Çocukları ölüm korkusuyla terbiye

Ankara Barosu Hizmet Vakfıyla yapılan 'değerler eğitimi' protokolünün yürütmesinin durdurulmasını istedi

GENÇLİK
Perşembe, 26 Şubat 2015 (11 yıl 5 ay önce)

Okullara neredeyse tek bir çivi çakılmaz, varolan öğretmen açığının giderilmesi için adım atılmazken, sözkonusu olan dini içerikli eğitimin yaygınlaştırılması olunca; kesenin ağzı sonuna kadar açılıyor.



 



Son yıllarda dini eğitimin ilköğretim ve okul öncesi eğitime kadar yaygınlaştırılmasında ciddi adımlar atıldı. Geçtiğimiz aylarda yapılan son illi Eğitim Şurası’yla da bu daha somut bir platforma dönüştü.



 



Hizmet Vakfıyla yapılan protokol!



‘Değerler eğitimi’ olarak adlandırılan bu dersler için çeşitli cemaat ve tarikatlarla yapılan ilk protokol 2010’da dönemin Milli Eğitim Bakanı Nimet Baş tarafından Hizmet Vakfıyla yapıldı. Bakanlık bu protokolü yayımlanan bir genelge ile uygulanmaya başlanmıştı.



 



15 Temmuz’da Milli Eğitim Bakanlığı, okul öncesi dahil bütün öğrencilere ‘değerler eğitimi’ adı altında seminerler verilmesi amacıyla Hizmet Vakfı ile protokol imzaladı. Hizmet Vakfı’nın kurucuları arasında Said-i Nursi’nin öğrencileri de yer alıyor.



 



Ankara Barosu itiraz etti



Ankara Barosu söz konusu protokolün yürütmesinin durdurulması ve iptalini talep etti. Dava dilekçesinde, Kur'an ve hadislerden alıntılar yapılarak hazırlanan seminer kitapçığının da hukuka aykırı olduğu savunuldu.



 



Çocukları ölüm korkusuyla terbiye etmek!



Dilekçede çocuklara verilmesi düşünülen seminerlerin konuları ve içeriğinde “şeytan”, “ahiret”, “günah”, “nefs”, “tevekkül” gibi soyut kavramlar aktarıldığı belirtilerek, “Küçük yaştaki çocukların bilinçaltı uhrevi bilgilerle donatılmakta ve yoğun şekilde ölüm olgusu işlenerek ahirete yönelik mesajlar verilmektedir. Kış mevsimi bile ‘kefen’, ‘ölüm’ gibi çocuk için soğuk ve anlaşılmaz olan sözcüklerle anlatılmaktadır” değerlendirmesi yapıldı.



 



Çocuk zihninde şok edici etki





Hürriyet gazetesinden Mesut Hasan Benli'nin haberine göre kitapçıkta ‘Hastalık’ konusunun, “Ölümü, kabri ve ahreti bilip ona göre hazırlanması gerektiğini hatırlatır” cümleleriyle anlatıldığına da dikkat çekilerek, “Çocuk zihninde ‘şok etkisi’ yaratacak vurgulamalarla doludur” denildi.





‘Ölüm hayat yükünden kurtulmaktır!’



Dilekçede ‘Ölüm’ konusu da eleştirildi: “Kitapçıkta yer alan ‘Eğer ölüm gerçekten güzel olmasaydı, Allah sevdiği kullarını çok uzun yaşatırdı. Her canlı ölümü tadacaktır. Gelen gider giden gelmez, ölüm de bir nimettir. Ağırlaşmış hayat yükünden kurtulmaktır’ gibi sözler psikolojik olarak hassas bir dönemdeki çocuklar için ölümü seçmeyi teşvik edici anlamlar içermektedir.”