Avrupa'da yaşayan Genç Komünarlar ikinci kez Suruç'a gitmeye hazırlanıyor
Suruç‘a gidip geldikten sonra Avrupa’da bulunan Genç Komünarlar “Kampanyayı devam ettirme ve bir dahaki sefere daha kalabalık bir grupla oraya gitme” kararı almışlar, bunun için “Dokunabileceğimiz herkese dokunmalıyız” demişlerdi.
Suruç’ta geçirdikleri zaman boyunca dayanışmanın parçası olmanın yarattığı coşkuyla aynı zamanda bölgedeki Kürt halkını sahiplenmeyi sürdürmenin ne kadar önemli olduğunu dolayımsız yaşamanın bilinciyle “Dayanışmayı büyütelim. Sen de katıl bize!” şiarıyla kampanyanın startını verdiler.
Bunun ilk adımlardan biri olarak Almanya‘nın güney bölgesinde bulunan Esslingen ve Winnenden Alevi Kültür Merkezleri‘nde birer etkinlik gerçekleştirdiler. Etkinliğe Suruç’a ve Kobané’ye giden Özgür Politika -Özgür Gündem muhabiri Gül Güzel, Alınteri temsilcisi de konuşmacı olarak katıldı. Etkinliklere ilgi yoğundu. Diğer Alevi Kültür merkezleri çalışanları ve Alevi gençliği de katılımcıları kendi kurumlarına davet ederek etkinlik sözü aldılar.

İki Genç Komünar etkinliklerden kalan akşam saatlerini ise (İsmini Almanya Komünist Partisi’nin gençlik kolu Almanya’nın Genç Komünist Ligi üyesi olarak mücadele yürütürken Naziler tarafından tutuklanıp kurşuna dizilen Lilo Herrmann’dan alan) antifaşistlerin kurumu Linkes Zentrum Lilo Herrmann‘da görüşmeler yaparak geçirdiler.
Kampanyaya destek isteyerek, antifaşist Alman gençlerinden oluşan bir grupla Suruç’a beraber gitme tekliflerini sundular. Suruç’ta geçirdikleri günlerin video ve resimlerinden oluşturdukları videolarını, maddi destek için bastırdıkları kartları bıraktılar.
Her iki etkinlik de Kültür Merkezlerinin başkanları tarafından yapılan saygı duruşu çağrısıyla başladı. Ardından ilk olarak Suruç’taki yaşamın örgütlenmesine katılan gençler gözlemlerini, yaşadıklarını ve bunların kendilerinde yarattığı duygusal fakat devrimci etkilenmeleri anlattılar. Anlatanlar ve dinleyenler dönem dönem duygusal anlar yaşadılar. Özellikle kadın dinleyicilerin gözyaşlarını tutamadıkları gözlemlendi.

Gül Güzel ise çektiği resimlerden oluşan bir video gösterisi eşliğinde “Rojova’da Kürt Kadın Devrimi“ içerikli bir sunum yaptı. Güzel konuşmasında “Kobanê’yi sahiplenmenin insanın kendini sahiplenmesi olduğu ve Kobanê’de şu anda yaşananın ikinci bir Kerbela katliamı olduğu; tüm ezilen, sömürülen, inkar edilip katledilenlerin birlik sağlayarak, IŞID/DAIŞ katledici-imhacı, gerici vahşetine ve radikal islamcı zihniyetine karşı mücadele etme, örgütlülüğün gereği maddi ve manevi dayanışma doğrultusunda Kobanè, Şengal çalışmalarına hız verilmesi“ vurgusunu ön plana çıkardı.
Alınteri temsilcisi ise, 2014′e damgasını vuran Kobanê direnişine değinerek “Emperyalistler ve bölge gerici devletlerinin desteğindeki IŞİD adlı bir hayvani örgütün onlar adına vekalet savaşı yürüttüğüne“ vurgu yaptı. “Rojova’yı savunmak gibi en doğal enternasyonalist görevin, ‘emperyalistlerin kucağına oturabilir’, ‘Kobanê vurgusu sınıf çalışmasını geriye itiyor’ gibi gerekçelerin arkasına saklanarak ötelenemeyeceği, bunun bütün çalışmaları kesen bir yanı olduğunu” söyledi. Kobane direnişi ile Stalingrad savunması, İspanya‘da Uluslararası Tugaylar‘la benzerlikler kurdu. Özetle “Kobanê’yi savunan sadece Kürt halkını değil kendisini savunur” dedi.
Etkinliklerde Alınteri özel sayısı da dağıtıldı. Ayrıca Winnenden Alevi Kültür Merkezi o gün için organize ettiği kahvaltı etkinliğinden gelen parayı kampanyaya aktardı. Bir Alınteri okuru ise akrabalarıyla geçirdiği yılbaşında onlardan topladığı parayı kampanyaya aktardı. Bağış karşılığı kampanya kartları satın alanlar oldu.
2 gün dolu dolu geçen yoğunluğun sonuçlarının mutluluğuyla geri dönüş yoluna çıkıldı.