İzmir'de süren Kent Ekmek grevi 27. gününe ulaştı
Kent Ekmek grevinin 27. gününde fabrikanın çalışma koşulları üzerine grevdeki işçilerin temsilcisiyle görüştük.
İki vardiya şeklinde çalıştıklarını, gece 9, gündüz 8 saat çalışıldığını anlatan temsilci, ilk zamanlarda un çuvallarını indirip kaldırdıklarını bunun sonucunda da bel fıtığı gibi bazı rahatsızlıkların oluştuğunu daha sonra ‘silo bas’ adı verilen makinelerin getirildiğini ve artık çuvallarla çalışmadıklarını dile getirdi.
İşçilerin altısının kadın olduğunu, kadın işçilerin genellikle temizlik ve üretim planlamada çalıştırıldıklarını söyledi. Kendisinin fabrikada 7 yıldır çalıştığını anlatan temsilci, “Biz elimizden geldiği kadar hijyene önem vererek çalışıyor ve temiz üretim yapmaya gayret ediyoruz” dedi.
İşçilerin üretim sırasında 50 derece sıcaklığın üstündeki fırınların yanında çalıştıklarını, bunun getirdiği sorunları en aza indirmek için işçilerin sık sık molaya çıkarıldığını dile getirirken bu aralıkların en fazla 40 dakikada bir olduğunun altını çiziyor. Çalışma koşulları açısından çok fazla sorun yaşamadıklarını dile getiren grev temsilcisi, ücretleri konusunda da şunları ifade etti.

Ben 7 yıldır çalışıyorum, işe ilk başladığım zamanki ücretle şimdi aldığım ücretleri kıyasladığımda yapılan zamların, tüfeye göre belirlendiğini, ancak ücretlerimizde yüzde 20'lik bir erime olduğunu görüyorum. Fabrikada fazla mesainin zorunlu tutulmuyor. Gerektiğinde işçiler fazla mesaiye gönüllü olarak kalıyorlar. Kalmak istemeyenlere herhangi bir zorlama yapılmıyor.
Greve çıkış nedenlerinin ücretlerinin azlığı olduğunu, 27 günlük grev süreci içinde herhangi bir görüşme gerçekleşmediğini, ancak önümüzdeki Cuma günü bir görüşme yapılması beklendiğini de dile getirdi.
Talep ettikleri ücret konusunda ise hiçbir şekilde esneme yapmayacaklarını söyleyen temsilci, görüşmelere kendisinin de gireceğini dile getirerek, işçilerin iradesi dışında hiçbir şeyin kabul edilmeyeceğinin altını çizdi.
27 gündür süren greve çevreden ve sendikalardan, demokratik kitle örgütlerinde desteğin geldiğini ancak bunun yeterli olmadığını, gerçek bir sahiplenmeden söz edilemeyeceğini vurguladı.
Sonuna kadar devam etmekte kararlı olduklarını anlatırken İzmir halkına, işçi ve emekçilere grevi sahiplenmeleri çağrısında bulundu.