Kristal-İş Sendikası’nda azımsanmayacak bir tükenmişlik, kokuşmuşluk ve teslimiyet yaşanıyor
Kristal-İş’te değişim zamanı
Kristal-İş Sendikası'nda azımsanmayacak bir tükenmişlik, kokuşmuşluku ve teslimiyet yaşanıyor.
Bu olgular tamamiyle somut, her kesimden insanın gördüğü ve kabul ettiği gerçekler. Sendikacılığı ayaklar altına alan bu tür davranışlar ne yazık ki en başta genel başkanda görülmektedir.
Bu tükenmişlik ve teslimiyet hali genel başkandan aşağıya doğru merkez yöneticilerini, şube başkan ve yöneticilerini hepsinden de önemlisi işyeri temsilcilerini tamamiyle sarmış ve etkisi altına almıştır.
Kısacası Kristal-İş Sendikası’na başından aşağıya teslimiyet, tükenmişlik ve kokuşmuşluk hakimdir.
Sendikanın ve cam işçisinin geleceği bu yozlaşma, tükenmişlik ve teslimiyetçilikten kurtulmaya bağlıdır. Bunun için değişim şarttır. Ustaların da dediği gibi “Değişmeyen tek şey değişimdir”.
Kristal-İş Sendikasını yaklaşık 12 yıldan bu yana yöneten bu zihniyetin sıkıntılı olduğunu ve bunun bir işveren projesi olduğunu, Eskişehir cam işçileri olarak geldiği ilk günden beri, yani 2003 yılında bu yana söyleyegeldik. Ne yazık ki söylememiz çare değildi. Yaşanacak, görülecek ve öğrenilecekti.

Sendika yönetiminin TİS taslak çalışmalarında ortaya koyduğu tavır, aslında cam işçisinin gelecekte yaşayacağı sıkıntıların göstergesiydi. Bir taslak çalışması yapıldı ama bunun bir taslak çalışması mı cam işçisiyle kavga çalışması mı olduğu belli değildi. Taslak çalışmalarında cam işçisinin hiçbir talebi dikkate alınmadı. TİS görüşmelerinde sahipsiz ve umursamaz bir tutum sergilendi. Grev kararı ve uygulanması baştan savmaydı.
Grev esnasında işten çıkarmalar yaşandı. Yine umursamaz bir tutum sergilendi. Grev ertelenmesi sonrasında tamamen teslimiyetçi bir anlayış sergilendi. TİS’in geldiği son durum referanduma sunuldu ama ne yazık ki referandumun, yani cam işçisinin iradesinin tam tersi tecelli etti.
Cam işçisine büyük sıkıntılar yaratacağı ortaya çıktığı günden beri konuşulmasına rağmen TİS 3 yıllık imzalandı.
Bütün bu olumsuzluklar, teslimiyetçi ve tükenmişlik hali bu günlerin habercisiydi. Evet, cam işçisinin onay vermediği TİS imzalandı. Arkasından bütün bölgelerde temsilcilikler atama yöntemiyle belirlendi, hepsinden önemlisi şube yönetimleri ve şube başkanlıkları da vesayetle belirlendi. Vesayetle oluşan merkez yönetimi, vesayetle yönetilen sendikanın geleceği de baştan belliydi. Yaşadığımız son tensikat bu gerçeklerin sonucudur.

Tabanın söz ve karar sahibi olduğu şiarından ayrılan, sendika içi demokrasiyi terk eden, ağalaşan, diktalaşan genel başkan ve merkez yönetimi işçiye tamamen sırtını dönmüştür. İşveren ekonomik kriz bahanesiyle bölgelerde işçi çıkarmalarını gündeme getirdiğinde, diktatörleşen sendika yönetimi buna karşı çıkıp direneceğine, patronla görüşüp anlaşarak kendine muhalif işçilerin işten çıkarılmalarını sağlamıştır.
Gerçek bir sendika için, umutlu bir gelecek için, hepsinden önemlisi güvenli bir gelecek için adam gibi sendika, adam gibi bir Kristal-İş istiyoruz! Bunun için değişim kaçınılmazdır.
Trakya bölgesinde vesayetle ve şaibeli bir şekilde yapılan seçimlerin sonucunda oluşan şube yönetimine hukuk nezdinde itiraz edilmiş, bu itiraz sonucunda yargı, mevcut şube yönetiminin şaibeli olduğuna ve seçimin tekrar edilmesine karar vermiştir. Böyle bir durum nadiren elde edilen bir kazanımdır, kıymetini bilmek gerek. Bu, Kristal-İş’te ve cam işçisinin geleceğinde değişim için ,gelecek için umut veren bir ışıktır.
Değişim şansını yakalayan bütün cam işçilerinin bu umuda dört elle sarılması çok önemli. İlk önce, yenilenecek Trakya bölgesi seçimlerinin diktatörleşen sendika yönetimine karşı kazanılması, ardından yapılacak genel merkez kongresinde cam işçisinin kâbusu olan bu merkez yönetiminden kurtulabilmek için gecemizi gündüzümüze katarak çalışacağız.
Sonuç olarak, biz, değişimden yana olan Eskişehir cam işçileri, Trakya bölgesi cam işçilerinin yakmış olduğu bu umut ışığını önemsiyoruz. Bu umuda dört elle sarıldığımızı ve bu mücadelenin başarıya ulaşması için, değişim adına başta kendi bölgemizde sonuna kadar mücadele edeceğimizin sözünü veriyoruz.
Ağalaşan ve diktatörleşen sendika genel başkanı ve merkez yönetiminin yaşadığımız bölgede de bir avuç da olsa destekçileri vardır. Statükodan yana, yağcı, yalaka sendika şube yönetici ve temsilcilerinin cam işçisinin içinde hiçbir güçlerinin olmadığını ve bir avuç olduklarını biliyoruz.
Bütün bölgelerden değişim talebini haykıran cam işçisi kardeşlerimizle birlikte hiçbir önyargı barındırmadan gerçek bir sendika için mücadele etmeye hazırız.
Diren Mersin cam işçisi!
Zafer sizindir!...