SeraPool direnişi 26. gününde...

Akşam üzeri Arçelik LG direnişçileri SeraPool direnişindeki işçileri ziyaret ederek destek verdiler

İŞÇİ SINIFI
Pazartesi, 6 Temmuz 2015 (11 yıl 3 ay önce)

SeraPool direnişçileri direnişçilerin 26. gününde eylem ve yürüyüş yaptılar. SeraPool fabrikasının önünde direnişçilerden bir kısmı kaldı. Diğerleri Pendik Ramazanoğlu Mahallesi yakınlarında bulunan fabrika deposunun önüne eylem yapmaya, seslerini duyurmaya gitti.

 



SeraPool direnişçileri Ramazanoğlu Mahallesinde saat 11:00'de bir araya gelerek yürüyüşe başladılar. Yürüyüşle bölgede olan deponun önüne geldiler. Yürüyüş sırasında "Sendika hakkımız engellenemez!", "Sendika yoksa barış da yok!",  "İşçiyiz haklıyız kazanacağız!" sloganları atıldı. Yürüyüş sırasında etraftaki esnaf ve emekçiler alkışlarla destek verdiler.



SeraPool'ün deposu önüne gelen direnişçiler burada davul - zurna eşliğinde hem sloganlar attılar hem de halaylarını çektiler. Direnişçi işçiler burada yaklaşık olarak bir saat kaldıktan sonra direniş alanına döndüler.



Akşam üzeri Arçelik LG direnişçileri SeraPool direnişindeki işçileri ziyaret ederek destek verdiler. SeraPool direnişini HDP milletvekilleri de destek ziyaretine geldiler.



 



Didrenişteki Arçelik LG ve SeraPool işçileri "Zafere birlik olarak, destek vererek, omuz omuza gideceğiz" dediler.



 





 



***



SeraPool direnişi 26. gününde devam ediyor. Direnişçi işçiler direnişlerinin 24. gününde bir değerlendirme toplantısı yaparak devam kararı aldılar.



 



SeraPool işçileri direnişlerinin 25. gününde, 2 gündür polis ablukası ve baskısı altında bulunan Arçelik LG direnişçilerini ziyaret ettiler. Direnişçi SeraPool işçileri Arçelik LG işçilerinin yanında olduklarını, birlere birleşe kazanacaklarını ifade ettiler. Daha sonra direniş alanına geri dönen SeraPool direnişçileri gün içerisinde gelen ziyaretçilerini karşıladılar.



 



Dün günün sıcak ve Pazar olması dolayısıyla kadın direnişçilerin bir çoğu iftar hazırlıklarını yapmak ve iftarı aileleri, akrabaları ile yapmak için evlerine gitti. Direniş alanında kalan direnişçiler ise günü genel olarak Türkiye'de gelişen siyasi durumları değerlendirdikleri sohbetler yaptılar.



 



Ayrıca oruç olması nedeniyle direnişlerinin biraz pasifleştiği noktasında sohbetleri de oldu. Direnişi canlı tutmak, ivmelendirmek ve bazı eylemlilikler geliştirmek için kafa yorduklarını dile getirdiler.



 



Dün kendi sosyal medya hesapları üzerinden yayınladıkları bir direnişçi işçinin çalışma koşullarını anlatan mesajına yer veriyoruz.



 



Direnişimizin 25. günü, bakımcı arkadaşımızdan:




9 yıldır bu fabrikada elektrik bakım personeli olarak çalışıyorum. İnsanların ne eziyetler çektiklerine bizzat şahit oldum. Her sene yeni elemanlar almaya çalışıyorlar ama nafile. Böyle bir çalışma ortamında 20 kişiden 1 kişi kalıyor o da uzun süreler çalışmaya dayanamayıp başka iş arayışlarına girip gidiyor. Haklılar da. Arkadaşlarımın anlattıklarının hepsi hiç abartılmamış şekliyle kelimesi kelimesine doğrudur. Hani bir söz vardır. ''Bin kere görmektense, bir kere yaşamak yeterlidir'' öyle bir şey işte.

 



Benim çalışma şeklime gelecek olursak; 9 yıldır elektrikçi olarak koskoca fabrikada (ilk geldiğim zamanlar haricinde) tek başıma vardiya tutuyorum. İlk geldiğim zaman bağlı olduğum bakımhane bölümü elektrikçiler mekanikçiler toplam 16-17 kişiydi. O yüzden bir mekanikçi, bir elektrikçi vardiyadaydık. Şimdi ise sorumlularımız ile beraber 3 vardiya toplam 7 kişi çalışıyoruz. Elektrikçiler olarak çalışma şeklimiz ise şöyle; 4 gün 08:30-16:30(ardından bir gün izin), 7 gün 00:30-08:30(ardından bir gün izin), 7 gün 16:30-00:30(ardından bir gün izin). Aya vurduğumuzda çalıştığımız vardiya sisteminde herkesten fazla neredeyse 1 vardiya kadar çalışmış oluyoruz. Vardiyalarda oluşan tüm arızalara müdahale etmeye, çözmeye yükümlüsünüz. Arıza mekaniksel ve kaynak yapılması gerekiyor veya su tesisatı mı fark etmez. Ancak çözmeniz imkansız bir hal almışsa(yani hiç elinizden gelmeyen veya 1 kişi yapılamayacak bir iş ise) sorumlunuzu arayıp yardım istiyorsunuz(tabi gelip gelemeyeceği de muamma).

 



Uzun süren arızaları çözdükten sonra(nasıl bu kadar uzun sürdüğünü yazılı belirtmenize rağmen) bir sonraki gün toplantıya çağrılıyorsunuz. Arıza çözülmüş her şey yolunda ama yine de size bağırıp, çağırıp niye bu kadar uzun sürdüğünü bir daha anlattırıyorlar. Çalışma koşulları, fabrikanın içi vs. hepsi zaten arkadaşlarımın da söylediği gibi ''REZİL'' durumda. Özetle bu kaos içinde hem çalışmaya, hem de sağlam bir şekilde hayatta kalmaya çalışıyorsunuz işte...