“Umudumuz Putin”

Bu nasıl bir mecalsizliktir ki, Erdoğan'ın uluslararası versiyonu bir zorbaya bel bağlamaktadır

DÜNYA
Perşembe, 17 Aralık 2015 (10 yıl 8 ay önce)

Rusya’nın tepkisi sadece protestoyla sınırlı kalmadı; uluslararası platformlarda Türkiye’yi sıkıştıracak diplomatik ataklardan ekonomik yaptırımlara, gözdağı amacını taşıyan askeri hamlelerden psikolojik savaş yöntemlerinin devreye sokulmasına kadar çok yönlü bir burun sürtme operasyonuna dönüştü.



 



Sahibine mesajını eşeğini döverek vermek



 



Tayyip Erdoğan ve çetesinin, Rusya’nın bu kadar sert ve inatçı bir tepki göstermesini beklemedikleri yaşadıkları şaşkınlıktan da belli. Önceleri, “vallahi onun Rus uçağı olduğunu bilmiyorduk, yoksa başka türlü davranırdık” diye kıvırtmayı denediler, bu arada görüşüp konuşmak için Putin’in peşine düştüler. Baktılar Ruslar yüz vermiyor, “Rusya’nın almaktan vazgeçtiği tarım ürünlerimize başka pazarlar buluruz”, “gerekirse tezek yakarız”, “ekonomik yaptırımlardan bizim canımız yanar belki ama Rusya da kaybeder” türünden kuyruğu dik tutma şovlarına yöneldiler.



 



Ancak her gün Türkiye’yi madara edecek yeni bir adım atan Putin Rusyası’nın öfkesi kolay kolay yatışacağı benzemiyor. Çünkü Rusya açısından sorun sadece bir uçağının kalleşçe düşürülmesinden ibaret değil. Hem Ortadoğu hem de dünya çapında emperyalist rekabetin kızıştığı koşullarda Türkiye o uçağı düşürmekle Putin Rusyası’nın karizmasını fena halde çizmiş oldu. Bu olay ve arkasından yaşananlar ona, son yıllarda izlemeye başladığı maceracı atak politikanın ABD, NATO ve AB emperyalistleri tarafından bundan sonra artık eskisi gibi sineye çekilmeyeceğini gösterdi.



 



Rusya, emperyalist rakipleri tarafından kendisine verilmek istenen mesajın farkında. Tepkileri de zaten onlara yanıt amacını taşıyor. Bu nedenle sert ve kapsamlı. Arkasının geleceği de anlaşılıyor.



 



Putin’e umut bağlamak



 



Tayyip Erdoğan ve avanesinin yine boylarından büyük bir işe kalkışıp Putin Rusyası’na sürtünmesinin ardından yaşananlar, 1 Kasım sonrası moral çöküntüye sürüklenen kimi kesimleri ‘heyecanlandırdı’. Tayyip Erdoğan’ın içerde bulamadığı belasını bu kez Putin sayesinde bulacağı beklentisine kapıldı bunlar. Hani utanmasalar, ikili sohbetler sırasında dile getirdikleri “umudumuz Putin” sloganını yüksek sesle de atacaklar.



 



Putin gibi Tayyip Erdoğan’la aynı hamurdan yoğrulmuş, onun uluslararası versiyonu bir zorbaya bel bağlayacak kadar kendini kaybetmiş bir “ilericilik” iddiası, çok yönlü irdelemeyi gerektiren vahim (ve üzücü) bir durum. Bu nasıl bir mecalsizlik, nasıl bir kendine güvensizliktir ki, kendisi yerine dövüşecek bir “kurtarıcı” arayışına çıkmakla kalmayıp yerel bir führer özentisinden kurtuluşu onun rol modellerinden birini oluşturan uluslararası bir çar özentisinden bekler hale gelsin!!!



 



Bu ruh halinin kendisi çok şey anlatıyor aslında. Örneğin, Tayyip Erdoğan ve çetesinin arkasında mevzilenmiş ırkçı faşist gericiliğin nasıl bu kadar pervasız hareket edebildiğinden tutalım başkalarına da moral ve cesaret verecek öncü tutum ve çıkışların bir türlü örgütlenemeyişine kadar kadar bugünün Türkiyesi’nde manzaranın bu kadar iç karartıcı olmasının nedeni en başta burada aranmalı.



 



Bu karanlıktan çıkış da öncelikle bu ruh hali ve beklentinin geriletilip tersine çevrilmesine bağlıdır. “Umut” aranacaksa öncelikle kendimizde, kendi gücümüzde, ben, sen, o… bir araya gelip omuz omuza vermemizde aranmalıdır.



 



[Alınteri'nin 15 Aralık 2015 tarihli 15. sayısından alınmıştır]