Soma katliamı davasında inciler

Soma katliam davasında aileler isyandaydı; "Bize hiç sıra gelmiyor ki. Ancak ölümde sıra geliyor"

İŞÇİ SINIFI
Perşembe, 20 Ağustos 2015 (11 yıl 2 ay önce)

Soma madenci katliamı davası Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülüyor. Sanıklar mahkemeye konvoyla getirildiler. Katiller davada sorulan sorulara yanıtlarda inciler dökmeye devam ettiler.



 



Duruşmada tutuklu sanıklar Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Genel Müdürü Ramazan Doğru, İşletme Müdürü Akın Çelik, Maden Mühendisi, İşletme Müdür Yardımcısı İsmail Adalı, maden mühendisleri Yasin Kurnaz, Hilmi Kazık, Ertan Ersoy, emniyet teknikeri Mehmet Ali Günay Çelik'in yanı sıra tutuksuz sanıkların bir bölümü hazır bulundu.



 



Çevresi bariyerlerle tamamen kapatılan, duruşma salonu olarak kullanılan kültür merkezinin içinde ve dışında yaklaşık 800 polis konuşlandı. Katlaima kurban giden madencilerin aileleri de, toplu olarak arama noktasından geçirildikten sonra duruşma salonuna alındı. Madenci yakınları, duruşma salonuna girdiklerinde katliama dönük öfkelerini yansıtarak, davanın hızlandırılmasını ve karar süresinin hızlandırılmasını istediler.



 



Daha önce aralarında çıkar çatışması olan 1'den çok sanığın tek avukatı olduğu için ertelenen davanın bu duruşmasında madenci yakınları ve avukatları çapraz sorgu yaptılar.



 



Duruşmanın ilk gününde, yeni avukatlarıyla gelen tutuklu sanıklar, savunmalarına ekleyecekleri bir hususlarının olmadığını söyleylediler ve çapraz sorguya geçildi.



 



Duruşma savcısının yatırımların ne kadarını iş güvenliğine ayırdıkları yönündeki sorusuna, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. patronu Can Gürkan; "Yarı ve tam mekanize üretim sistemi kuruyoruz. Tam mekanize olarak çalışan iki ünitemiz var. Bu alanda dünyadaki en önemli yatırımları yaptık. Mekanize üretim dediğim gibi üretimden çok iş güvenliği için. Biz 30 yıllık bir firmayız. Daha uzun yıllar da bu alanda faaliyet göstermek istedik. Uzun yıllar da buralarda faaliyet göstereceğimiz için de, bu yatırımları yaptık" dedi. Duruşma savcısının ağaç tahkimat kullanılıp kullanılmadığını ve gaz maskelerinin eski olduğuna yönelik iddialara ise Can Gürkan; "Biz Türkiye'de onaylı üretim bantlarını kullanıyoruz. Alev yürümez bantlar bu kazadan sonra ortaya atıldı. Bizim tahkimatlarımız çeliktir ve Almanya'dan bir firmadan alırız. Bazı yerlerdeki ahşap tahkimatlar neden kullanılır bilmiyorum. Bunu teknik ekiplerimiz cevaplandıracaktır. Ben de birçok konuyu sonradan öğrendim, araştırıyorum" dedi.



 



Katliamın günahını azgın kar güdülerine değil de teknisyenlere yıkan Gürkan sorulara sorumsuzca yanıt verdiği sırada ölen işçi ailelerinin öfkesi arttı. Mahkeme başkanının konuşmak için sıralarını beklemesini söylemesi üzerine, Aileler; "Bize hiç sıra gelmiyor ki. Ancak ölümde sıra geliyor" dedi. Can Gürkan'ın bu sırada avukatına soru sorması üzerine aileler "Avukatına sorma, babana sor" diye haykırdı. Gürkan'ın, işçi avukatlarından gelen "şov yapıyorsun" eleştirisi üzerine; "Şov yapmıyorum. Savunmamı yapıyorum" sözleri salondaki öfkeyi ateşledi. İşçi yakınları bu kez, "Delil mezarlıkta" diye bağırdı. Bir içi yakınının fenalık geçirmesi üzerine duruşmaya ara verildi.



 



Soma madenci katliamı davası 2. gününde devam etti



Soma katliamı davası 2. gününde tutuklu sanık şirketin genel müdürü Ramazan Doğru’ya işçi avukatları tarafından sorular yöneltildi. Doğru sorulara Erdoğan'dan kaopya çekerek, “Madencilik dünyanın en zor işlerindendir. İstenmese de madencilikte ölümlervar. Ölümler bu işin doğasında var” diye yanıt verdi.



 



Avukatların "İşçilerin AKP mitingine şirketçe götürülüp götürülmediği"ne dönük sorunun sorulmasına mahkeme izin vermedi. Sanığın ise cevabı hazırdı; "İşçiler işsiz kalacaktı. Başbakan gelmişti. İhale zamanıydı. Sadece biz değil diğer madenlerde mitinge işçi taşıyorlardı. Biz de işçileri götürdük. Biz işçileri düşündük."



 



Doğru, sorulara kaçamak yanıtlar verirken "Katliam saatinde neredeydin" sorusunu "hatırlayamıyorum” diyerek yanıtlayabildi. Katliamın sebebi konusundaki dahiane fikrini “Bomba bile atılmış olabilir bu da bir ihtimaldir” biçiminde belirtti. "Yıllık bir buçuk milyon ton üretim planlanan madende tatbikat yapıldı mı?" sorusuna “yapılmıştır, yapılmaktadır, yapıldı sayısını hatırlamıyorum” gibi lakayt yanıtlar verdi. "Acil durumlarda tahlisiye ekibi kim” sorusunu "bilmiyorum" diye yanıtladı.



 



“Maden ile ilgili her şeyden haberim var" diyen Doğru meclise katliam öncesi verilen soru önergesinden ve madende aylar öncesinde başlayan ısınmadan haberdar değilim diye zırvaladı. Yine ocakta acil durumlarda nasıl iletişim kurulduğunu da bilmediğini dile getirdi.



 



Duruşmada öğlen arasından sonra tutuklu sanıklardan İşletme Müdürü Akın Çelik’e avukatları, savcı ve işçi vekilleri sırasıyla sorular yönelttiler. Çelik "Ocakta herhangi bir kömür yanması, ısı artması olmadı. Sensör değerlerinde bir anormallik de olmadı" dedi.



 



Çelik avukatıyla birlikte hazırlayıp çalıştıkları soruları adeta bir mizansen eşliğinde cevapladılar. Pek çok soruya sanıktan önce avukatının cevap vermesi işçi avukatları tarafından alay konusu oldu. Aileler sanıkların 301 ölümün karşısındaki gayri ciddi, pişkin tavırlarına tepki olarak beddualar ederek yuhaladılar.



 



"A sınıfı iş güvenliği uzmanı belgem var” diyen Akın Çelik’in sadece 1-2 ay iş güvenliği uzmanı olarak çalıştığı sorulan sorularla ortaya çıktı. İşçilerin, kurtarma ekiplerini yanlış yönlendirdiğini söyleyecek kadar ileri giden Çelik’in sorgusunun ardından diğer tutuklu sanıkların sorgusu için duruşmanın devamı ertesi güne bırakıldı.