Bu Erdoğan'ın sonudur

Avrupa'daki Aleviler Kürt halkına karşı girişilen faşist saldırıyı eylemle yanıtlıyor

DÜNYA
Perşembe, 21 Ocak 2016 (10 yıl 7 ay önce)

YAŞANACAK DÜNYA



 



Alevilerin Strasbourg eylemleri sırasında, Britanya Alevi Federasyonu (BAF) Başkanı İsrafil Erbil, Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF) Başkanı Erdal Kılıçkaya ve Kürt Kadın İnisiyatifi‘nden Gülten ve Rahime ile süreç üzerine röportaj yaptık.



 



Alınteri: İngiltere’de neler yapılıyor şu anda?



İsrafil Erbil: Britanya Alevi Federasyonu ve Britanya’daki Demokratik Güç Birliği, hep birlikte demokratik haklarımız çerçevesinde oldukça yoğun eylemler düzenliyoruz. Sesimizi demokratik yollardan duyurmaya çalışıyoruz. AKP’nin kirli savaşı, şiddeti, politikaları öyle bir noktaya geldi ki, sadece basın açıklamaları, kamuoyu oluşturmakla, bunların durdurulma imkanı yok.



 



Bu nedenle, Avrupa Parlamentosu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne ne yapılabilir, ne verilebilir… Oradaki kadınların, çocukların sesi nasıl duyurulabilir üzerine bir takım programlar yaptık. Bugün burdayız; yarın ve bu hafta içinde devam edecek görüşmelerimiz. Ezilenlerin bir arada olması, barış zeminini bırakmaması, şiddete karşı, savaşa karşı mücadele etmeye devam etmesinin dışında şu anda bir alternatifimiz yok. Britanya’da da önemli eylemler ve atılan bazı adımlar, halkların bir araya gelerek verdiği mücadele çok değerli. Ben, Avrupa’daki ve Türkiye’deki dostlarımızla da aynı şekilde elele vererek, bu direnci geliştirmekten başka çarenin olmadığını düşünüyorum.



 



Alınteri: En son İngiliz Parlamentosu’nun önünde eyleminiz olmuştu...



İsrafil Erbil: Davutoğlu İngiltere Başbakanı Cameron‘la görüşmeye gelmişti. Orada çok ciddi bir direnişle karşılaşmış. Arkadaşlar, ordaki Demokratik Güç Birliği'nin protestoları sonucu Davutoğlu, Başbakanlık binasına ön kapıdan girememiş. Arka taraftan girmek ve çıkmak zorunda kalmış. Ayrıca, Britanya Alevi Federasyonu olarak da biz hem Londra’nın merkezinde hem de Büyükelçilik önünde siyah çelenkler koyarak bir şekilde katledilen insanlarımızın sesini yükseltmeye ve duyurmaya çalışıyoruz.



 



Alınteri: Bu süreçte Fransa’daki Aleviler olarak neler yaptınız?



Erdal Kılıçkaya: Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu olarak son bir hafta içerisinde Fransa genelindeki dört büyükelçilik ve konsolosluk önüne siyah çelenk bırakma eylemi gerçekleştirdik. Şu anda 5 Alevi Kültür Merkezi’mizde açlık grevleri devam ediyor. Bugün AİHM’e Türkiye’deki hak ihlalleri ve katliamlarla ilgili, Alevilere, Kürtlere yönelik saldırılarla ilgili bir bilgilendirme dosyası sunduk. Şimdi ise Avrupa Parlamentosu’nda bulunan partilerin başkanlarıyla görüşmelerimiz var. Türkiye ile ilgili endişelerimizi dile getireceğiz. Hak ihlalleriyle ilgili dosyalar sunacağız kendilerine. Bu konuda, AP’nin Türkiye’ye baskı yapmasını talep edeceğiz. Türkiye’deki iç savaşın derinleşmesi durumunda, Türkiye’den buraya gelecek olan göç dalgasına hazır olmalarını söyleyeceğiz. Ve Avrupa’nın artık sağır, dilsiz ve görmeyen konumundan çıkmasını beklediğimizi doğrudan milletvekillerine söyleyeceğiz. Zira onlar bizim milletvekillerimiz. Avrupa’da bulunan Alevilerin yüzde 80-90′i Avrupa vatandaşı. Onlara oy atıyor. Milletvekillerimizden bunları talep edeceğiz. Bu bizim eşit yurttaşlık haklarımızı kullanıyoruz Avrupa’daki Aleviler olarak.



 



Alınteri: Türkiye’deki bu süreç, sadece Kürtlere yönelik bir saldırı mı? Nasıl değerlendiriyorsunuz?



E.K.: Türkiye’de su anda mazlumlar bir kıyımla karşı karşıya. Bütün ezilenler Türkiye’de faşizan bir saldırıyla yüzyüze. Türkiye’de aydınlar, kadınlar, eşcinseller, gençler, sosyalistler, devrimciler, Aleviler, Kürtler, ötekilerin hepsi bir varlık yokluk mücadelesi içerisindeler. Ya hep beraber kurtulacağız ya da hep beraber yok olacağız. Süreç oraya gidiyor.



 



Alınteri: İşçi ve emekçileri de saymak gerekiyor.



EK: Tabii işçi ve emekçileri unuttuk. Çok doğru...



 



Alınteri: Avrupa’da ırkçılık dalgası yükseliyor. Buna karşı da bir duruşunuz var mı?



EK: Avrupa genelindeki ırkçı partilerin gelişimi, tabii ki göçmenler açısından birinci derecede bizi ilgilendiriyor. Zira potansiyel saldırı merkeziyiz göçmenler olarak. Özellikle Le Pen’in Fransa genelinde oy oranını artırıyor olması bizi endişelendiriyor. Önümüzdeki 2017 seçimlerinde Le Pen’in cumhurbaşkanı olma ihtimali bile var. İkinci tura kesin geçeceği gözüyle bakılıyor. Burada da ayrı bir mücadele yürütmemiz gerekiyor.



 



Alınteri: Merhaba. Sizi tanıyabilir miyiz?



Gülten: Ben Gülten. Kehl’den katılıyorum. Kürt Kadın İnisiyatifi’ndeyim. Bugün Alevi arkadaşlara destek olmak amacıyla geldik. Türkiye’deki katliamları protesto etmek için. Herkesi saygıyla selamlıyorum.



 



Alınteri: Türkiye’deki saldırıyı nasıl yorumluyorsunuz? Sadece Kürtlere karşı mı?



G: Bu sürece baktığımız zaman tüm Ortadoğu halklarına karşı. Ama bugün Kürtlerin Ortadoğu’daki statüsünü kırmak için, Erdoğan öncülüğünde Kürt halkına karşı bir katliam yapılıyor. Kadın-çocuk demeden, herkese karşı bir katliam yürütülüyor. Bu açıdan, Türkiye’deki sivil toplum örgütlerinin, bütün kurumların ve HDP bileşenlerinin bu süreçte Kürt halkının yanında olması umut vericidir.



 



Alınteri: Alevilerin Avrupa’daki eylemlerini, etkinliklerini nasıl değerlendiriyorsunuz?



G: Avrupa’daki eylemleri çok değerli ve önemli buluyorum. Bazı derneklerde açlık grevleri başladı. Kehl’de de var. Son olarak, diyorum ki, Jin Jiyan Azadi. (Kadın Yaşam Özgürlük)



 



Rahime Almaz: Biz de Kehl’den geliyoruz. Kürt Kadın İnisiyatifi’nden. Erdoğan, çocuk kadın demeden öldürüyor. DAEŞ’in başıdır. Kürdistan’daki timlerin çoğu DAEŞ’ten. Keskin nişancılar, insanları, hayvanları vuruyor. On bir çocuğu olan bir anne, odun getirmeye giderken vurulmuş. Çocuklar kadının cenazesini alamıyor.



 



Gene bir çocuğun ayağını parçalamışlar mermiyle. Bir gün bir gece kan kaybediyor. Halen yaşıyor ama gidip alamıyorlar. Keskin nişancı gidenleri vuruyor. Kaç tane çocuk gizlenmiş bekliyor. Anneler 35 gündür çocuklarını buzdolabına koymuş, defnedemiyor. Bu ne biçim devlettir.



 



Bu Avrupa’ya sesleniyorum. Kulaklarını kapatmasın. Gözlerini açsın. Silah satıyorsa, bize de sahip çıksın. Merkel, Erdoğan’a para verdi, silah verdi. işte o parayla Kürtlerin üzerine geldi, katletti. Hani insan hakları? Hani medyası? Hiçbir Alman medyası gelip bizi dinlemiyor. Demesin biz özgür medyayIz. Kendilerine göre kullanıyorlar.



 



Erdoğan kaybedecek. Kadın çocuk demeden öldürüyor. Çünkü kadınlar savaşın önünü çekiyor. Önde cephede yer alıyor. Artık Arap, Türk, herkes beraber. Ermeni, Süryanî, Asuri, Keldani. Çünkü insanlığa karşıdır. Bizi hayatta bitiremez. O biter biz bitmeyiz. Çok kişi geldi onun gibi başa. Hani nerde kaldı? Bitti. Bu Erdoğan’ın sonudur.