Açlık grevlerinin 6. gününde olan on iki işçi, hala Kristal-İş Genel Merkez’deler
Açlık grevlerinin 6. gününde olan on iki işçi, hala Kristal-İş Genel Merkez’deler
Kristal-İş Genel Merkez’de açlık grevini devam ettiren işçilerden Fatih Ataş dün akşam rahatsızlandı. Bugün ise Ahmet Akkul midesinin çok ağrıdığını söylüyordu. Diğer işçilerde şu an bir problem yok gibi.
6 gündür açlık grevini devam ettiren direnişçiler şu ana kadar hiç sağlık desteği görmediklerini, TTB’yi kendileriyle ilgilenmeye davet ettiler. Muhabirimiz, hem Mersin TTB Genel Sekreteri'ne, hem de TTB Genel Merkeze ulaşıp durumu bildirmesine rağmen açlık grevinde olan işçilere henüz gidilmedi.
Kristal İş Genel Merkez’e Mersin’den gelen Mustafa Balcı ile Genel Merkez yöneticilerinin tutumu üzerine sohbet ettik.

Mustafa Balcı dün akşam saatlerinde kendisiyle birlikte üç arkadaşının geldiğini, buradaki direnişi kuvvetlendirmek ve sendika yöneticilerine asıl görevlerini hatırlatmak istediklerini, hatırlamasalar da talepleri yerine getirilene kadar buradan ayrılmayacaklarını dile getirdi:
Fatih arkadaş başından beri açlık grevini hiç aksatmadan devam ettirdi. Onu asıl yol yorgunluğu etkiledi. Bir de buraya geldiğimizde polisin ‘çok gürültü ediyormuşsunuz’ diye şikayet ettiğini söylediler. Bizim evimiz olan yerde üzerimize baskı kurulmaya çalışılması Fatih arkadaşımızın rahatsızlanmasına sebep oldu.
Başından beri söyledik, bizlerden herhangi birine bir şey olursa sorumlusu bizim yanımızda olmayan Kristal-İş Sendika yöneticileridir. Ardından Paşabahçe fabrika yönetimi ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'dır. Arkadaşımız akşam rahatsızlandı. Ambulans çağırıp hastaneye kaldırdık. Serum takıldı. Bu arada benim çıraklığımı yapmış, benim yetiştirdiğim, ailece yıllarca görüştüğümüz, sendikaya seçilmesi için yıllarca emek verdiğim Fevzi Güler beni arayarak: ‘Siz ne yapıyorsunuz? Fatih’e bir şey olursa şimdi sorumlusu biz miyiz?’ diye soruyor. ‘Siz başından beri direnişin yanında olsaydınız biz bu şekilde burada olmazdık. Elbette sorumlusu sensin, sizsiniz’ diye cevap verdim.
Ben onu iyi tanıyorum eğer gerçekten adam gibi başkan olsaydı, işçiliğini unutmasaydı, işçinin yanında olsaydı ona saygı duyardım. Ama kendisi başkanlık saygısını gösterebileceğim biri değildir. O önce ustasına saygı göstermeyi bilecek, çıraklığını unutmayacak, işçiye, emeğe, ekmeğe saygı duyacak. Bizler bir kez daha bunu hatırlatmak, Genel Merkezi asli görevini yapmaya, üyesinin yanında olmaya, işçi hakkını savunmaya davet ediyoruz.
Fatih Ataş ise şunları söyledi:
Akşam ben rahatsızlandım. İnsan olan insan ‘geçmiş olsun’ der, ama bunlarda bunu bile dile getirecek kalmamış. Ancak ‘Bir şey olursa sorumlusu biz mi olacağız’ın derdine düşüyorlar. Elbette sorumlusu Genel Merkez ve yöneticileridir. Yine söylüyorum, daha once de söyledim. Biz ekmeğimizi istiyoruz. Almak için de sonuna kadar bu açlık grevini devam ettireceğiz. Bize bir şey olursa sorumlusu Paşabahçe yönetimi, Kristal İş Sendika yöneticileri, Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığıdır. Biz bugüne kadar her türlü görüşme yolunu denedik. Çözüm olmadı. Ekmeğimizi geri alana kadar Kristal-İş Genel Merkez'de açlık grevini sürdüreceğiz. Diğer arkadaşlarımız da Mersin'de çadırda açlık grevindeler.