Çankaya Belediye işçilerinin isyanı

"İşten çıkarılmamızın sebebi, Nakliyat-İş Sendikası’na üye olmak, biz anayasal hakkımızı kullandık..."

İŞÇİ SINIFI
Pazar, 9 Ağustos 2015 (11 yıl 2 ay önce)

Çankaya Belediyesi bünyesinde taşeron olarak çalışan -gece çöp toplayan- 90 temizlik işçisi Nakliyat-İş Sendikası’na üye oldukları için işten atıldı. Bunun üzerine direnişe başladılar.



 



1 Ağustos'tan beri direnişte olan işçiler eyleme önce Çankaya Belediyesinin Mamak'ta bulunan şantiyesi önünde başladılar. Daha sonra eylemlerini Kızılay'da bulunan Çankaya Belediye Başkanlığı önüne taşıdılar.



 



İşten atılan işçilerden Hasan Güleç ve İsmail Akbaş’la direnişe ilişkin konuştuk:



 



Hüseyin Güleç’in anlatımlarıyla Çankaya Belediyesi’nde yaşananlar



 



Çankaya Belediyesi, taşeron Norm Altaş işçilerindenim. 5,5 yıldır bu şirkette çalışıyorum. Yıllık izindeyken gece saat 01:00’de bana telefon geldi. “Acil toplantı var, işçi arkadaşlarımız hepsi dışarıda,” diye. Ben o zaman anladım işten atıldığımızı. Arkadaşlara hiçbir kağıda ya da başka bir şeye kesinlikle imza atmamalarını söyledim.



 



İşten çıkarılmamızın sebebi, Nakliyat-İş Sendikası’na üye olmak. Biz hukuki yollardan, anayasanın bize vermiş olduğu hakkı kullanarak sendikaya üye olduk.



 



5,5 yıldan beri çalışanım, şirketi ilk kuranlardan birisiyim. Yağmurların, çamurların altında poşet gererek yemek yediğimiz günleri de biliyorum. Bizleri işten çıkarırken kimimizin raporlu olduğunu, kimisinin kaza yaptığını bahane ederek, işten atıldık. Ne diyeyim bunlara, söyleyecek tek sözüm var: İşimize sendikalı olarak geri dönmek istiyoruz.



 



Sayın Belediye Başkanı Alper Taşdelen’in bu kişileri gözönünde bulundurarak işten attırması, toplusözleşme ile işe geri almaması, işçileri tanımaması hele sendikayı hiç tanımamasına anlam veremiyoruz. Belediye Başkanı Genel İş Sendikası’nı muhatap almaktadır. Bizim Genel-İş’le ilgilimiz yoktur. Genel İş Sendikası belediyenin yandaş sendikasıdır. Onun sırtını sıvazlayan, taraf tutan bir sendikadır.



 





 



Nakliyat-İş Sendikası ise DİSK’indir. Dirençli, işçisinin yanında olan, cesaretli dürüst bir sendikadır. Bu da belediyenin işine gelmiyor. Çünkü toplusözleşmede belediyenin istediğini kabul etmeyecek. Nakliyat-İş’in bazı kuralları, şartları var. Genel-İş gibi yalakalık yapmayacak. Bu nedenle muhatap almak istemiyorlar.



 



***  



 



İsmail Akbaş’ın direnişe ilişkin anlatımı



 



Çankaya Belediyesi Norm Altaş Şirketi’nde 01.01 2014 tarihinde işe başladım. Ben engelli kadrosundan işe girdim. Bana direkt olarak şoförlük görevi verdiler, halbuki ben şoför kadrosunda değildim, işçi olarak başladım. Ama bir yıl yedi ay bana şoförlük yaptırdılar.



 



2015’in Şubat ayının 15’inde işkolumuzun Belediye’deki katı çöp toplama iş kolu Nakliyat-İş Sendikası’nda olduğu için Nakliyat İş Sendikası’na üye olduk. Nakliyat-İş’e üye olunması için öncülük de yaptık işin açıkçası.



 



Bir hafta sonra “sendikal üyelik çalışması yapıyor “diye dört arkadaşımla beni kaldırıp işten attılar. Biz direnişe geçtik. Direnişe başladıktan kısa bir süre sonra Belediye Başkanı bizi geri işe aldı ve şantiyeye gönderdiler.



 



Şantiyeye gittiğimizde benimle birlikte üç arkadaşa ceza verdiler. İşten uzaklaştırdılar. İki ay on gün biz hiç çalışmadık, her gün kart bastık, ücret aldık ama iş yaptırmadılar. Bu cezanın ne olduğunu, neye göre verdikleri konusunda bir bilgi de vermediler.



 





 



Ben sedef hastasıyım, aynı zamanda astım-bronşit hastalığım var. İki ay on gün hiç çalışmayınca çok sıkıldım, sıkıntıdan bütün vücudum yara içinde kaldı. En sonunda iki ay on birinci günü bize iş verdiler, ‘bir işin ucundan tutun’ diye... Belediyede çalışanların hemen hepsi CHP’ye üye, seçimler zamanı hep CHP için çalışmışlardır. Biz CHP’li belediyenin bize bu eziyetleri neden yaptıklarını anlamıyoruz. Biz CHP’nin üyesiyiz. 



 



Hele işten çıkarılan 90 kişiden 80’i özellikle ceplerinde CHP üyelik kartı olan, mahalle temsilcileri olan arkadaşlarımızdır. AKP’lilerse belediyede çalışmaya devam etmekteler.



 



Bizim sıkıntımız aylardan beri CHP’ye oy verip aynı zamanda bizi işten çıkarmaları. İkincisi, belediye başkanının bizi aldığı işte alt taşeronun bizi cezalandırması ve sebebini bilmeyişimiz. Bizim suçumuz işçi olmak mı? İşimizde daha çok hizmet vermek mi? Biz bu durumu sayın Kılıçdaroğlu’na duyurmak istiyoruz. Biz emek veriyoruz, partimizin arkasında her zaman olacağız, Kılıçdaroğlu bizim taşeron şirketini az çok biliyordur Taşdelen’den dolayı.



 



2 ay önce Erol Koç adında bir işçi arkadaşımız işten çıkarıldığı gün, İşletme Müdür Yardımcısı Ali Nejdet Özbay, “git beni Alper’e şikayet et, git Kılıçdaroğluna şikayet et” diyor. El hareketi yaparak ‘git Alper Başkana şikayet et, git Kılıçdaroğlu’na şikayet et’ denilmesi bizim çok zorumuza gitti.



 



Bu arada işten çıkarılan doksan kişiden sekseni hizmet eden, partili olanları seçtiler, Ali Nejdet Özbay’dan dolayı… Ali Nejdet Özbay -Tokat Erbağlı kendisi-, her gün bizi gizli saklı dinledi, izlediler ve genel müdüre ilettiler. Bizi tek tek avladılar keklik gibi, doksan kişiyi temizlediler. Sendikalı olduk diye.



 



Şu an Belediyede AKP’li olanlar çalışmakta, sendikal örgütlenme yaptığımız için bizi işten çıkardılar toptan.