Toplusözleşme hakkı kazanan IFF işçilerine patron "Ben bu yasaları tanımıyorum" dedi
IFF direnişi 25. gününde fabrika önünde devam ediyor. IFF direnişçileri sendikal örgütlenme yaptıkları ve toplusözleşme hakkını kullandıkları için işten atıldılar. Toplusözleşme yapmaya yetecek çoğunluğu sağladıklarında IFF patronu “Ben bu yasaları tanımıyorum” diyerek hukuksuz bir şekilde işçileri attı.
İşten atılanlar işçilerin sayısı, son birkaç gün önce işten atılan işçilerle birlikte yirmi altı oldu. IFF yönetimi direnişçi işçileri işten attıktan sonra hiçbir yasayı ve kanunu tanımadığını, hukuksuz bir şekilde fabrika içine taşeron şirket sokarak gösterdi. İşçileri güvencesiz, eğitimsiz çalıştırarak işçi güvenliğini ve sağlığını tehlikeye soktu.
Taşeron şirket işe aldığı deneyimsiz işçilerin ne sağlık kontrolünü yaptırmış ne işe başlamadan önce iş eğitimi vermiştir. İşçileri işe alır almaz bütün bunları hiçe sayarak çalıştırmaya başlatmış, iş kazaları ve ölüm riskini arttırmıştır.
Dışarda direnişte olan işçiler, sendikaları Tek Gıda-İş ile birlikte bunun önünü alabilmek için her türlü yasal yolu deneyeceklerini, hatta IFF’nin Amerikan şirketi olmasından kaynaklı ABD Büyükelçiliği önünde ilerleyen günlerde basın açıklaması yapacaklarını ve duruma müdahale etmelerini isteyeceklerini belirttiler.
Direnişteki IFF işçileri, “ILO Sözleşmesi’ni imzalayan bir ülkede nasıl böyle bir hukuksuzluk yapılabiliyor bunu anlamıyoruz” diyorlar. Kendilerini işten atanın fabrika yönetiminin avukatları olduğunu ve hiçbir şekilde patronun yerine bir avukatın bir işçiyi işten atmak gibi bir görevi olamayacağını dile getiren direnişçiler bunun da hesabını soracaklarını belirtiyorlar. Gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuracaklarını ve avukatlar hakkında da suç duyurusunda bulunacaklarını ifade ediyorlar.
IFF direnişçileri ve Tek Gıda-İş temsilcileri öğleden sonra fabrika önünde direniş marşları dinleyerek içerde çalışan işçilere dayanışma çağrıları yapıyorlar. Özellikle taşeron şirket işçilerine yapılan çağrılarla yaptıklarının işçilerin ekmeğiyle oynamak olduğunu, kendilerinin güvencesiz çalıştırıldıklarını ve çok riskli bir iş yaptıklarını, sağlıklarını hiç düşünmeden bu şekilde çalışmayı kabul etmemeleri gerektiğini anlatıyorlar.
Fabrika içinde çalışan sendika üyesi işçiler ise öğle saatlerinde direnişi dışarda sürdüren işçilerle dayanışma içinde olduklarını arkadaşlarıyla selamlaşıp sarılarak gösteriyorlar. Fabrikada çalışan işçiler, içerdeki baskıların sözlü tacizler ve çalışma alanı değişikliği yapılarak devam ettiğini anlatıyor direnişteki işçilere ve sendika temsilcilerine. Akşam mesai bitiminde ise direniş çadırına gelerek sendika önlüğünü giyip direnişe katılarak dayanışmayı büyütüyorlar.

IFF fabrikasının önü gün içinde oldukça hareketliydi. Öğlen saatlerinde direnişteki işçilerle dayanışma içinde olduklarını gösteren Güvenlik-İş Sendikası yöneticileri direniş çadırını ziyaret ederek bütün günü işçilerle geçirdiler.
Akşam saat 16:00 civarında GOSB’de bulunan çeşitli fabrika çalışanları, direnişteki IFF işçilerini desteklemek için fabrika önüne geldiler. Ayrıca Ülker, Arçelik LG, Dostel, Combroözay, Kroman Çelik, MegaPlast, Artemiz, Kent ve Knorr fabrikasından işçiler de IFF önüne gelerek direnişin yanında olduklarını söylediler.

IFF direnişçilerini EMEP, Levent Tüzel, Gebze Yerel Gazetesi, Alınteri Gazetesi de ziyaret etti. IFF direnişini ziyarete gelen Levent Tüzel uzun bir konuşma yaparak direnişe sonuna kadar destek olacağını açıkladı. Tek Gıda-İş temsilcisi de kısa bir konuşma yaparak direnişi destekleyen kurum, kuruluş ve basına teşekkürlerini iletti. Birlik, beraberlik ve dayanışmayla hep birlikte kazanacağız, dedi. Konuşmalar bittikten sonra destek vermeye gelenler fabrika önünden ayrıldılar.