DTCF’de öğrenci kıyımı

Ankara DTCF'de geçen yılki olayları gerekçe gösteren Dekanlık yaklaşık 60 öğrenciye uzaklaştırma cezası verdi

GENÇLİK
Pazartesi, 5 Ekim 2015 (10 yıl 8 ay önce)

Bugün okula gittiğimizde, tablo bizi çok şaşırttı. Yaklaşık yirmi devrimci-demokrat-anarşist-yurtsever öğrenci iki yıla yakın uzaklaştırma cezasıyla karşılaştılar. Oysa olayın üzerinden tam bir yıl geçmiş...



 



Bunun belirtileri daha önceden de kendini göstermişti. TGB’lilerin üniversitedeki etkilerini artırmaları, kendilerine yakın öğretim görevlileriyle el ele vererek kendileri gibi olmayanları okuldan silme politikasında azımsanmayacak bir yol aldılar.



 



Bu iş önceden şöyle yapılırdı: Verilecek ceza gelecek döneme yansıtılacaksa eğer, bu ceza okulun ilk açıldığı gün verilir, öğrenciler de kimse yokken okuldan uzaklaştırılırlardı.



 



Bu sefer, devletin zaten gövde gösterisi yaptığı şu günlerde, beklenen bir adımdı. Ancak üzerinden bu kadar uzun zaman geçmiş olaylar bahane edilerek değil, mesela terör damgası vurarak verilmesi daha manidar olurdu. 7 Haziran seçimlerinin ardından, gençlik cephesinde girişilen ilk saldırı bu oldu. Okulun “sesi çok çıkan” öğrencilerinin, faşistlere boyun eğmeyen yapılardan daha çok insanın uzaklaştırma alması, aslında yıllardır DTCF’nin karakteristik yapısını zedelemeye, onu dize getirmeye çalışmaktan başka bir şey değildir.



 



DTCF’de yaşanan birçok saldırıda öne çıkan, devrimci, yurtsever ve ilerici öğrencileri okuldan uzaklaştırmakla fazla bir yol alamazlar. Okulun zaten açık cezaevinden farkı yok ve bu son uzaklaştırma terörüyle okul giderek “F tipi” cezaevine çevrilecek. Düşünen, sorgulayan, ileri çıkan, yeniyi anlatan öğrencileri uzaklaştırmak o cezaevini yıkmayacağımız anlamına gelmez.



 



Bizler, yıllardır bu mücadelenin içinde pişip nerede ne ile karşılacağını artık çok iyi bilen devrimcileriz. Pısırık bir dekanın, Suruç’ta kaybettiklerimiz için yapacağımız anmayı bile Rektörlüğe sorması, rektörlüğün böylesi bir etkinlikte güç kazanacak devrimcileri okulda istememesinden kaynaklanmaktadır. Bizlere verilmiştir bu uzaklaştırma. Ancak bugün hala o etkinlik devam etmekte, okulun kapısında devletin paralı köpekleri olan çevik kuvvet, arka kantinde paramiliter faşist güruh beklemekte olsa da DTCF’de bulunan devrimciler hiçbir zaman boyun eğmeden devam edecek ve DTCF’yi faşizme mezar edecektir!



 



Unutulmamalı ki, DTCF’de yetişen birçok devrimci tarihe ismini altın harflerle yazdırdı; Şafaklar, Yunus Emreler ve birçokları… DTCF böyle bir geleneğin, boyun eğmemenin ismidir aynı zamanda.



 



Okulun kapısında imzalatarak verdiğiniz kıytırık kağıtlar mı bağlayacak bizi sanıyorsunuz? Bir devrimci, hayatın her yerinde devrimcidir, bizi DTCF’den yıllarca uzaklaştırmış olabilirsiniz ama yaptığımız faaliyetler yarın Cebeci Kampüsünde, ODTÜ’de , Hacettepe’de Ankara’nın her yerinde kendini var edecek. Siz bizi ne kadar uzaklaştırırsanız, biz o kadar yakınlaşacağız devrimciliğe.



 



DTCF hala bir kaledir; faşizm ile savaşan, devlet ile savaşan... Ama biz yenilmeyeceğiz, bize bu uzaklaştırma kağıtlarını verdiğiniz için o odalarınızda soğuk soğuk terlediğinizi gayet iyi biliyor, DTCF’nin öfkesini ensenizde patlayacağı günü bekliyorsunuz. Öyle de olacak, o okulu ne faşistlere ne de devlete peşkeş çektirmeyeceğiz!



 



DTCF faşizme mezar olacak!



 



DPG’li bir öğrenci