Şişecam direnişi 113. gününde direnişi ve yankısını büyüterek devam ediyor
Şişecam direnişi Beykoz Kristal-İş Genel Merkezi önünde kurulan barakadan direniş çadırıyla yoluna devam ederken mağaza boykotları ve farklı eylemlerle de bütünleşiyor. Lüleburgaz ve Eskişehir cam işçileri çürümüş sendikal anlayışa karşı birbirini destekleyerek Lüleburgaz'daki seçimlere cesurca ilerliyor.
Direnişteki işçiler, bir taraftan da sınıf mücadelesi nasıl olmalı, nasıl mücadele etmeliyiz konulu forumlara katılarak seslerini değişik platformlarda da duyuruyor, mücadelelerini anlatıyorlar. Dün akşam da böyle bir foruma katıldılar.
Kristal-İş yönetiminin direniş sürecindeki eylem ve etkinliklerden, direnişin sahiplenilmesinden rahatsız olduğu, aslında korkunun kendilerini sardığı gelişmelerden anlaşılıyor.
Lüleburgaz'da rüzgar Kristal-İş yönetimine göre karşı yönden esmeye ve 2023 hayalleri olan Bilal Çetintaş'ın koltuğunu şimdiden sarsmaya başladı.

Lüleburgaz'da birkaç gün önce muhalif kanadın başkan adayı olan Ramiz Özeren'in işçilerle birlikte başkanlığa aday olduğunu açıklaması, Ramiz Özeren'in adaylığını Eskişehir cam işçilerinin desteklediklerini beyan etmeleri, direnişin 113. gününde eylemlerini ve direnişi güçlendirerek sürdürmeleri, direniş çadırına her ne kadar şimdilerde sendika içinde olmasa da Bilal Çetintaş'ın sağ kolu olanların tek tek de olsa ziyaret babında gidip gelmeleri, Mersin'den Fevzi Güler'in adamlarının işçileri arayıp “İstanbul'a geleceğiz!..” demeleri saltanatın sarsıldığını gösteriyor.
Erken konuşmak olmaz belki ama görünen o ki, tahtı sarsılmaya başlayanlar tehditkar konuşmaya, adamlarını direniş çadırına gönderip direnişçilerin ruh halini çözmeye yönelik girişimlerde bulunmaya başladılar.

Bir taraftan da direnişe destek vermek için Kristal-İş Sendikası kurulurken büyük emek harcamış olanlar direniş alanına geliyor. Beykoz halkı desteğini devam ettirmeye kararlı.
Direnişteki cam işçileri de bizler de şunu biliyoruz: Direniş sürecinde işçilerin sendikadan polis zoruyla atılması, şikayet üzerine polisin çadıra müdahale etmesi, ardından direnişçi işçilerin eylemde olduğu bir gün Fevzi Güler'in çadırda bulunan iki işçiye sopalarla saldırması, Lüleburgaz'da fabrika içlerinde soyunma odalarında muhalif kanattan olan işçilerin dövülüp hastanelik etmeleri, korkuyu yaymaya çalıştıklarını gösteriyor. Kristal-İş yönetiminin artık cam işçilerinin bütününün çıkarlarını gözetmediğini, işveren sendikası olduğunu ve seçimi kazanmak için her türlü pisliği yapmayı göze aldıklarını kanıtlıyor. Bunun karşısında cam sektöründe çalışan işçiler kenetlendiler mi, asıl korku şimdi olduğu gibi dayatanların kendilerini kaplayacak.

Cam işçileri, Lüleburgaz Kristal-İş'teki çürümüş, işbirlikçi, sendikal anlayışı seçimde sandıklara gömmeliler.
Tüm cam sektöründe çalışan işçiler nasıl bir sendika istediklerini, bütünün çıkarlarını gözeten, sınıfsal mücadeleyi işçi iradesiyle hedefleyen, bürokrasiyi yok etmeye çalışan bir sendikal anlayışı tartışıp hayata geçirmek için birlikte hareket etmeliler.
Şişecam direnişçileri 113 gündür her türlü tehdide, fili saldırılara, baskıya, zorluğa karşı direnişe devam etti, etmeye de kararlı. Lüleburgaz işçileri de artık kararlarını netleştirip çürümüş, kokuşmuş, işbirlikçi sendikal zihniyeti yok etmeli, sandığa gömmeli. Haramilerin saltanatını başlarına yıkmalı.