İşçilikte ilk deneyimim

Ben 17 yaşında, 9. sınıf öğrencisiyim. Aileme maddi destek sağlamak için iş aramaya başladım...

GENÇLİK
Salı, 8 Eylül 2015 (10 yıl 8 ay önce)

Ben 17 yaşındayım, yani 9. sınıfı yeni bitiren bir öğrenciyim. Yaz tatilinde aileme maddi destek sağlamak için bir işe girmeye karar vererek iş aramaya başladım. Fakat yaşım küçük olduğu için kimse bana iş vermek istemiyordu. En sonunda eskiden beri tanıştığım bir dönerci dükkanına gittim. Dükkanın sahibi beni tanıdığı için hemen işe aldı, zaten işçiye de ihtiyacı varmış.





Ertesi gün sabah saat 09:00′da işyerinde oldum. Bana büyük gelen bir gömlekle bir de önlük verdiler. Sonra benim esas olarak çalışacağım yere, yani bodrum katına indik. Bodrum katı oldukça pis bir yerdi. Daha sonra bodrum katının hem depo hem de mutfak olduğunu öğrendim. Patron bana ne iş yapacağımı göstermek için eline patates soyacağını alarak nasıl yapacağımı gösterdi. Patates soyacağı elle çalışan garip bir alet olmasının yanında sanki yıllardır hiç temizlenmemişti, resmen kir pas içerisindeydi.



 



Patates soyacağını elime alarak patatesleri soymaya başladım. Mutfak diye kullanılan yerin her tarafı pislik içinde yüzüyordu. Mutfaktaki işimi bitirince yukarı kata çıktım. Patronla ne kadar para alacağımı konuşmak istedim, fakat patron “Akşam konuşuruz” dedi. Ben daha çıkış saatini bile bilmeden çalışmaya başlamıştım ve öğlen saatlerinde müşteriler gelmeye başladı. Çok yoğun çalışıyordum, başımı bir işten kaldırmadan bir başka iş veriliyordu. Bu da yetmezmiş gibi bir de paket servis işi çıktı başıma. Yoğunluk nedeniyle saatin nasıl geçtiğini bile fark etmemiştim, patrona akşam kaçta çıkacağımı sorduğumda akşam 21:00′de çıkabileceğimi söyledi.





Ertesi gün sabah işteydim yine. Mutfak işleri bana kalmıştı artık. Hızlı çalışmama rağmen, patron ikide bir yanıma gelip “hızlı hızlı” deyip duruyordu. O hızlan dedikçe ben hızlanıyordum. Makine sık sık elimi kesiyordu ama ben hızımı kesmiyordum.





Çalışma yaşamımda bu daha ilk adımımdı. Ve beni en çok etkileyen şey, ne akşam geç çıkmam ne deli gibi hızlı çalışarak yorulmam ne de patronun “hızlı hızlı” dürtmeleriydi. Beni en çok etkileyen şey, iyi olarak tanıdığım patronumun aslında menem pis bir insan olduğuydu. Neredeyse her arkadaşının arkasından atıp tutup dedikodu yapıyordu. Beni aşağılamaya çalışması, kötü davranması ise ayrı bir boyutuydu işin.





2 hafta çalıştıktan, daha doğrusu sabrettikten sonra işten ayrıldım. Zaten benden önceki işçiler de bu koşullarda en fazla 1-1.5 hafta çalışıp çıkıyorlarmış. Kar hırsının insanı nasıl insanlıktan çıkardığını çalıştığım işyerindeki patronum sayesinde öğrenmiş oldum.





Alınteri okuru