SeraPool direnişi 24. gününde

Direniş boyunca dizginsiz bir baskı cenderesi altında olan direnişçi SeraPool işçileri hakları için 'mücadeleye devam' diyor

İŞÇİ SINIFI
Cumartesi, 4 Temmuz 2015 (11 yıl 3 ay önce)

SeraPool direnişi 24. gününde direnişe devam ediyor.



 



Direniş boyunca dizginsiz bir baskı cenderesi altında olan direnişçi SeraPool işçileri hakları için mücadeleye devam ediyor. Çalışma koşullarını ve yaşadıkları baskıları anlatıyorlar her bir araya gelişimizde… Geçen hafta başladıkları anlatımları dün, yani direnişin 23. gününde de sürdürdüler. SeraPool direnişçilerine reva görülen kölece çalışma koşullarını aktarmaya devam ediyoruz.



 



SeraPool köle fabrikasının gerçekleri




Bu fabrikada 17 yıldır çalışıyorum. Yaptığım işi en mükemmel şekilde ve severek yapıyorum ama çalıştığım süre boyunca -yani kendimi bildim bileli- kıt kanaat geçiniyorum. İzin alıyorum 4 katı kesiliyor. İtiraz ediyorum 2 katı kesiliyor. Ağır hastalık geçirince, rapor alıyorum yine kesinti oluyor.





Ayrıca verdikleri yarım maaş ikramiyeden de kesiyorlar. Ramazanda iftara 1-1,5 saat geç gidiyorum. Çalışırken su bile içemiyorum. Mesai yapmamı istiyorlar, yapıyorum. ‘Mesai parası yok’ diyorlar. Çalıştığımız yer ve koşulları yüzünden ağır fıtık, astım gibi birçok iş hastalığına yakalandım. Aldığım maaş 1100 tl. Bu bana ve benim gibi çalışan insanlara reva mıdır? Patronumuz kendisine 'Hacı' diyor ama bu nasıl ‘Müslümanlık’tır? Soruyorum size bu nasıl ‘insanlık’tır?




 





 




13 yıldır makine operatörü olarak çalışıyorum. 1070 tl maaş alıyorum. Makine operatörü derken sakın yanlış anlaşılmasın. 4 ayrı makineye aynı anda bakmakla yükümlüyüm. Hepsi de aynı zamanlarda çalışıyor. Yemeğe bakımcı arkadaşlar yerime bakarlarsa ancak çıkabiliyorum. Yeni arkadaşlar nadiren de olsa işbaşı yapmaya geliyorlar 1 gün bile dayanamadan ‘bu nasıl iş’ diyerek bırakıp gidiyorlar.





Katlandığımız bunca eziyete rağmen bize ve yaptığımız işe hiç saygı duymuyorlar. Sürekli hakaret edip eziyorlar. Kimse karşısında hiçbir söz hakkına sahip değiliz. Çalışma ortamının rezilliğinden bahsetmiyorum bile. Şu durumda üretimi durdurmaktan başka bir çaremiz kalmamıştı. Biz sadece insan olduğumuzun farkına varmalarını istiyoruz. O kadar…