Kıyım saldırısı ve ‘Kale’nin tutumu

İlk işten atma denemesini Renault’ta yaptılar. İşçilerin direncine ve birleşik duruşuna çarparak geri adım attılar

İŞÇİ SINIFI
Cumartesi, 27 Haziran 2015 (11 yıl 4 ay önce)

Serhat Tuna



“Su uyur düşman uyumaz!” parolası insanlığın kendi yaşam deneyinden süzüp çıkardığı kulaklara küpe tarihsel bir derstir. Gündelik olanın ötesinde, dünya tarihinden damıtılmış bir ders!.. Büyük metal direnişiyle birlikte yaşanan gelişmeler, bu dersi, birkez daha göz çıkartırcasına görünür kıldı. MESS ve işbirlikçisi TM çetesi, büyük metal direnişi sonrası yapılan anlaşmanın hükümlerini yok sayarak taarruza geçti.



 



Saldırının kapsamı görünenden daha derin. Metal işçisine diz çöktürmeyi, aman dilemeyi dayatıyorlar. Direnişin sağladığı işçinin kendi gücünün keşfini ve bunun sağladığı özgüven duygusunu ortadan kaldırmaya, metal işçisi şahsında bir bütün olarak işçi sınıfının onurunu kırarak ruhsal bir yıkım yaratmaya oynuyorlar. Metal işçisi üzerinde MESS işbirlikçisi TM boyunduruğunu yeniden tesis ederek, işçileri öncekilerden çok daha katmerli bir kafese mahkum kılmak istiyorlar. Bunu başardıkları durumda da kölece çalışma koşullarını daha fazla derinleştirecekler.



 



Saldırı zincirinin ilk halkası olan kıyım dalgasında Türk Traktör’de 20, Ford Otosan’da 142, Tofaş’ta 82, MAKO’da 80, Ototrim’de 38 işçiyi işten attılar. Tofaş’ta yetki alan TM’nin ikiz kardeşi ÇİŞ kıyıma göz yumarak, tepki gösteren işçilerin direnişini de “Dava süreci ile olayı takip edeceğiz” diyerek kırdı. Ford Otosan’daki kıyım karşısındaysa, işçilerin yönünü döndüğü çürümüş, hantal BMİS bürokrasisinin söylemde kalan tepkisinin ötesinde bir tutum söz konusu olmadı. Öyle ki çıkmaz yaşayan kimi Ford Otosan işçisi, manüple edilerek TM’ye geri döndü. TM ve yalakaları bu dönüşü pazarlamaya, TM’yi silen işçilerde geriye doğru bir çözülme yaratmaya soyunmuş bulunuyorlar.



 



Bakın bu dönüşü medyaya pazarlayan TM Genel Sekreteri Yücel Yücel nasıl günah çıkartmış; “Yapılan eylemde sendika olarak kendimize düşen payı fazlasıyla aldığımızı düşünüyoruz. Yaşanan olayda sizlerle pek bir araya gelemedik ama yöneticilerle oturduğumuzda sizlere daha fazla yararlı olmak için konuştuk” demiş ve devamında “Bu sebeple 2016 yılında yapılacak olan Genel Kurulumuzu 1 Ağustos’ da yapmaya karar verdik. Burada bizimle hareket eden arkadaşlara teşekkür ediyorum. Genel kurulun ardından fabrika temsilcisini seçeceğiz. Bu süreçte gönül kırıklığı yaşandıysa hepinizden özür diliyorum. Bundan sonra her şey çok daha güzel olacak” diye buyurmuş.



 



Bu alçaklar MESS’le kol kola vererek düğmesine basılan işçi kıyımıının basıncıyla da 1998-2012 metal direnişlerinin sonunda yaşanan filmin tekrarını yaratmaya soyunuyor ve bunu umuyorlar. Bilmek gerekir ki böylesi bir tehlike hala var. Bu tehlikenin varlığını bilmek ve buna karşı önlemler almak zorunludur. Onlar TM’yi silen işçi sınıfına tükürdüğünü yalatmak isteyecek, sınıfın onurunu ezmek için ellerinden geleni ardlarına koymayacaklar. Bizler de TM’nin bir kez daha düştüğü yerden kalkmasına, dilleri ne söylerse söylesin, hangi özre sığınırlarsa sığınsınlar, MESS’le birlikte yeniden ve eskisinden daha katı biçimde metal işçisinin başına kafes örmelerine izin vermeyeceğiz!..



 



‘Kale’ düşürülmemeli

Renault’ta ilk işten atma girişimi, kartı okunmayan işçi arkadaşlarının işe geri alınıncaya kadar kart basmama eylemi yapmasıyla boşa düşürüldü. ZP Sachs’da tüm tehdit ve baskılara rağmen üretimi durduran işçiler kazandı. Opsan’da gerçekleştirilen kıyım saldırısına karşı işçilerin fiili grev ve direnişi sürüyor. SeraPool direnişçileri metal işçilerinin açtığı yoldan devam ediyor.



 



Kıyım dalgası direniş sürecinde yeralan fabrikalarda yayılarak devam ederken, metal fırtınasının öncü gücü konumunda olan Renault işçileri ücret iyileştirmesi ve bunun aylık ücretlere nasıl yansıyacağına kilitlenmiş durumdaydı. O da 26 Haziran itibariyle netleşmiş oldu. Sonuçta MESS’in teklifine ek olarak, Renault yönetiminin sunduğu teklifte giriş yıllarına göre ücretlerde yapılan iyileştirmenin aylıklara yansıması 248 ile 334 lira arasında değişiyor. Bosch sözleşmesi üzerinden düşünüldüğünde işçilerin içine sinmemiş olsa da bu “iyileştirme” kabul edildi.



 





 



Renault işçisinin en büyük korkusu birleşik duruşlarında sorun yaşanması ihtimali… Bu ihtimalin devre dışı kalmasını arzuluyor ve yakaladıkları birlikteliklerinin bozulmasını istemiyorlar. Kendi direniş deneyimleri ve direniş sürecinde oluşan birlikteliğin bozulduğu fabrikalarda ortaya çıkan kırılmalar, direnişin kalesi konumunu yüklenen Renault işçisinin bilincinde, güçlerinin kaynağının birliktelikleri olduğu ve bunun korunmasını gerekliliğini sezgisel olarak uyandırmış bulunuyor.



 



Kuşatma yarılmalı

Renault işçisi başından beri yakaladığı bu birleşik duruşun etkisiyle, yönetim üzerinde belli bir yaptırım gücüne sahip. MESS ve Renault yönetimi de bunun farkında. Yalnız onların bu gücü parçalamak için siper kazdıklarını asla gözden kaçırmamak ve katiyen unutmamak gerekir.



 



Dikkat edilirse ilk işten atma denemesini Renault’ta yaptılar. İşçilerin direncine ve birleşik duruşuna çarparak geri adım attılar. Fakat MESS boş durmadı. Birleşik duruşta ve dirençte zayıf halkaları tespit etti ve onlara yöneldi. Yukarıda sayılarla birlikte ismini andığımız fabrikalarda kıyım çarkını işlettiler. Yazının başında altını çizdiğimiz hedefleri gerçekleştirme doğrultusunda kıyım saldırısını devam ettirecekler.



 



Renault direniş kalesini de yalnızlaştırıp, kendi kabuğuna çekilmesini sağlayarak, bekleme süresi içerisinde iç çözülme belirtisi yakaladıklarında yüklenecekler. Renault işçisi bu tuzağa düşmekten kendisini korumalı. Bu yüzden temsilciler de ve işçilerin önemli bir bölümünde olan 2017′i sözleşmesini bekleme eğilimi bu tehlikeleri de içerisinde barındırıyor.



 





 



Renault işçileri kendi içlerine büzüşmekten, diğer fabrikalarda yaşanan kıyım dalgasını görmezden gelmekten kendisini kurtarmalı. En azından kıyım saldırısına karşı direnişe geçmiş olan Renault’a da saç parça üreten Opsan işçilerinin direnişine sahip çıkarak işe başlamalıdır. İlk elde vardiya değişimleri sırasında toplanıp Opsan direnişçilerine selam göndermek, Opsan işçilerinin taleplerinin kabul edilmesi için uyarı amaçlı 1 saatliğine de olsa iş bırakmak gibi daha da zenginleştirilebilecek farklı eylemler yapması, hem Renault kalesinin hem de metal işçilerinin mücadelesinin geleceği açısından önemli kazanımlar yaratacaktır. Böylece Renault kalesinin kuşatılmasının önü de alınabilecektir.



 



Yine Renault işçisi sürüncemeye bırakmadan, ’sendika tercihi’ ya da ‘yeni bir sendika’ konularında karar vermek için bir fabrika kurultayı düzenleyip, yürütülen mücadelenin derslerini enine boyuna tartışarak kendisine bir yol haritası belirleyebilmelidir. Bir çıkış yolu ancak böyle yaratılacaktır. Aksi halde unutulmamalıdır ki bekleyen herşey çürümeye mahkumdur.