Ermenek Katliamı'yla ilgili davanın ikinci duruşması 7 Temmuz'da görülecek
18 maden işçisinin hayatını kaybettiği Ermenek Katliamı'yla ilgili davanın ilk duruşmasının dün görülen 3. oturumunda duruşma ara kararla sona ererken, bir sonraki duruşma da 7 Temmuz'a ertelendi.
Tıpkı Soma'da olduğu gibi Ermenek'te de asıl sorumlulardan biri olan MİGEM'in yargılanmasına izin verilmiyor. Yine sanıklar orada olduğu gibi Ermeknek'te de hiçbir suçlamayı kabul etmiyor, her şeyin yolunda olduğunu söylüyor, sıkıştıklarında da sorumluluğu birbirlerinin üstüne atıyorlar. Yine bir avukat birkaç sanığın müdafiliğini yapıyor, bu sanıklardan her biriyse birbiriyle menfaat çatışması yaşıyor.
Madenci ailelerinin dinmeyen öfkesi ve acılı haykırışları altında devam eden duruşmanın dünkü oturumunda şu ara kararlar verildi:
-Tutuklu sanık Cennet Kömür İşletmeleri Müdürü Abdullah Özbey, kazanın gerçekleştiği Has Şekerler Madencilik'in sahibi Saffet Uyar ile teknik nezaretçi Ali Kurt'un tutukluluğunun devamına karar verildi.
-Ayrıca tutuksuz yargılanan Has Şekerler Madencilik İşletme Müdürü ve daimi nezaretçisi Yavuz Özsoy'un delilleri karartma ve kaçma şüphesi olduğu için tutuklu yargılanmasına karar verildi.
-Duruşmaya gelmeyen eski maden işçisi Naci Özsoy'un bir sonraki duruşmaya zorla getirilmesi kararlaştırıldı. Sanık avukatlarının, bilirkişi raporunun yeni bir heyetle yeniden hazırlanması talebi mahkeme tarafından reddedildi.
MİGEM görevlilerinin yargılanmasına izin verilmiyor!
Duruşmanın sonunda ailelerin avukatlarından Mehmet Kasap yaptığı basın açıklamasında "Maalesef bugün üzücü bir haberi öğrenmiş bulunmaktayız. Bilirkişi raporunda Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM) görevlilerinin, burada gerekli sondaj makinesi alınmadığı için sorumlu olduğunu belirtmişti. Ama kamu görevlilerinin doğrudan yargılanma yetkisi olmadığı için savcılık, bunu dosyadan ayırmıştı. O soruşturma dosyasında bakanlık nezdinde girişimde bulunarak soruşturma izni verilmesini talep etti. Ama maalesef 3 Haziran 2015 tarihi itibarıyla Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından soruşturma iznini verilmediğini öğrendik. Bunun üzerine savcılar, bu karara yönelik olarak da Konya Bölge İdare Mahkemesi'ne bu soruşturma izninin verilmemesine dönük olarak kararın kaldırılması yönünde müracaatta bulunmuş. Bu çok önemli, şimdi biz başından beri söylüyoruz 18 şehit ailesinin yargılanması değil Türkiye'de iş cinayetlerinin önünün alınması, ihmallerin hesabının sorularak bundan sonra böyle hadiselerin yaşanmaması için neler yapılması gerekiyorsa; sorumlulardan hesap sorulması talebimiz vardı. Fakat maalesef böyle yargılamaktan kaçırmak suretiyle, sorumluların burada hesabının sorulmasının önüne geçilmek isteniyor. Biz Konya Bölge İdare Mahkemesi nezdinde bu işin takipçisi olacağız.'' dedi.