Ruhlarının pisliği çıplaklaşıyor!

Cizre’de iki kadının işkence edilmiş çıplak bedenlerinin fotoğraflarını yayınladılar

KADIN
Perşembe, 11 Şubat 2016 (10 yıl 8 ay önce)

Hitler döneminin gaz odaları, dev bacalı krematoryumları bugün yok belki… Canlı ya da cansız insan bedeni üzerinde akıl almaz deneylerin yapıldığı toplama kampları da... Ama bunların o karanlık silueti düşüyor dizginsiz faşist terör karşısında diz çökmeyen Cizre’nin ve diğer Kürt illerinin üzerine.



 



Cizre’de diri diri yakılarak katledilen onlarca insanın haykıran bedeni, işkence edilerek çırılçıplak soyulan kadın cenazelerinin sosyal medyada paylaşılan fotoğrafları bu siluetin en mide bulandırıcı hali oluyor.



 



Varto’da Ekin Van’ı katledip, işkence edilmiş bedenini çırılçıplak soyarak fotoğraflarını yayınlayanlar; bugün de Cizre’de iki kadının işkence edilmiş çıplak bedenlerinin fotoğraflarını yayınladılar. Kendilerinin çürük ve pislik kokan, dikiş tutamaz hale gelen giysilerini bu fotoğraflardaki ruhla teyellemek istercesine...



 



Cizre, Sur ve diğerleri baş eğmezce direndikçe faşizmin kolektif ruhu apoletli-apoletsiz, üniformalı-üniformasız tüm devlet zevatının gerçek kimliği, elbisesi oluveriyor. Nasıl ki kadınlarımızın gül kokan o çıplak bedenleri, direnme gücümüz, onurumuz, tüm ezilenlerin evrensel ahlakı oluyorsa...  



 



Onların irin-kan ve çürükle nefes alan ruhlarına giydirdikleri o elbise de aynı iplikle dokunmuştur. Onun patlayan her dikişi için kötülüklerden dokunmuş ipliklerle teyel üstüne teyel atıyorlar. Kadınlarımızın bedenlerine yaptıkları işkencelerle, parçaladıkları o bedenleri çırılçıplak teşhir ederek, fotoğraflarını yayınlayarak varolabildiklerini hissedecek kadar alçakça bir çukurun içinden bakıyorlar dünyaya.



 



Direnişin dinamik bölüklerini oluşturan kadınlarımızın bedenine yaptıkları her kötülükle varlıklarını hisssetmeye çalışıyorlar. Onların bedenlerini soydukça kendilerinin irinden dokunmuş o giysileri tarihin lağım çukuru gibi kokuyor, kokuyor…



 



Varlıkları da buna bağlı!



 



Ama nereye kadar?



 



Kan-irin-gözyaşı-alçaklık üzerinden kurulan bir gücün sonu olmuş mu ki bunlarınki de olsun!