İnşaat-İş Sendikası Başkanı Mustafa A. Akyol ile Ankara Katliamı ve sonrasına dair konuştuk
Alınteri: Sendikanız Ankara Katliamı’nda en büyük darbe yiyen emek örgütlerinden biri oldu. Altı yönetici kadronuzu ve üyenizi katliamda kaybettiniz. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?
Mustafa A. Akyol: İnşaat sektöründe yaşanan bütün baskı ve zulümlere rağmen -ki bu ay on sekiz tabii bu sayı sadece bilinen- işçi arkadaşımızı iş cinayetlerinde kaybettik. İşçi, emekçi olarak en büyük baskı ve katliamları yaşamamıza rağmen biz oraya barış diye gittik. Ankara’da olan herkes barış istiyordu, bu katliamı hak etmemişlerdi. Ama bu katliamda da en ağır darbeyi biz yedik. Fakat şöyle bir gerçek de var ki biz bu arkadaşlarımızın yaptıklarının devamı olacağız. Bu mücadele burada bitmeyecek. Tabii ki sarsıldık, tabii ki daraldık, bazı şeyleri kısa vadede gerçekleştiremeyebiliriz ama yolumuza çıktığımız gibi devam edeceğiz.
Biz barışı halkların birlikte yaşaması, kardeşçe yaşaması, sadece bu topraklar üzerinde değil tüm dünyada yaşayan halkların birlikte yaşaması şiarıyla gittik Ankara’ya. Bizim işçileri, emekçileri iliklerine kadar sömüren sermaye ile barışmaya niyetimiz yok. Bizler bunu sendika olarak eylemlerimizde de açıkça gösteriyoruz. Bundan sonra da göstereceğiz. Bizler barış sloganını atarken de bu yaklaşımla attık.
Alınteri: Yitirdiğiniz kadrolarınız, sendikanızın bir yerde omurgasını oluşturuyordu. Onların bıraktığı boşluk faaliyetleriniz de bir kesinti ya da kopukluk yaratacak mı?
Mustafa A. Akyol: Kısa vadede mutlaka yaratacaktır. Çünkü sendika yöneticilerimizin yüzde 70’ini kaybettik. Özellikle Serdar arkadaşımız sendikanın üst aklıydı. Mustafa Akyol olarak şunu söyleyebilirim; öğreten, üreten bir arkadaşımızdı benim açımdan. Çoğu arkadaşımız için de bu böyle... Aslında Serdar arkadaşımızın ve diğer arkadaşlarımızın katledilmesi bizi çok sarstı ve yaraladı, hala kendimizi toparlayabilmiş değiliz. Çok büyük etkisi olacak, belki belli bir süre geriye itecek ama hem Serdar arkadaşımızın hem diğer arkadaşlarımızın kafa yapısı, sendikal çalışmaya, mücadeleye bakış açısı bizin için de değişmeyecek. Onların yerine yeni kadrolar gelecek, destek verenler olacak ama bu tarzımız ve mücadele anlayışımız değişmeyecek; en azından sendika içinde biz olduğumuz sürece değişmesine izin vermeyeceğiz.

Alınteri: Sendikanız, inşaat sektörü gibi eylem örgütlemenin dahi çok zor olduğu bir sektörde faaliyet yürütüyor. Buna karşın bugüne kadar gerçekleştirdiğiniz sonuç alan militan eylemlerle tanınıyorsunuz. Sendikanızın bundan sonraki politikası ve örgütlenme stratejisi ne olacak.
Mustafa A. Akyol: Bizim en başından beri ortaya koyduğumuz stratejilerimizde, örgütlenme tarzımızda bir değişiklik olmayacak. En azından biz burada olduğumuz sürece böyle olacak. Başka birileri gelir başka şeyler yapar, o zamanlar için bir şey diyemem. Ama dediğim gibi biz olduğumuz sürece sendikal çalışmaya bakış açımız, ilkelerimiz, sarı sendikaya bakış açımız değişmeyecek.
Biz baştan söylemiştik. DİSK gibi bir sendika değiliz, sokak hareketiyiz. Sendikal çalışma ağını işçilerle bir öreceğiz. Bugüne kadar bunu hayata geçirdik, geçirmeye çalıştık. Sendikayı da işçilerle birlikte kurmuştuk.
Elimizden geldiğince militan bir sendikacılık yapmaya çalışıyoruz, ilerleyen süreçte de böyle yapacağız. Bugüne kadar bazı şeyleri gözönünde bulunduruyorduk adımlarımızı atarken, ama bundan sonra hiçbir şeye af yok.
Tekrar şunun altını çizmek istiyorum: Sendikanın örgütlenme stratejisi, eylem tarzı bundan sonrada kesinlikle değişmeyecek, aynı kulvarda, aynı tarzda ilerleyeceğiz. Ne yaparsak yapalım işçilerle birlikte karar almaya bundan sonra da devam edeceğiz. İşçilerin kendi yasalarını uyguladığı zamana kadar, devletin yasalarını da tanımamaya devam edeceğiz.