Kent Ekmek'te direnişe devam

Kent Ekmek direnişinin 38. gününde direnişçi işçilerden Dinçer Bozdemir ile grev süreci üzerine konuştuk

İŞÇİ SINIFI
Pazar, 6 Aralık 2015 (10 yıl 10 ay önce)

Alınteri: Grevin 38. günündesiniz, neler yaptığınızı anlatır mısınız?



Dinçer Bozdemir: Grev çadırında arkadaşlarla günlük sohbetlerimizi yapıyoruz. Greve ilişkin, gidişatına ilişkin birbirimizle görüş alışverişinde bulunuyoruz.



 



Alınteri: İzmir halkı eyleminize destek veriyor mu?



Dinçer Bozdemir: Biz sesimizi ve derdimizi sanırım yeterince anlatamadık. Bizim grevimizi anlatmamız, duyurabilmemiz için yaygın dinleyici ve okuyucu kitlesi olan burjuva basın gelmiyor. Biz bir yürüyüş gerçekleştirmiştik. Orada gelip bizimle konuşmak istediler, biz de, “eğer konuştuklarımızı olduğu gibi yayınlayacaksanız yapalım, yoksa hiç gerek yok” dedik. Çünkü geliyorlar, sohbet ediyoruz, röportaj yapıyoruz gidiyorlar grevde olduğumuzu bir-iki cümleyle verip bizim anlattıklarımızı yansıtmıyorlar. Derdimizi anlatmamızı engelliyorlar. Öyle olunca hiç gelmesinler daha iyi.



 



İzmir halkı üzerinde Belediyenin büyük etkisi var. Greve başladığımızda “İşte şu kadar ücret alıyorlar, yine de greve çıktılar” dediler. Ekmek büfelerine grevden kaynaklı ekmek gitmeyince sadece sorumlusu bizmişiz gibi gösteriyor belediye, o nedenle İzmir halkının yeterince sahiplenmesine de engel oluyorlar.



 



Alınteri: Siz greve çıktığınızda kendi derdinizi İzmir halkına anlatmak için ne gibi çalışmalar yaptınız.



Dinçer Bozdemir:  Burada çalışan ve şu an grevde olan işçilerin birçoğu ilk defa greve katılıyor. Öncelikle bunu belirtmek istiyorum, İzmir Büyük Şehir Belediyesi önünde oturma eylemi gerçekleştirdik. Orada neden grev yaptığımızı anlattık. Burada grev çadırında sendika temsilcisi arkadaşlarla ve işçi arkadaşlarla neler yapabileceğimiz konusunda fikir alışverişi yapıp hayata geçiriyoruz. Bu bazen sohbetin ardından bir büfenin oraya giderek anlatmak oluyor, bazen bir kahveye gidip anlatmak oluyor. Bunların dışında grev çadırımızın yanındaki büfeye gelenlere, fabrikaya gelenlere gidip anlatıyoruz. Basın açıklamaları, görüşmeler yapılıyor, sendika da bu konuda gerekli çalışmaları yapıyor.



 



Alınteri: Bugün grevin 38. günündesiniz, ama anladığım kadarıyla grevdeki işçiler ve sendika olarak İzmir halkının desteğini almak çok önemli. Halkın yaşadığı sıkıntıların işçilerin grevde olmasından kaynaklı değil çalışma koşullarından ve kölelik ücretlerinden kaynaklandığını, sorunun asıl muhatabının fabrika olduğunu anlatmak için hiç olmazsa kitlesel bir bildiri dağıtımı yapmadınız sanırım, bu konuda neler söyleyeceksiniz.



 



Dinçer Bozdemir: Aslında bu konular konuşuldu. Yaygın bir şekilde olmasa da bir şeyler yapmaya çalıştık, bundan sonra da yapacağız. Ancak İzmir halkına yönelik yoğun, kitlesel bir bildiri dağıtımı yapmadık. Ancak dediğim gibi birçok arkadaşımız ilk defa greve katılıyor, ilk defa direniş gösteriyorlar ve birçok konuda çekimser oluyorlar.



 



Alınteri: Bildiğimiz kadarıyla siz Çölyak hastaları için de özel bir ekmek üretimi yapıyorsunuz. Grev sürecinde ne gibi tepkiler oldu, siz bu konuda neler yaptınız?



Dinçer Bozdemir: Biz fabrika üretiminde net 300 gram sağlıklı ekmek üretiyoruz. Grev nedeniyle bu üretim durdu. Bizim üretiğimiz ekmekler sadece halka yönelik değil aynı zamanda Çölyak hastaları içinde özel üretimimiz vardı. Grev süreci içinde bu hastalar ve yakınları çok etkilendiler. Hasta yakınları araçlarıyla fabrikaya gelip ekmek istediklerini ve zor durumda olduklarını iletiyorlar. Fabrika yönetimi ise sorunun grevden kaynaklandığını söylüyor. Ama biz de gidip durumu anlatıp bu sorunun asıl kaynağının fabrika yönetimi olduğunu söyleyerek sorunun çözümü için 185 nolu telefon numarsına şikayetlerini iletmelerini istiyoruz. Bu telefon numarasını aradıklarında ise yine kafa karıştırıcı cevaplar veriyorlar olmazsa meşgule düşürüyorlar



 



Alınteri: Buradan İzmir halkına hem neden grevde olduğunuzu hem de sorunun asıl çözüm yerinin fabrika yönetiminin grevdeki işçilerin talepleri karşılaması olduğunu anlatan bir çağrı yapmak ister misiniz?



 



Dinçer Bozdemir: İzmir halkına şunları iletmek isteriz:




Biz Kent Ekmek işçileri olarak çalışma koşullarımızın ve aldığımız ücretlerin insanca yaşamaya yetmemesinden kaynaklı, maddi manevi olarak birçok sıkıntı yaşıyoruz. Bu sıkıntılarımızın bir nebze de olsa giderilmesi ve taleplerimizin karşılanması için, yani çalışma koşullarının düzeltilmesi, ücretlerimizin iyileştirilmesi için grev kararı aldık. Grev nedeniyle şu an fabrikada üretim yapılmaması tamamen fabrika yönetiminin keyfi tutumudur. Grevden kaynaklı İzmir halkının ve Çölyak hastalarının mağdur edilmemeleri de fabrikanın bu sorunu çözmeye yanaşmamasından kaynaklıdır. Biz taleplerimiz bir an once karşılansın ve üretime başlayalım istiyoruz. Buradan Çölyak hasta yakınlarına ve İzmir halkına grevdeki işçilerin taleplerinin kabul edilmesi ve bir an önce üretime geçilmesi için 185 nolu telefonu aramaları ve çözüm doğrultusunda uyarmalarını istiyoruz.