Kiralık işçi büroları: Modern amele pazarlarI

Modern amele pazarları olacak kiralık işçi bürolarına ilişkin tasarı Meclis komisyonundan geçti!

İŞÇİ SINIFI
Çarşamba, 24 Şubat 2016 (10 yıl 8 ay önce)

İşçinin sendikal örgütlenme ve grev hakkını, kıdem tazminatını, iş güvencesini tamamen ortadan kaldıran kiralık işçi bürolarına ilişkin tasarı TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu'ndan geçti. Önümüzdeki günlerde Meclis Genel Kurulu’na gelerek yasalaşacak tasarıyla ‘geçici iş ilişkisi’ kavramı altında milyonlarca işçi için esnek çalışma esas çalışma biçimi haline getirilecek.  



 



Komisyonun kabul ettiği ‘İş Kanunu ile Türkiye İş Kurumu Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’ ile zaten varolan kiralık işçi bürolarına çok geniş bir yasal zemin kazandırılacak. Emek gücü sömürüsünü derinleştirerek burjuvazinin üretim maliyetlerini düşürmeyi hedefleyen tasarıyla, taşeronluk istemiyle paramparça edilen işçi sınıfını bir de bu bürolar üzerinden atomlarına kadar parçalamak istiyorlar.



 





 



Taşeron işçileri bile örgütleyemeyen sendikaların bu bürolar üzerinden oluşacak atomizasyon ve süreklileşmiş sirkülasyon karşısında tamamen çökecekleri aşikar. Elbette ki bu halleriyle kalırlarsa, işçi sınıfının kendi öz öğütlenmeleri ve fiili meşru mücadelesi içinden yenilenmeleri mümkün olmazsa.



 



Kıdem tazminatı hayal olacak!



Tasarıda yer alan "İstihdam büroları aracılığıyla işe alınma süresi 6 aydan fazla olamayacak" maddesiyle işçilerin kıdem tazminatı hakkı fiilen gaspedilmiş olacak. Kıdem tazminatının fona devredilmesinin tartışıldığı bu günlerde işçi sınıfının bir de böyle bir saldırıyla karşılaşmış olması iş güvencesi adına kalmış tüm kırıntıların da kazınması anlamına geliyor.



 



Asıl patron tüm sorumluluklardan azade olacak!



Mevcut yasalarla işçiyle patron arasında iş sözleşmesiyle sağlanan bir ilişki vardır. Bu, hem işçinin sorumluluklarını tanımlar hem de patronun işçi karşısındaki sorumluluklarını… Yani işçi için belirli bir iş güvencesi sağlanmış, kimi sosyal hakları tanımlanmış olur.



 



Bu sözleşme işçiyle çalıştığı işyerinin patronu arasında yapılır. KİB ile bu ilişki ortadan kalkacak. KİB’le kısa süreli sözleşmeler yapacak olan işçiler, onun istediği yere kiralanacak, kiralandığı yer işçiyi istediği fabrikasına ya da kendi bünyesindeki başka işyerlerine yollayabilecek.



 



Çünkü muhatabı KİB olacak, sözleşmeyi de onunla yapmış olacak. Burada işçi iki patron arasında alınıp satılan, her türlü keyfiyete maruz kalan bir köleden farksız olacak!



 



Taslak bir çeşit işçi simsarlığı yapan KİB patronlarını alabildiğine geniş yetkilerle donatırken, patronlara da esnek-kuralsız bir işgücü piyasası içinde tepinme olanağı sunuyor.



 





 



Ücret gaspı yaygınlaşacak!



İşçinin ücreti ve sosyal hakları ile vergi, sosyal güvenlik ve benzeri diğer ödemeleri KİB patronu tarafından ödenecek. Onun patron olarak yükümlülüğü işçinin kiralık olarak çalıştığı süreyle sınırlı olacak. Mevcut iş ilişkisinde bile işçinin ücretlerinin ödenmesi ciddi bir soruna dönüşebilirken, pekçok sorumsuzlukla donatılmış KİB’ler eliyle kiralanan işçinin ücret ödemesi bile ciddi bir sorun olabilecek.



 



Keza kölelik acentasını denetleyecek, işçiyle ilişkilerini kurallara bağlayacak herhangi somut bir düzenleme yok! Hatta o kadar ki bunlara ilişkin konulan kimi kurallar ihlal edilse bile aslında bunun da hiçbir karşılığı yok. Çünkü tasarı '2 yıl içinde 3 kez ihlalal ettiği tespit edilirse yetkisi alınır' diyor.



 



Sadece çalıştığı süre için prim yatırılacak!



Kiralık olarak çalışan işçilerin sosyal güvenlik haklarında da ciddi hak gaspları yaşanacak. KİB’ler işçinin sadece çalıştığı süreler için prim yatıracak. Çalıştığı süreler de alabildiğine keyfi ve belirsiz olacak! Oldukça düşük primlerle gerçekleşecek bir emekliliğin nasıl bir sefalete denk düşeceği açık. Ayrıca işçi çalışmadığı sürelerde ailesi ve kendisi sigortadan yararlanmayacak!



 



İşsizlik sigortasından da yararlanamayacaklar!



Kiralık işçiler düzensiz ve kısa süreli sözleşmelerle çalışacakları için işsiz kalmaları durumunda işsizlik sigortasından yararlanamayacaklar!



 



Grev kırıcısı olarak kullanılabilecekler!



Sendikal örgütlenme ve kıdem tazminatı hakları olmayan kiralık işçiler, grev ve lokavt durumunda sözümona istihdam edilemeyecek. Fakat hemen ardından belirtilen “işyerinin güvenliği”, “teknik zorunluluk” gibi oldukça keyfi bahanelerle bu işçiler grev kırıcı olarak da çalıştırılabilecek.



 



Yine patronların “üretim kapasitemi genişletiyorum, iş hacmim arttı, işçiye ihtiyacım var” gibi oldukça keyfi-yoruma açık gerekçeleriyle de istihdam edilebilecekler.



 



İşçiler arasındaki ayrım derinleşecek!



Tasarıda 'işveren mevcut işçisiyle, geçici işçi arasında çalışma koşulları açısından “esaslı bir neden olmadıkça” ayrım yapmayacaktır' denilmektedir. Bu “esaslı neden” konusundaysa somut bir şey söylenmeyerek, her şey aslında patronların keyfiyetine-ihtiyaçlarına bırakılmaktadır.



 



Tasarı kuralsızlığın en yaygın, örgütlenmenin en geri olduğu sektörleri ve en korumasız işgücünü (kadın, çocuk ve göçmenler) kapsıyor görünse de esasında işçi sınıfının bütününü hedefe çakıyor.  



 



Daha pekçok açıdan tasarı, işçi sınıfına kelimenin gerçek anlamıyla köleliği dayatıyor.