocukluktan başlayarak dinci/gerici zincirlerle kuşatılmasının adımları bütün bu aşamalardan geçerek güçlendiriliyor. Sapıklık tavan yapıyor... Kitlesel bir tepki görmediği sürece de bugün böyle yarın başka biçimlerde, başka ağızlardan, başka argümanlarla duymamız sürpriz olmayacaktır.