Erkeklik onuru-gururu ölümü ve öldürmeyi göze alacak kadar hastalıklı bir ruhsal durum yaratmakta
Kadın cinayetleri, kadına dönük şiddet, tecavüzler… Sayısız kadın hemen her gün bu saldırılardan biri ya da birkaçıyla karşılaşıyor. Çocuk doğurmayı vatan görevi olarak kodlayan siyasi iktidar, aile kurumunu da bu anlam içinden döne döne kutsamakta, toplum nezdinde olmazsa olmaz bir kural haline getirmektedir. Böyle olunca da boşanmak isteyen her kadın aslında ölüm fermanını da imzalamış olmaktadır.
Bugün İstanbul’da boşanmak istediği için katledilen Zeynep Çelebi gibi… Olay sabah saatlerinde Büyükçekmece Ulus Mahallesi, Elif Sokak’ta meydana geldi.
Akraba olan çift evlilikleri sürecinde anlaşamayınca Zeynep Çelebi babasının evine gitti. Bu sabah saatlerinde evde hiç kimse yokken giden İbrahim Çelebi eve girerek barışmak istedi. Fakat Zeynep Çelebi barışmak istemedi. Bunun üzerine tartışmaya başlayan İbrahim Çelebi tabancasıyla önce Zeynep Çelebiyi vurdu, ardından da kendisini vurarak intihar etti.
İşin ilginci, boşanmak isteyen kadınları katleden erkeklerin daha sonra intihar etmesiyle daha sık karşılaşır olduk. Erkek egemen kültürün fetiş haline gelmesinin cilvesi bu olsa gerek! Erkeklik onuru-gururu ölümü ve öldürmeyi göze alacak kadar hastalıklı bir ruhsal durum yaratmakta. Bu kültür artık patolojik bir gerçekliğe dönüşecek denli ciddi toplumsal sorunlara ebelik etmekte.