“Parmaklarım içerde kaldı, ben dışarda!..”

9 yıl aidat ödediğim sendikaya mı kendi işim gibi çalışıp çabaladığım işyerime mi işimi kaybetmeme mi yanayım

İŞÇİ SINIFI
Cumartesi, 26 Aralık 2015 (10 yıl 10 ay önce)

Merhaba ben Naci Boyraz, 38 yaşında Bursa’da ikamet eden, otomotiv sektöründe çalışan sade ve mütevazi bir hayatı olan evli, bir kız evladı sahibi bir işçiyim.



 



Otomotiv sektöründe 2003 yılında çalışmaya başladım. 2006′da VALEO isimli işletmede sendika güvencesi ile büyük bir hevesle çalışmaya başladım, ta ki 7 Haziran 2014 tarihine kadar. Ondan sonra da hem fabrikanın büyüklüğünü hem de sendikanın ne olduğunu anladım.



 



O tarihte 16:00-12:00 vardiyasında çalışırken talihsiz bir iş kazası geçirdim ve sağ elimin 3 parmak ucunu kaybettim. İş kazası geçirdikten sonra da çalışmaya devam ettim. Bu zamana kadar hiçbir sorun yaşamadığım çalışma hayatımda birden bire sorunlar başladı. İşyerinde hatam aranmaya, baskı yapılmaya başladı. İş arkadaşımla yaşadığım sözlü bir tartışma kavga gibi gösterilerek iş aktim fesih edildi. Ben de hukuk yolunu kullanarak dava ettim.



 



Yaşadığım ekonomik sıkıntılardan kaynaklı işe iade davasına 2 gün kala işyeri anlaşmak istedi. Anlaşma yolunda masaya oturduk, sözler verildi. Biz sözümüzde durduk. O milyon dolarları kontrol eden VALEO Fabrikası, verilen söze ve anlaşmaya uymadı.



 



Ev kira, okuyan çocuk var. Eşimin hastalığı da var. Bu şekilde hem fabrika yetkililerine hem sendika yetkilerine derdimi anlatmaya çalıştım. Kimseden de ses çıkmadı. Şimdi 9 yıl aidat ödediğim sendikaya mı yahut kendi işim gibi çalışıp çabaladığım işyerime mi işimi kaybetmememi yanayım! Yoksa kaybettiğim 3 parmağıma mı?..



 



Tek kişi ne yapabilir, derdini kimlere anlatabilir? Yapılan bu haksızlıklara vicdanım el vermedi. Bursa Demirtaş OSB’de bulunan fabrikanın önünde 3 Aralık 2015 tarihinden itibaren bekleme eylemi yapmaktayım. Bu eylemim sırasında kimse sesimi duymadı. Ama ben haklı olduğumu biliyorum, ona inanarak talebimi ve mücadelemi yükseltiyorum. Eylemim sırasında elime döviz alıp “Parmaklarım içerde kaldı, ben dışarda!”, “Sizin çocuklarınız tok, benim çocuğum aç!” diye döviz taşıdığım için Kabahatler Kanunu’ndan 208 tl ceza yedim. Genel Müdür ve İnsan Kaynakları Müdürü rahatsız olduğu için 5 defa karakola götürüldüm.



 



Yılmadım, ben haklı olduğumu düşünüyorum. Bana hukuksal yollardan vazgeçmem için baskı yapıldı. Ben de onların istediği şekilde kabul etmek zorunda bırakıldım. Bu haksızlığı kabul etmedim, direniyorum. İşimi geri istiyorum, haklarımı geri istiyorum. Duyarlılığınız için teşekkür eder, dayanışma ve desteklerinizi beklerim.



 



Naci Boyraz