Artık kıdem tazminatı yok

Patronlar, haksız yere işten çıkarttıkları işçiye kıdem tazminatı ödeme “yükünden” kurtarılıyor

İŞÇİ SINIFI
Pazar, 31 Ocak 2016 (10 yıl 8 ay önce)

İşçi sınıfının temel haklarından, onun az buçuk “iş güvencesi” ve “yaşam umudu” olan kıdem tazminatı tarihe karışıyor. Baştan aşağı güvencesiz ve kuralsız çalışma yasallaştırılıyor. Sınıfın iş ve yaşam koşulları, daha fazla patronun iki dudağı arasından çıkacak söze tabii kılınıyor. 



 



Dolayısıyla işten çıkarmaların önündeki kısmi yasal “engeller” de tamamen temizleniyor. Patronlar, haksız yere işten çıkarttıkları işçiye kıdem tazminatı ödeme “yükünden” kurtarılıyor.



 



Seçim darbesiyle kurulan hükümetin 2016 eylem planındaki düzenlemeyle birlikte Özel İstihdam Büroları’yla işçi simsarlığı, taşeron çalışma işçi sınıfının bütün bölüklerinin başına bela ediliyor. Patronların işçileri işten çıkarma maliyeti ortadan kaldırılarak kıdem tazminatı “kaderi belirsiz” bir fona/sandığa devrediliyor. Tıpkı bugüne kadar şekillendirilen Zorunlu Tasarrufu Teşvik Fonu, Konut Edindirme Yardımı Hesapları, İşsizlik Fonu uygulamaları gibi… 



 



Bu fonların tümü iktidarlar tarafından hep yağmalanmış bu yağmalama her geçen gün büyümüştür. Öyle ki milyonlarca işsiz açlıkla boğuşurken İşsizlik Fonu’ndan patronlara 50 milyon liraya yakın kaynak aktarılmıştır.



 



Bu tablo karşısında “Kıdem tazminatı bizim kırmızı çizgimizdir” diyen sendikalardansa tık yok. Yalnız hakkını yemeyelim nihayet DİSK “Kıdem tazminatlarımız iş güvencemizdir! Dokunma!” başlıklı bir imza kampanyası başlattı.



 



DİSK’in bu kampanyaya ilişkin nasıl bir eylem planına sahip olduğuysa belli değil. Aslında bizler, sınıf bilinçli işçiler açısından belli; Göstermelik bir iki açıklamanın, görev savma minvalinde işlerin ötesine geçilmeyecek. 



 



Burada amaç saldırıyı püskürtmek, işçi sınıfının çalışma ve yaşam haklarının güvence altına alınması için mücadeleyi büyütmek olmadığı için günü kurtarmanın peşine düşüyorlar. 



 



Sendikal bürokrasinin bu aymazlığına da meydan okuyacak biçimde öncü işçiler mücadelenin başına geçmeli. Faşist rejimin başkanlık sistemi doğrultusunda kendisini tahkim etmeye dönük ekonomik ve siyasal saldırganlığına karşı üretimden gelen gücün de kullanıldığı, etkin bir mücadele için taban basıncını artırmalıdır.