İşçilere TM'ye dönün baskısı

Herbiri birer patron konumuna gelmiş olan TM yönetiminin, MESS patronlarıyla aynı safta olmaya devam etmesinden daha doğal ne olabilir

İŞÇİ SINIFI
Salı, 30 Haziran 2015 (11 yıl 3 ay önce)

Metal işçilerinin tokadını yiyen, direnişlerin yaşandığı fabrikalardan silinen TM, sinsi bir biçimde günah çıkartarak, direniş ve istifalar sonrası yönsüz kalan işçilerin geri dönmesi için seferber olmuş. TM çetesi, fabrika yönetiminin şemsiyesi altında, Ford Otosan'a kanca atmış durumda.



 



Direniş sonrası bir kısmı BMİS'e geçen Ford Otosan işçisi, burada da aradıkları dinamizmi ve farklılığı bulamadılar. Geleneksel bürokratik yapı ve işleyişten taviz vermeyen BMİS işçilerin gerisinde kalmaya devam ediyor. Diğer yandan fabrika yönetimi “direnişten dolayı kimse işten atılmayacak” sözünü olduğu gibi “sendikal tercihlerine karışılmayacağı” sözünü de hiçe sayarak işçilerin TM'ye geri dönmesi için baskıları artırdı.



 



Direniş sonrası 142 işçinin işten atılmasını engelleyememiş, bu saldırıya karşı hemen hiç birşey yapmamış olmak Ford Otosan işçisinde ciddi bir kırılma yarattı. Bu kırılmanın etkisini kullanan Ford yönetimi işten atma tehdidiyle TM’yi fabrikada yeniden örgütlenmeye çalışıyor.



 



Öyle ki fabrikanın insan kaynakları müdürü bölümlerde etkili olduğunu varsaydığı kimi işçileri telefonla arayarak, ya da hatlara girip bizzat bu işçilerle görüşerek TM'ye yeniden üye olmaları yönünde baskı yaptığı açığa çıkmış durumda.



 



Baskı altına alınan işçilere “Yapılan eylemlerin TM'yi kendine getirdiği, 2016'da olan genel kurulun 2015 Ağustos'una alındığı, bu genel kurulda tüzük değişikliğine gidileceği ve geri dönmeleri durumunda delege, şube yöneticisi, fabrika temsilcisi olabilecekleri” vaatleri dile getiriliyor.



 



Görüştüğümüz işçilerden aldığımız bilgilere göre bu propagandanın etkisinde kalan kimi işçiler de “BMİS'de de bir numara yok. TM'ye geri dönüp onu içerden yıkalım” görüşü baş göstermeye başlamış. İşçi aidatlarıyla turizim başta olmak üzere birçok sektörde işletmesi olan, tekelleşmiş, sınıf ve saf değiştirmiş TM'nin, bu saatten sonra “içerden yıkılması” hoş bir sedanın ötesinde bir anlam ifade etmez. Herbiri birer patron konumuna gelmiş olan TM yönetiminin, MESS patronlarıyla aynı safta olmaya devam etmesinden daha doğal ne olabilir.



 





 



MESS ve TM işbirliği içerisinde direnişin intikamını işçilerden almaya yeminli. Şirin görünüp, "masumane" önerilerle geliyorlar. Fakat taktıkları maskenin arkasındaki canavarın emelleri öncekilerden daha tehlikeli. Önceki yazılarımızda değindiğimiz gibi; “Metal işçisine diz çöktürmeyi, aman dilemeyi dayatıyorlar. Direnişin sağladığı işçinin kendi gücünün keşfini ve bunun sağladığı özgüven duygusunu ortadan kaldırmaya, metal işçisi şahsında bir bütün olarak işçi sınıfının onurunu kırarak ruhsal bir yıkım yaratmaya oynuyorlar. Metal işçisi üzerinde MESS işbirlikçisi TM boyunduruğunu yeniden tesis ederek, işçileri öncekilerden çok daha katmerli bir kafese mahkum kılmak istiyorlar. Bunu başardıkları durumda da kölece çalışma koşullarını daha fazla derinleştirecekler.”



 



Yaşadıkları sarsıntının faturasını işçilere çıkarmaya ve eskisinden daha beter saldırmaya devam edecekler. İşçiler direniş sırasında yakaladığı birlikteliği yeniden oluşturamadığı, bölüm ve fabrika komiteleri biçiminde kendi iç örgütlülüklerini yaratamadığı, kendi yollarını ve tercihlerini birleşik bir biçimde belirleyemedikleri durumda bu saldırı karşısında tutunma şansları olmayacak. MESS-TM köleliğine boyun sunulur hale gelinecek.



 



Öncü işçiler, işçi sınıfı devrimcileri, göz göre göre gelen bu tehlikeyi bertaraf etmek, boşa düşürmek için görev başına! Metal işçisinin açtığı onurlu direniş bayrağının yere düşürülmesine izin vermeyelim! MESS ve TM boyunduruğunun birkez daha metal işçisinin başına geçirilmesine seyirci kalmayalım! Metal işçisinin önünde yeni bir yol açmak için yüklenelim!