Emaar Sguare’de İnşaat-İş Sendikası şantiye temsilcisi Ali Doğan ile sektördeki sorunları konuştuk
Emaar Sguare’de İnşaat-İş Sendikası şantiye temsilcisi Ali Doğan ile sektördeki sorunlar ve İnşaat-İş'le nasıl iletişim kurduklarını konuştuk
Alınteri: Ne zamandan beri Emaar Sguare’de çalışıyorsunuz?
Ali Doğan: Burada dört aydır çalışıyorum.
Alınteri: Şantiyede ne gibi sorunlar olduğunu anlatabilir misiniz?
Ali Doğan: Şantiyenin kendisi sorun zaten. Burada her şey sorun. Burası bir holding, birçok şirketin bir araya geldiği bir şantiye. Bir sürü ana firma, bunlara bağlı taşeron firmalar var. Şantiyede çalışan işçiler grup grup ayrı taşeronlarda çalışan işçiler.
Sorunlar aynı ama çözmek için ayrı ayrı firmalarla, onların bağlı olduğu ana firmalarla görüşmek gerekiyor. İnşaat sektörü işçilerin birlikte hareket etmesinin en zor olduğu sektörlerden, çünkü süreklilik yok… 3 gün burada çalışırsınız, iş biter başka yerlere gidersiniz; başka illere gidersiniz. Kölelik koşullarının en dibe vurmuş halini inşaat sektörlerinde görebilirsiniz. O nedenle konfederasyon olan sendikalar dönüp bakmıyor bile, sorunlarımızla ilgilenmiyor.
Konfederasyona bağlı sendikalar sürekli çalışan işçiler istiyor. Üstelik inşaat sektörü işçileri sürekli dolaşım halinde oldukları için hiç yanaşmıyorlar. Onlar genellikle kamu kuruluşlarında, hastanelerde çalışan taşeron işçilerle ilgileniyorlar. Üstelik işçilerin tüm haklarını savunmak gibi bir dertleri olmuyor. Üç-beş küçük kırıntıyla işçileri avutuyorlar, böylelikle işçileri üye yapıp aidatlarını alarak koltuklarında oturmanın yollarını buluyorlar. İnşaat sektöründeki sorunları çözmek için işçilerle birlikte şantiyelerde olmak zorundalar bu da işlerine gelmiyor.
İnşaatlarda ücretler konusunda, kaldığımız yerler konusunda tek tek çabalar da sarf ediliyor sektörde... ‘Nasıl’ derseniz görüyoruz işte ya çatılara çıkmak zorundasınızdır ya kule vinçlerin tepelerine çıkarsınız. Yani üç gün köle gibi çalışmanızın karşılığı olan üç kuruşluk paranızı alabilmek için yine canınızı ortaya koyarak çözebiliyorsunuz; bazen de gerçekten sonu ölüm olabiliyor. Çünkü adamın umurunda değil, olmuyor.
Burada 2 aylık bir deneme süresi vardır. Bu 2 aylık süre yasal olarak tanınan deneme süresidir. Bu 2 ay içinde birçok sorunu gördüğünüz, bildiğiniz, farkına vardığınız halde hiç sesinizi çıkaramazsınız. Ben de burada ilk işe başladığımda resmen ne söylenirse hiç sesimi çıkarmadım. Buraya başlarken sendika üyesi olduğumu söylemiştim. Ama çok ciddiye almadıklarını düşünüyorum, çünkü hiç sorun etmediler.

Alinteri: Sanırım siz bu şantiyeye başlarken İnşaat-İş Sendikası’nın üyesiydiniz. Burada nasıl bir sendikal çalışma yürütüyorsunuz?
Ali Doğan: Dediğim gibi işe girerken söyledim sendika üyesi olduğumu ama ciddiye almadıklarını düşünüyorum. Çünkü inşaat sektöründe hiçbir sendika ciddi bir örgütlenme yapmıyor, konfederasyona bağlı sendikalar, sadece işçiden alacakları üye aidatlarını düşünüyorlar. Bir de hazır lokma istiyorlar. Yani hastane, kamu kurumlarında çalışan taşeron işçiler onlar için bulunmaz nimet, biz ise tabir-i caizse kaderimize terk ediliyoruz. Bizler tek tek hakkımızı aradığımızda ya kapı gösteriliyor ya mahkemenin yolu... o da yıllar sürüyor. Ama sendikayla birlikte örgütlenerek hakkımızı aradığımızda ise bize ya kapıyı ya da mahkemenin yolunu gösteremiyor. “Bunu eksik mi yapmışız, bunu yanlış mı yapmışız hemen araştıralım, düzeltelim” diyorlar. Sendikalı olarak hakkımızı aradığımızda söz verip de yerine getirmedikleri haklarımız için biz onlara şunu söyleyebiliyoruz: “Biz şantiyeden ayrılmıyoruz, işi durduruyoruz. Hakkımızı vermeyi düşünmüyorsan bizi buradan gel kendin at ya da mahkemeye ver!..” Sendika bizi hakkımızı almada daha çok güçlendiriyor.
İnşaatlarda sendikal çalışma yapmak zor. İnşaat-İş Sendikası burada 1,5-2 aydır çalışma yürütüyor. İşçilerle toplantı yapılıyor, sohbet ediliyor, sorunları dinleniyor, her türlü sorunları konuşuluyor, birlikte neler yapılacağı belirleniyor. İnşaat İşçileri Sendikası işçilerin yanında oluyor. Çözümler birlikte aranıyor.
Alınteri: Konfederasyona bağlı sendikalar ile İnşaat-İş Sendikası arasında ne gibi fark var bize anlatabilir misiniz?
Ali Doğan: Konfederasyona bağlı sendikalar inşaat sektörüyle uğraşmıyor. Onlar kamuda çalışan taşeronlarla ilgileniyorlar. Rahatlarına düşkünler. Ama İnşaat-İş Sendikası öyle değil ki... İnşaat-İş Sendikası’nda şunu gördük; sendika=işçi demektir. İşçilerin önerileri, görüşleri her ne konuda olursa olsun önemseniyor, dinleniyor. İşçi kendisini İnşaat-İş’te yabancı hissetmiyor. Bakın, İnşaat-İş Sendikası Başkanı daha dün ameliyat oldu, bugün hastaneden taburcu oldu ve şimdi bizim yanımızda, şantiyede; bunu başka bir sendikada görmek mümkün mü? Hayır. Adamlar, “Siz ne istiyorsanız bizim için o önemlidir” diyorlar. Bunu başka bir sendika söylemez, hiç duymadım bugüne kadar.
Sendikal örgütlenme çalışması yapmak evet profesyonellik ister. Başkana bakıyorsun fayans ustası, adam inşaatlarda çalışıyor yani, sendikayı da işçiler kurmuş, bu sektörün sorunlarını sendikaya anlatmamıza bile gerek kalmıyor, kendileri de içinde oldukları için sorunları biliyorlar, işçilerle çok rahat iletişim kuruyorlar. İşçiden habersiz bir şey yapmıyorlar. Daha ne olsun, işçilerden biri “Ben de başkanlığa adayım” dese, oy çokluğuyla seçilirse olur yani bu sendika böyle bir sendika.