İşleri temsilcisi: “Patron patrondur, işçi de işçi. Çoğu arkadaşımız nihayet bunu anladı”
Kent Ekmek grevi 25. gününde devam ediyor. Kent Ekmek grevi, fabrikada çalışan tüm işçilerin kararlı katılımıyla devam ediyor.
Kent Ekmek’te işyeri temsilcisi Erdoğan Erez'den greve ilişkin bilgi aldık. Erez, fabrikada üretiminin başından beri tamamen durdurulduğunu, fabrika içinde sadece gözlemci olarak altı işçinin bulunduğunu anlattı. Bugüne kadar fabrikanın İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ekmek fabrikası olması nedeniyle sadece bir yürüyüş ve basın açıklaması yaparak anlaşma sağlanır beklentisi içinde olunduğunu, ancak hiçbir talepleri gerçekleşmeyince direnişi önümüzdeki hafta Ankara'ya taşıyacakları ve Meclis’e gideceklerini söyledi.
Erez, grevin ilk başladığı günlerde İzmir'de bulunan Halk Ekmek büfelerinde çalışanların Kent Ekmek Fabrikası tarafından çağrıldıkları ve o güne kadar dışardan hiçbir şekilde ürün alıp satmalarına izin verilmediğini, ayrıca yasal olarak bunun yasak olduğunu belirtti. Grevin başlamasının ilk günlerinde fabrika tarafından böyle bir teklif yapıldığı ama büfede görev yapanların bunu kabul etmediklerini anlattı. Erez büfelerde çalışan arkadaşlar böyle bir teklifi hem yasal olmamasından hem de grevdeki işçileri desteklediklerinden dolayı benimsemediler. “Grev ne kadar sürerse sürsün biz dışardan hiçbir ürünü almayacağız. Arkadaşların grevi ne zaman biterse o zaman ekmek satmaya başlarız” dediklerini anlattı.

Erez, ÇÖLYAK hastaları için özel ekmek ürettiklerini, grev nedeniyle çölyak hastalarının ve yakınlarının da mağdur olduklarını bu nedenle greve İzmir halkından yaterli destek gelmediğini de ifade ediyor. Hem greve çıkmak zorunda bırakanın, hem de çölyak hastası olanların mağduriyetinin sorumlusunun Kent Ekmek Fabrika yönetimi olduğunu anlatırken grev sürecinde kendilerinin aslında bu durumu halka anlatmakta yetersiz kaldıklarının da altını çiziyor. Bu bilgilendirme çalışmasının yakında başlayacağını da ekliyor.
“Kent Ekmek grevi haklarımız kabul edilene kadar devam edecek” diyen Erez, “fabrika yönetimi de çalışan işçiler de aynı partiye oy veren, o partinin çalışmasını yapan kişiler olduğu için bizim greve çıkacağımız hiç akıllarına gelmemişti. Anlayışı hep işçiden bekliyorlar. Biz de bugüne kadar anlayışı onlardan bekledik, ama patron patrondur, işçi de işçi. Çoğu arkadaşımız nihayet bunu anladı” diyor.