Kristal-İş Şişecam patronlarıyla yaptığı görüşmede 200 yerine 90 işçi atılmasını kabul ederek direnişi bitirdi
Mersin Şişecam fabrikalarında bir haftadır devam eden iş bırakma ve fabrikaları terk etmeme eylemleri bugün Kristal-İş Sendikasının ikiyüzlüğünün perçinlenmesiyle sona erdi.
Cam işçileri 6 Kasım'da 200 işçi arkadaşlarının işten çıkarılacağının duyulması üzerine fili direniş haklarını kullanarak bir haftadır eylem yapıyorlardı. Kristal-İş Sendikası iki gün öncesine kadar hiçbir şekilde direnişi desteklememiş, işçilerin yanında olmamıştı. İşçilerin iradesini işverenle yaptığı anlaşmada sattığı ortaya çıktı.
Kristal-İş, patronla işten atılacak işçi sayısının düşürülmesi konusunda mutabakata vararak bundan sonraki işçi kıyımlarının ortağı olduğunu kanıtladı.
Kristal-İş Sendikası, işçilere "ölümü gösterip sıtmaya razı etmek" denilen şeyi yapmaktı. Kamuoyu önünde direniş ve eylem kararını alan sanki kendileriymiş gibi konuşmuş, “görüşmeler devam ediyor” demişti.
Kristal İş Sendikası, işçi iradesini kırmanın yolların aramış ama bulamadığı için direnişe sızıp görüşmeleri devam ettirmiştir. Cam işçilerinin direnişlerinin diğer fabrikalarda yankısını bulmaya başladığı süreçte işçilerin yanında olduğu görüntüsü vermesinin altında hangi hesapların yattığı şimdi daha iyi görülüyor.
Kristal-İş, Şişecam patronlarıyla yaptığı görüşmede 200 işçi yerine 90 işçinin işten atılmasını direnişteki işçiler adına kabul ederek işçilerin sendikası değil patronların işbirlikçisi olduğunu bir kez daha kanıtlamış oldu. Bu türden patron işbirlikçisi sendikalar, emek sermaye uzlaşmazlığının üstünü örtmek için varlar.
İşverenle aralarının bozulmaması için ne gerekiyorsa yapmaktan geri durmayan, sistemle, sermayeyle barışık olan hiçbir sendika, işçi sınıfının ihtiyacına yanıt olamaz.
Cam işçileri bu satışı kabullenmek yerine bunun hesabını fiili meşru mücadeleyle sormalılar. Kazanmak üzereyken işçiyi satmanın bedeli o sendikalara ödetilmeli, satışın hesabı sorulmalıdır!