İnşaat-İş Sendikası, Kürdistan'da sürdürülen faşist devlet terörüne ilişkin bir açıklama yayınladı
Yaşasın İşçilerin Birliği, Halkların Kardeşliği!
Cizirê, Sur, Gever, Silopi, Kerboran ve Nusaybin aylardan beri kan içinde. On binlerce insanın yaşadığı yerleşim yerleri, günlerce süren sokağa çıkma yasaklarıyla nefes alamaz hale getirildi. Bombalanıyor, kurşunlanıyor, yakılıyor, yıkılıyor. Çoluk, çocuk, genç, kadın demeden bir halk katlediliyor.
Şu an bir iç savaş halini yaşıyoruz. Tanklarıyla, toplarıyla, keskin nişancılarıyla devlet, sivil halkı öldürüyor. Her gün ölüm haberleriyle güne başlıyoruz.
Gözü dönmüş bu saldırganlık ve vahşet ne sözcüklerle anlatılır ne de yazılarak... Düşünün ki, keskin nişancılar tarafından sokak ortasında vurularak öldürülen Taybet İnan’ın cesedi 7 gündür hala sokak ortasında duruyor. Eşi cesedi almaya gittiğinde keskin nişancıların yaylım ateşinde yaralanıp cesedi alamadan geri dönmek zorunda kalıyor.
Yakılan-yıkılan evlerin haddi hesabı yok… İnsanların en temel ihtiyaçlarını karşılayacak durumlarına dahi izin verilmiyor. İnsanlığın bittiği anı yaşıyor Kürt halkı.
İnşaat-İş Sendikası olarak devletin Kürdistan illerinde uyguladığı ablukaya, Kürt halkına yönelik katliamlarına karşı halkın onurlu direnişini selamlıyoruz. Selam olsun direnişte düşenlere, selam olsun direnenlere!
Direnen halklar özgürdür!
Yaşasın işçilerin birliği halkların kardeşliği!
İnşaat İşçileri Sendikası
25.12.2015