İstanbul, cam işçilerini bağrına bastı

"Beykoz, direnişçi işçileri özlemiş. Biz de direnişlere sahip çıkan insanları özlemiştik. Çok güzel bir buluşma oldu"

İŞÇİ SINIFI
Pazar, 27 Aralık 2015 (10 yıl 10 ay önce)

Mersin’de başlattıkları direnişi 44. gününde açlık grevine dönüştürüp 47. günde İstanbul’da Kristal-İş Genel Merkezi’ne taşıyan cam işçilerinin eylemine deste büyüyor.



 



Eski Paşabahçe çalışanları, Beykoz’da bulunan partiler, emekçiler açlık grevinde olan işçileri ziyaret edip sonuna kadar desteklerini sürdüreceklerini iletiyorlar. 



 



Kristal-İş yöneticileri işçilerin direnişini kırmayı başaramadı, ne kadar çabalarsa çabalasın cam işçileri Beykoz emekçileriyle bütünleşti. Beykoz, cam işçilerini evlatlarını kucaklar gibi kucaklayıp sahiplenerek bağrına bastı.



 





 



Bu sahiplenmeyi, kendisi de bir cam işçisi olan İsmail Yılmaz şöyle dile getiriyor:




Beykoz gerçekten bambaşka bir yer. Geçmişte emek hareketlerinin en yoğun yaşandığı bölge. Yoldan geçen insanlar, esnaf, emekli cam, deri ve Tekel işçileri bizi bağrına bastı. 17 yaşındaki devrimci genç de 70 yaşındaki eski sendikacısı da Cuma’ya giden hacı amcam da 90 yaşında en eski cam işçisi de...





Sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler, sendikalar, biz direnişçi cam işçilerini görünce, Beykoz'un yıllar sonra bir kez daha işçi direnişine ev sahipliği yaptığına tanık olarak heyecanlandılar. Hepsi etrafımızda pervane oldu. İhtiyaçlarımızı karşılamak için adeta birbirleriyle yarışıyorlar. Bir gönüllü doktor bizleri kontrol ederken gönüllü Eğitim-Sen’liler battaniye, yastık, sünger getirdi. Emekli cam işçisi bir abimiz komposto getirdi. Bir ağabeyimiz, ‘Gazetelerinizi köşedeki büfeden alın, benim hesabıma yazdırın’ dedi. Bir Beykozlu ‘Eğer lazım olursa söyleyin buraya adam yığayım’ dedi. Cam işçisinin kızı, Sümerbank işçisinin gelini olan bir bayan bize öyle içten sarıldı ki kız kardeşimizin samimiyetini hissettik. 





Beykoz, direnişçi işçileri özlemiş. Biz de direnişlere sahip çıkan insanları özlemiştik. Çok güzel bir buluşma oldu. Kendimizi 80 yıllık Paşabahçe Beykoz işçisi gibi hissediyoruz. Bize öyle bir misyon yüklediler ki, 52. gününe giren direnişimiz yeni bir heyecan kazandı. Kararlılığımız bir kat daha arttı.





Sonuç almadan bizi artık hiçbir güç buradan çıkaramaz. Şimdi Beykoz Paşabahçe tarihini ve işçilerinin duygularını daha iyi anlıyorum. Teşekkürler Beykoz, Teşekkürler İstanbul.