Ermenek'te 2. oturum...

Ermenek Katliamı davasının ilk duruşmasının ikinci oturumunda ifadeler alınmaya başlandı

İŞÇİ SINIFI
Çarşamba, 17 Haziran 2015 (11 yıl 4 ay önce)

28 Ekim 2014’te 18 maden işçisinin katledildiği iş cinayetiyle ilgili olarak Ermenek Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanının ilk duruşmasının ikinci oturumu dün yapıldı. Davanın önceki günkü ilk oturumunda iddianamenin okunması tamamlanmıştı. Ailelerin öfke ve acılarını koyverdikleri duruşma salonunda gergin alnlar yaşanmış, bu gerilim katliam sanıklarının kendi aralarında gülüşmeleriyle doruğa çıkmıştı. Mahkeme heyeti sanıklara tepki gösteren bazı aileler hakkında tutanak tutturarak salondan çıkartmıştı.



 



Bugün görülen ikinci oturumda katliam sanıklarının ifadeleri alınmaya başlandı. Ailelerin avukatları birkaç sanığa aynı avukatın bakmasının aralarındaki menfaat çatışması gereği doğru olmadığını söyleyerek, bu durumun değişmesini sitediler.



 



İfade veren ilk sanıksa, katliamın gerçekleştiği kömür sahasının işletme ruhsatı sahibi şirket Ermenek Cenne Linyit Kömür İşletmesi şirketi müdürü Abdullah Özbey’di. Katliamla ilgili hiçbir sorumluluk üstlenmeyip, tüm sorumluluğu rödovansçı şirket Has Şekerler'e atan Özbey'in anlatımları madenlerdeki rödovans sistemini olduğu kadar, açgözlülüğü de pekçok boyutuyla teşhir eder nitelikte.



 





 



'Ölüm olmasaydı bu su baskınını da bilmeyecektik'



 



Özbey'in ifadesinin sonunda söyledikleriyse gerek ocakta daha önce de benzer su baskınlarının yaşandığını göstermesi gerekse ihmal ve savsaklamanın boyutlarının görülmesi açısından son derece çarpıcı:



 




Daha önce de madeni su basmış ama haberimiz olmamış. Bu işler olduktan sonra işçi ifadelerinden öğrendik. O su baskını sırasında maden tatilmiş. 28 Ekim’deki su baskınında da tatil olsa demek ki ölüm olmayacaktı ve bize haber verilmeyecekti. Nasıl ki o defa ölüm olmadığı için haberimiz olmadı, bu defa da ölüm olmasa yine habersiz kalacaktık.




 



Aslında buraları denetlemekle yükümlü olan ruhsat sahibi şirketin temsilcisi olarak Özbey, bu noktada da “bizim görevlendirdiklerimiz bilgi vermezse nereden haberimiz olacak?” diyerek işin içinden çıkmaya çalıştı.



 



Hemen tüm rösovansçılarının aynı zamanda Cenne şirketine ortak olmasıysa aslında tümünün suç ortağı olduğunun açık ifadesi. Fakat Özbey ilişkiler ve çıkarlar bu kadar içiçe olmasına rağmen ocakta oluş biten herşeyden sonradan haberdar olmuş ayaklarına yattı.



 



Yeraltına ilişkin hiçbir sorumluluğu kabul etmedi!



 



Özbey, Ermenek Cenne firmasının sahada ruhsat sahibi olduğunu vurguladı ve yeraltında kömür çıkartılmasıyla ilgili hiçbir faaliye karışmadıklarının altını çizdi: “30 yıldır maden faaliyetimiz bulunmamaktadır, madeni rödovansçılar çıkarır. Yıllık ve aylık üretimden kira alınır ve rödovansçı firmaların devlete ödemeleri takip edilir.”



 



Daha fazla kömür çıkarma sevdası!



 



Özbek, Has Şekerler'in aynı sahada eskiden üretim yapılan bir alana çok yaklaştığını ve burada biriken suyun ocağı bastığını söyledi. Has Şekerler'in tüm eski üretimleri çok iyi bildiğini, elinde haritanın bulunduğunu zaten saha haritalarının da rödovansçı şirketlerce hazırlandığını söyleyen Özbey, rödovansçı şirketin göz göre göre su dolu depoya yakın yerden kömür çıkartmaya kalkıştığını anlatmak istedi. Fakat burada da denetim sorumluluğundan kaçtı!:



 




Benim yöneticilik zamanımdan önce Has Şekerler’le sözleşme yapılıp yer teslimi gerçekşti. Haritaları o dönemde görmüş olmalılardı. Uyar 1994-2000 yılları arasında o sahada kendisi çalıştı ve kendi şirket arşivlerinde buranın kayıtları mevcuttur. Bölgeyi biliyor Saffet Uyar. Cenne 30 yıldır harita hazırlamaz. Rödovansçıların personeli hazırlar haritaları nushaları Cenne’ye verir. Dolayısıyla kusuru ve suçlamayı kabul etmiyorum.




 



Eski sahalara defalarca girilmiş!



 



Has Şekerler firmasının, eski dönemde maden sahasında kömür çıkartan firmaların üretim sahalarına girmesi hakkındaysa Özbey şunları anlattı: “Defalarca eski üretimlere girilmiş. Bunlarla ilgili bir tane tutanak yok. Daimi nezaretçinin defteri kayıp. İşçilerin her şeyden haberi var. İşçiler mühendis olsaymış bu kaza olmayacakmış demek ki. Bizim denetim yükümlülüğümüz var ama görevlendirdiğimiz kişiler bize haber vermezse nasıl bileceğiz?”



 



'Cenne neden sondaj makinesi alsın?'



 



Cenne müdürü Özbey, Cenne firmasının tüm rödovans şirketlerinin kullanması için ortak bir sondaj makinası alacağı iddialarını da kendilerinin yer altında çalışmak için sicil no'larının bile olmadığını, yeraltını ilgilendiren bir konuda kendilerinin sorumlu olamayacağını söyledi.



 



Özbey, rödovansçı şirketlerin Cenne’yle toplantı yaparak sondaj makinası alınmasını görüştüğü iddialarını şu ifadelerle reddetti: “Rödovansçılar kendi aralarında toplandı. Bizim binayı kullandılar. Toplantı olmuş olabilir ama Cenne’yle ilgili değildi ve ben yoktum.”



 



Diğer sanıklar ilk ifadelerinde sondaj makinasının sipariş edildiğini söylemiş, proformo fatura olduğunu belirtmişlerdi. Dava dosyasında da olan proformo fatura hakkında Özbey, “Proformo faturayı hiç görmedim. Varlığını şimdi duyuyorum” değerlendirmesini yaptı.



 



Saffet Uyar da suçsuz!



 



Özbey'den sonra ifadesi alınan Has Şekerler Şirketinin sahibi Saffet Uyar da Özbey gibi tüm sorumluluktan sıyrılmaya çalıştı. Madenci ailelerine başsağlığı dilemeye kalkan Uyar'a aileler feryat figan isyan ettiler. Salonda gerilim yükseldi.



 





 



Uyar da Özbey gibi olayın dışında! Madende matkapla sondaj yapıldığını bilmediğini, mühendislerin kendisini bilgilendirmediğini, ellerinde harita olmadığını, Özbey'den istediği halde verilmediğini, uygun bir sondaj makinesi alınması için bakındıklarını, rödovans parasını ödeyemediği için kömür çıkarma işinin Cenne tarafından yürütüldüğünü söyledi. Hatta ocağı kapatmayı düşündüğü için sondaj makinesi almadığını da belirtti! Yalanın bini bin para yani...



 



'Haritalar MİGEM ve Cenne'de mevcuttu'



 



Aradan sonra devam eden duruşmada sanıklardan Mehmet Zeybek ruhsat sahibi Cenne Şirketi'nin müdürü ve ortağı Ramazan Özbey'in “bizde harita yok” demesini yalanlayarak “Bu haritaların hepsi Cenne ve MİGEM'de mevcuttur” dedi.



 



Herhangi bir aksaklık görmemiş, ama...



 



Daha sonra Teknik Nezaretçi Ali Kurt'un ifadesi alındı. Madende sondaj makinesinin bulunmamasının üretimin durdurulma gerekçesi olamayacağını söyleyen Kurt, daha sonra da “sondaj makinesi olsaydı bunlar yaşanmazdı” itirafında bulundu.



 



"Eksik raporları tamamlamak için raporlara ekleme yaptım" itirafında da bulunan Kurt, sanıklar arasında bulunan maden sahibi Saffet Uyar ve ruhsat sahibi Şerafettin Özbey'in iddia ettikleri gibi maden hakkında bilgi sahibi olmamalarının inandırıcı olmadığını kaydetti.

 



Kurt'un ifadesinden sonra duruşmaya bugün saat 09:15'te devam edilmesine karar verildi.