Yeni 15-16 Haziran'lar mayalanırken...

Metal işçilerinin, işçi inisiyatifinin önünün açılması için estirdikleri ve TM'yi silen fırtına, sınıf içerisinde mayalanan yeni 15-16 Haziran'ların habercisidir

İŞÇİ SINIFI
Pazartesi, 15 Haziran 2015 (11 yıl 4 ay önce)

15-16 Haziran büyük işçi direnişinin 45. yıldönümündeyiz. Yerleşik sendikal düzene başkaldırıp, işçi iradesinin önünün açılmasını talep eden o soylu direniş. İşte bugün ganster TM tabanındaki metal işçilerinin, işçi inisiyatifinin önünün açılması için estirdikleri ve TM'yi silen fırtına, sınıf içerisinde mayalanan yeni 15-16 Haziran'ların habercisidir.



 



Bu mayalanmanın yerleşik sendikal düzeni yıkıp, bütün karar süreçlerinde işçilerin istekleri ve iradesinin belirleyici olduğu, bütün temsilcilerin (ve delegelerin) atama yoluyla değil seçim yoluyla belirlendiği,



 



Seçilen temsilci ve delegelerin işçiler tarafından istedendiği zaman görevden alınıp yerlerine yenilerinin seçildiği,



 



Genel Merkez dahil sendika yönetimlerinde profesyonel çalışmanın mümkün olan en az sayıya indirildiği, profesyonel yönetici ve kadroların alacakları bütün ücret ve hakların sektördeki ortalama işçi ücretinin üstünde olmadığı,



 



Sendika aidatlarının, işçilerin ücret düzeyleri dikkate alınarak düzenlendiği ve aylık aidatın yarım günlük ücret karşılığını geçmediği,



 



Toplusözleşme taslaklarının üyelerin bulunduğu bütün fabrikalarda tartışmaya açıldığ, bu tartışmalar sonucu tabandaki çoğunluk tarafından benimsenen önerilerin esas alındığı, patronlar ve patron sendikalarıyla yapılacak TİS pazarlıklarına yetkili yönetici ve uzmanların yanı sıra taban tarafından seçilen en az 7 kişilik bir işçi temsilcisi grubunun da mutlaka katıldğı, TİS pazarlıklarının her aşamasında üye fabrikalardaki bütün işçilerin düzenli bilgilendirildiği ve üzerinde uzlaşmaya varılan TİS'in, sendika üyesi işçilerin çoğunluğu tarafından da onaylanmadıkça imzalanmadığı,



 



Sendikanın gelir gider tablosu ve faaliyetleri konusunda en geç 3 ayda bir bütün üyelerin düzenli bilgilendirildiği,



 



Şube ve genel merkezde profesyonel yöneticiliğin en fazla iki genel kurul dönemiyle sınırlandırıldığı, uzmanlıklarına ve deneyimlerine ihtiyaç duyulan eski yöneticilerin gerektiğinde ücretsiz danışmanlık yapmakla yükümlü tutulduğu,



 



Sendikanın faaliyetlerinde yasal sınırların değil işçi sınıfının çıkarları temelinde meşruiyet ve fiili mücadelenin esas alındığı yeni bir sendikal anlayışın inşasına yönelmesi için çalışılmalıdır.



 





 



İlk elde birleşik hareket etmenin zeminini güçlendirmek, kimi fabrikalarda direniş sonrası gerçekleşen kıyımlar sonucu işten atılanların işlerine geri dönmesini sağlamak, kafalardaki farklı soruların yanıtlarını hep birlikte kitlesel olarak arayacağımız kurultaylar için harekete geçilmelidir.



 



TM’den kopan ve önümüzdeki günlerde kopacak olan bütün fabrikalarda mevcut moral coşku ve özgüvenin zayıflamasına meydan vermemek için fabrika kurultayları düzenlenmelidir.



 



Bu kurultaylarda ortaya çıkan irade ve eğilimlerin ortaklaştırılması amacıyla her fabrikadan seçilen işçi temsilcileri örneğin Büyük Metal Kurultayı adı altında bir araya gelmelidir.



 



Bu büyük kurultaya BMİS ve Çelik-İş üyesi fabrikalardan da temsilciler katılabilmeli ve metal işçileri olarak hep birlikte ortak bir çözüm aranmalıdır. Eğer kabul görürse BMİS’in kapısı bundan sonra çalınmalıdır. Bağımsız sendika kurma yolu tutulacaksa da kararı yine bu kurultaylar vermelidir. Dolayısıyla sınıf içerisinde bölünmenin değil, birleşmenin önünü açmaya yüklenilmelidir.



 



Bütün bu süreç kamuoyuna açık olarak, onun önünde yürütülmelidir. Bugün pusuya yatmış kurt misali işçilere “bize gelin” çağrıları yapan BMİS ve Çelik-İş yönetimlerinin tutumları ve gerçek yüzleri bu sayede herkes tarafından daha net görülecektir.



 



Şunu da ekleyelim ki, metaldeki bugünkü arayışın bu yolu izlemesi ve mevcut sendikalar üzerinde bu içerikte bir basıncın yaratılması, sadece metal sektöründeki sendikal bürokrasiyi sarsıp sallamak ve onların gerçek yüzlerini bir kez daha iyot gibi açığa çıkarmakla kalmaz, diğer sektörlerdeki işçilere de esin kaynağı olarak DİSK’inden Hak-İş’ine kadar taşlaşmış bütün bürokratik yapılarda zincirleme depremleri tetikler.



 



Metal işçilerinin büyük direnişi sınıf içerisinde mayalanan yeni 15-16 Haziran'ların dışavurumu olarak yaşandı. Bu direnişin kalıcı sonuçlar bırakması aynı zamanda sınıf içerisinde proletaryanın genel çıkarlarını gözeten mevzilerin kazanılmasıyla taçlandırılabilir.

 



Türkiye işçi sınıfının önüne yeni bir sayfa ve yol açan metal işçileri şimdi de sınıfın sendikalarını geri almasının öncülüğünü yapabilir, yapmalıdırlar