Kimin Genel Kurulu?

Haklarını aramak için Ankara'daki Türk-İş Genel Kurulu'na gelen Paşabahçe işçilerine kürsüden söz verilmedi

İŞÇİ SINIFI
Cumartesi, 5 Aralık 2015 (10 yıl 10 ay önce)

Mersin Paşabahçe’de çalışırken “işte daralma” bahanesiyle işten çıkarılan Kristal-İş üyesi cam işçileri, Büyük Anadolu Termal Otel’de düzenlenen Türk-İş 2. Olağan Genel Kurulu’na katılmak için Mersin’den Ankara’ya geldiler. Yoğun bir polis ablukasıyla karşılaşan cam işçilerinin Genel Kurul’a katılmasını engellemeye çalışan Türk-İş Genel Başkanı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşarı ile bir görüşme ayarladığını ileri sürerek işçileri Genel Kurul’dan uzaklaştırdı. Bakanlık Müsteşarı ile görüştükten sonra Genel Kurul’un yapıldığı otele tekrar gelen cam işçileri “burada arıza çıkarmasınlar” diye kabul edilmek zorunda kaldılar. Kürsüde konuşma izni verilmeyen cam işçileri, dertlerini kapı önünde bekleyen basına anlattı. İşte o sohbetten kesitler;



 



İsmail B: İşimizi seviyoruz ve işimize geri dönmek istiyoruz. Çocuklarımız aç, fabrikada hala fazla mesaiye devam ediliyor. İş daralmasını bahane ettiler ama fabrikada hala mesaiye devam ediyorlar. Buraya sadece işimiz için geldik. Ekmeğimizi geri istiyoruz ve başka bir istediğimiz yok.



 



Mustafa Balcı: 20 yıldır çalışıyorum. Artık hangi sebepten işten atıldığımızı bilmiyoruz ama bize yasal olarak 29. maddeyi söylediler. İşte daralma olarak söylediler. İşte daralma olduğunu söylüyorlar ama hala iş yerinde mesaiye devam ediyorlar. Bizim bölümde yaptığımız işleri taşerona verdiler. Bu işlerin taşerona verilmesiyle birlikte haksızlık olduğunu ve buradaki insanların işe geri dönmesini istiyoruz. Türk-İş’ten istediğimiz işimize geri dönmemiz ve Türk-İş’in bize sahip çıkması. 



 



İsmail Yılmaz: Bende Mersin Paşabahçe Cam Sanayi’nde çalışıyorum. Biz, Mersin Cam’da 20, Anadolu Cam’da 14, Eskişehir Cam’da 2 arkadaş olmak üzere toplamda 36 arkadaşı temsilen 16 kişi geldik buraya. Burada ki amacımız sesimizi duyurmak. Türk-İş Genel Başkanı’yla görüşmek ve onunla birlikte sesimizi duyurmak. Ergün Atalay’la görüştük; sorunu bildiğini, takip ettiğini ve müdahale edeceğini söyledi ve gerekli temaslarda bulundu. Biz 36 kişiyiz ve işimize geri dönmek istiyoruz. İstihdam fazlası olarak söyleniyoruz ama fabrikalarda fazla mesai devam ediyor. Bizim yaptığımız işin bir kısmı taşerona verildi. Yeni kurulan kısım ve kurumlar var ve buralara elemanlar alınacak. İş-Kur’un sağladığı olanaklardan faydalanmak istiyorlar. 36 kişiyiz, Şişe Cam’da çalışabilecek ve istihdam edilebilecek bir sayı. Bizim tek istediğimiz Şişe Cam’ın gerekli adımları atmasıdır.



 



Yaşar Akol: 7 yıldır Mersin Paşabahçe Cam Sanayi’nde çalışıyorum. Burada ki amacımız işimize, ekmeğimize geri dönebilmektir. Çocuklarımıza süt, evimize ekmek alabilmektir. Diğer konularla ilgili arkadaşlar gerekli şeyleri söyledi. Biz, sadece burada Türk-İş Genel Kurulu’nda, işçinin en büyük toplantısında sesimizi duyurabilmek istiyoruz.



 



Ercüment Acaroğlu: Eskişehir Paşabahçe’de çalışıyorum. 13 senelik iş hayatım maalesef 6 Kasım da bitti. Bizim Mersin’den arkadaşlarla buraya gelişimizin amacı provokasyon değil iş aşkı. İş istiyoruz, işimizi geri istiyoruz. Ben tek başıma Eskişehir’de çadır kurdum. Tek başıma mücadele ediyorum. Eşim, çoluğum çocuğum hepsi destek veriyor ama ne hikmetse senelerdir destek verdiğim sendikam bana destek vermiyor. Biraz önceki arkadaşların da dediği gibi işveren ile hiçbir sorun ve sıkıntımız yok. Her türlü yardımı da alıyoruz ama bürokrasiyi aşamıyoruz ne hikmetse. Ben orada da söyledim; vücudumun el verdiği kadar, sağlığımın el verdiği kadar, beni işe tekrar alana kadar mücadeleme devam edeceğim. Arkadaşlar burada, sağ olsunlar Mersin’den geldiler beni de içlerine aldılar. Onlar orada mücadele ediyorlar ben Eskişehir’de mücadele ediyorum. Buraya gelişimizin amacı başkanlar ile görüşmek, hepimizin amacı bir zaten işimize geri dönmek. Haksız bir şekilde işten atıldığımızı düşünüyoruz. Teşvik dediler benim fabrikamda 52 tane teşvik ile işten ayrılmak isteyen arkadaş varken, 40 kişiyi teşvik ile gönderdiler, 2 arkadaşı da attılar. Beni teşvikte etmediler; devamsızlığım yok, raporum yok, performans değerlendirmelerimin hepsi iyi, işverenim ile de sorunum yok. Yaptığım iş bakımında da aktif bir insanım ama ne hikmetse kimse cevap vermiyor. Niye atıldığımızı da söylemiyorlar. Birilerinin bize cevap vermesini istiyoruz. Bugün de sağ olsun Ergün Atalay başkanımız, bazı konularda yardımcı oldu bize, ona da teşekkür ederiz. Bizim tek istediğimiz sadece işimizi geri istiyoruz, söyleyeceklerim bu kadar. 



 



Sohbetimizden sonra işçiler, Ergün Atalay’ın kendilerine başka bir otelde vereceği yemeğe katılmak için Maltepe’de bulunan başka bir otele geçtiler. 



 



İşçilerin sorunlarını ve taleplerini dile getirecekleri en büyük toplantı olan Türk-İş Genel Kurulu’nda işçiye söz vermeyen sarı sendika başkanı Ergün Atalay, işçileri Büyük Anadolu Termal Otel’in önünden uzaklaştırarak aslında neden korktuğunu da göstermiş oldu.